Dicle'nin Anlatımıyla
"Fırat?"
"Başka bir belaya daha mı bulaştın?"
Sorduğu soruyla göz devirdim. Abartıyordu şu an.
"Abartma istersen Hayatım, ayrıca konumuz şu an bu değil."
Kollarını göğsünde bağlayarak bana baktı.
"Neymiş konumuz?"
"Beni Babama götürü müsün?"
Benim masumca sorduğum soruyla yüzündeki ifade dağıldı, sanki omzundaki yük ona ağır gelmiş gibi çöktü omuzları yıkılmaz duruşu bir an dağıldı.
Ağır gelmişti sevdiği kadının yaraları, ağır gelmişti sevdiği kadının küçük çocuk gibi olan isteği.
Benim çaresiz halime dayanamadı daha fazla çekti kendine sarıldı bana.
Yüzümü avucuna aldığında gözlerimin en derinini görmek ister gibi baktı.
"Her yarana iyi gelebilirim, her acını sırtlanabilirm, bütün yüklerini taşıyabilirim, o ruhundaki bütün yaralara bir şekilde merhem olurum ama şu içindeki küçük kızın ailesizliğine iyi olamam, acısını taşıyamam, o acıyı sırtlanamam, yükünü taşıyamam, bir tek o yarana merhem olamam."
Bende onun yaptığı gibi yaparak elimi yanağına koydum. Bana aile olmuştu ama orada bahsettiği aile anne, baba ve kardeşten oluşan aileydi ve benim artık bir ailem vardı.
"Ona merhem olamana gerek yok ki; beni çok seven Annem, Babam ve kardeşlerim var; benim hem sen bana çok güzel aile oldun bana hayatıma girdiğin andan itibaren her an ailem oldun. Seni gördüğüm an aşık oldum diyemem ama o ormanların bana aile olabilecek yer olduğunu hissettim. Hiçbir yere, hiçbir kimseye bağlanmak istemeyen ruhumun o ormanlara kendini mahkum etmek isteyeceğini anlamıştım."
Cümlelerimle derince yutkundu hala daha gerçek olmadığımı düşünüyor sanırım. Ne zaman ona böyle şeyler söylesem gerçek olup olmadığımı anlmaya çalışıyordu.
"O zaman merhem olamayacağım tek yarana merhem olacak kişiye götürelim seni."
Başımı hevesle salladığımda beni elimden tutarak arabasına götürdü.
Tüm yol gerginlikle elimdeki saygıyla uğraştım.
Araba durduğunda Fırat elimi tuttu.
"Sakin ol, O senin Baban çekinmene gerek yok 25 yıl ayrı kalmış olman ne bu gerçeği değiştirir ne de Ceyhun Amcanın sana olan sevgisini."
Fırat'ın beni sakinleştirmek için söyledikleriyle derin bir nefes aldım. Haklıydı o benim babamdı çekinecek bir şey yoktu.
Bir şey demeden Fırat'ı yanağından öperek arabadan indim.
Yapardım değil mi?
Yaparız Dicle yaparız.
Danışmanın önüne geldiğimde kadın başını kaldırıp bana baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Oyunu
De TodoBorda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanu...
