8. Bölüm

4.2K 248 16
                                        

Dicle'nin Anlatımıyla

Başımda keskin bir ağrıyla uyandım, dün o kadar ağladıktan sonra normaldi bu ağrı.

Etrafa baktığımda Fırat yanımda yoktu, dışarıdan gelen seslerle evde olduğunu anlamıştım. Banyoya gittiğimde ayndaki halim çok kötüydü, ağlamaktan yüzüm şişmiş durumdaydı. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa gittiğimde Fırat kahvaltı hazırlıyordu.

Beni fark ettiğinde yanıma gelip beni kollarının arasına aldı, "Nasılsın şimdi?" diye sordu.

Nasıldım?

Bu sorunun cevabını bende bilmiyordum. "Bilmiyorum. Nasıl olmam gerektiğini de bilmiyorum" diye cevap verdim.

Yüzümü avuçları arasına alıp gözlerime baktı, ağlamaktan şişmiş gözlerimin ikisini de öptü. "Nasıl olman gerektiğini birlikte buluruz Şehlam sen yeterki yanımda ol bana güven." dedikleriyle ona daha çok sarıldım.

"Bulur muyuz?" diye sordum masumca, bu halime gülümseyip başını salladı. "Buluruz. Senin başın ağrıyor mu?" sorusuna başımı sallayarak onayladım.

"Hadi gel o zaman bir şeyler ye ondan sonra ağrı kesici iç." dediğine omuz silktim.

"Canım bir şey istemiyor, direk ağrı kesici içsem olmaz mı?" dediğime kaşlarını çattı. "Olmaz Dicle aç karınla ilaç alamazsın, hem sen kesin dün de bir şey yememişsindir. Onun için şimdi yemek yiyeceksin ondan sonra ilaç içeceksin."

"Sen benim üstüme kamera falan mı taktın ya? Her hareketimi biliyorsun hayır adam falan takmış olsan illa fark ederdim." dedim hayretle.

O ise bu halime gülmüştü "Sevdiğim kadını tanıyorum çünkü." son söylediği sözle kalbim hızlanmıştı.

O masaya doğru giderken ben olduğum yerde duruyordum bunu fark ettiğinde yanıma gelip beni belimden tutarak masaya yaklaştırdı.

Beni sandalyeye oturttuktan sonra çayları koyup masaya oturdu, masada gördüğüm simitle ona döndüm "Sen cidden müneccim misin? Simit sevdiğimi nerden biliyorsun?"

Son söylediğimle kahkaha attı, Çok güzel gülüyor Dicle Haklısın iç ses hemde fazlasıyla güzel gülüyordu.

Ben ona hayran hayran bakıyorken o bunu fark ettiğinde sırıtarak konuştu "Noldu beğendin mi?" diye sordu.

Kendimden beklemediğim bir cesaretle konuştum."Beğenemez miyim?" O ise başını sallayarak konuştu "Beğenirsin tabi insan sevgilisini beğenir."

Sevgilisi dediğinde kalbim hızlanmıştı.

"Sevgilim misin?" diye sordum.

"Değil miyim?"

"Bilmem öyle misin?" diye sordum oyunuma devam ederken.

"Öyleyim" dedi kendinden emin bir ses tonuyla.

"Eminsin yani?"

"Emin Dicle, eğer öyle olmasaydı dün gece bana sığınmazdın. Yanılıyor muyum?" dedi. Haklıydı öyle olmasaydı dün gece sığınacak liman olarak onu bilmezdim.

"Yanılmıyorsun Yüzbaşı, sevgilimsin." dedigimle yüzünde kocaman bir gülümseme oluşmuştu.

Sessizce kahvaltı yaptıktan sonra Fırat masayı kaldırmasını yardım etmeme müsade etmeden beni mutfaktan çıkardı.

Şu ansa salonda oturmuş Fıratın gelmesini bekliyorum. Önüme koyduğu ağrı kesiciyi ve suyu gördüğümde başımın ağrıdığı aklıma geldi, Fırat'la konuşurken ağrısını unutmuştum. Sessizce ağrı kesiciyi alıp içtim.

Kaderin OyunuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin