Dicle'nin Anlatımıyla
Beha'nın çıkmasının ardından odada büyük bir gerginlik oluşmuştu.
"Ne oldu ona?" diye sordum, hepsi cevap vermek istemediğini belli eder bir şekilde bakışlarını kaçırdığında bunu ancak Beha'dan öğrenebileceğimi anladım. Benim sorumla Annemle Babam hava alıcaz bahanesiyle dışarı çıkmış olsalarda hem sorumdan kaçmak için hem de Beha'ya bakmak için odadan çıktıklarını anlamıştım.
Ortamdaki bu gerginliğin daha fazla devam etmemesi için Fırat'a yönelik soru sordum "Tim nerde?"
"Onlar hala yurt dışında ufak bir işleri var onu halledince gelecekler."
Fırat'ın verdiği cevaba başımı salladım, diğer detayları yalnız kalınca öğrenirdim.
Sena ortamdaki gerginliği bozmak için uğraştığımı anlayınca oyunuma devam etti.
"Doktor bu akşam hastane de kalacak demişti. İsterseniz bu gece hastanede biz kalalım."
Sena'nın dediğine herkezden önce Enes atladı. "Siz?"
Sena başını olumlu anlamda salladı. "Evet biz. Ben, Seda ve Alev."
Enes kaşlarını kaldırıp eliyle Alev'i gösterdi. "Bu kızıl kafa burda mı kalacak?"
Alev baktığını belli eden bir şekilde göz devirerek konşutu. "Evet ben kalıcam Enes Bey bir sorun mu var? Ayrıca rica ediyorum bana ismimle hitap ederseniz sevinirim."
Alev sabrının son demlerinde olduğunu belli eden bakışlarını Enes'e dikmişken benim gerizekalı arkadaşım o bakışlardan bir halt anlamadığını belli eden bir rahatlıkla Alev'in yüzüne bakmaya devam ediyordu.
Enes için hangi şarkıyı söylüyorduk?.. hah hatırladım acılara yürüyor korkmuyorum. Bizim salakta deli cesareti var kesinlikle yoksa Alev'in damarına basmazdı.
İç sesime hak verirken bir yandan da ikilinin kavgasını dinliyordum.
Enes umursamazca omuz silkti. "Konumuz şu an bu değil Kızıl Kafa, konu senin bu gece benim kuzenimin yanında kalman, mazallah gece kuzenime bir şey falan yaparsın. Ben kuzenimin can güvenliğini düşünüyorum."
Alev cevap vermeden önce Enes'in elmacık kemiğine sonrada yumruk yaptığı eline baktı. Alev'in aklımdan geçeni anladığımda gözlerim büyüdü, yerimden doğrulurken uyarıcı bir ses tonuyla konuştum.
"Alevcim lütfen aklından geçirdiğini yapma canım arkadaşım. Enes sende zorlama istersen şansını."
Enes ses tonumdan sanırım az da olsa bir şey anlamış olmalı ki dudaklarını birbirine bastırıp sustu.
Seda boğazını temizleyerek konuştu. "Alevcim sen bir Piskologsun öfkeni kontrol edebilirsin canım. Enes sende kaşınma ha istersen. Boş yere niye geriyorsunuz kendinizi."
Seda'nın dediğiyle Dağhan atladı. "Kesinlikle Sedaya katılıyorum gereksiz yere gerginlik çıkmasın."
Alev hiçbirini takmadan elleriyle saçlarını geri savunduğun da yapacak bir şeyim olmadığı için arkama yaslanıp ard arda geçireceği lafları bekledim.
"Sayın Doktor Enes Kansu ya da benim tabirimle Gıcık Doktor. Öncelikle bu odadaki herkezden daha uzun süredir Dicleyi tanıyorum ve her şeyini biliyorum ve Dicle benim kardeşim onun için canımı bile verebilirim bunun için kuzenininizin can güvenliğinden hiç şüpheniz olmasın. Ayrıca siz Dicle'nin kuzeni sıfatıyla buradasınız bense manevi kardeşi sıfatıyla buradayım bundan dolayı kuzeninizin can güvenliğini sizden bile daha önce düşünüyorum ve önlemimi alıyorum ama bir konuda benim de endişelerim var o da sözde doktor olduğunu söyleyen insanlar var odada, mazallah KARDEŞİME yanlış müdahale de falan bulunur şekil A siz gibi."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Oyunu
CasualeBorda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanu...
