Yazar'ın Anlatımıyla
Ömer Hemşirenin dediğiyle bakışlarını Asaf'a çevirdi, "Kalp masajı yapıcaz şok cihazını hazırlayın." Asaf kalp masajına başladığında Ömer bakışlarını monitörden ayrımıyordu. Lütfen dedi içinden lütfen yaşasın dedi Dicle için.
Hemşire şok cihazını hazırladığında Ömer cihazı 200'e hazırlayıp şok cihazını kullandı, nabız gelmediğinde 250'de tekrar denedi yine olmadığında 300'de tekrar deneyecekken Asaf'ın dur demesiyle ona döndü.
"Zaten hasta şu an ölü durumunda bir şey yapamazsak dışarıdakilere şehit haberini vericez. Özgün Hemşire 300'e ayarla cihazı."
Ömer'in haklılığı karşısında Asaf başka bir şey demeden bakışlarını monitöre çevirip bekledi, Ömer 300'de tekrar şok verdiğinde umutla monitöre bakmıştı ama gördüğü tek çizgi bütün umutlarını yerle bir etmişti. Elindeki çok cihazını vererek konuşmaya başladı.
"Hastanın es sa-" Ömer'in cümlesini monitörden gelen kalp atış sesi böldü.
Odadaki herkez hastanın hayata geri dönmesiyle mutlu olurken Yunus en sonunda arkadaşının yokluğunu fark edebilmişti.
"Hocam Berk yok." Yunus'un ortaya söylediği cümleye Asaf cevap verdi.
"Berk gelmedi çünkü hasta Berk'in ablası ve hasta yakını olarak içeride bulunamazdı."
Yunus duyduklarıyla gözleri şokla açıldı, Berk'in Ablasıyla tanışmak istiyordu ama bu kadar erken ve bu şekilde olacağı aklının ucundan bile geçmezdi.
"Ameliyathaneye haber verin hazırlasınlar, hasta düşerken başını çarpmış öncesinde tomografi çekilecek onun için hastayı sarsmadan yavaşça aşağı tomografi odasına götürüyoruz. Yunus sende Berk'e hastanın durumundan bahset."
Ömer'in dedikleriyle hepsi başını sallayıp sedyeyi yavaşça hareket ettirmeye başladıklarında Asaf ameliyata hazırlanmak için odadan çıktı.
Sedyeyi yavaş bir şekilde koridora çıkardıklarında koridorun başındaki Azra Hanım sedyede yatan kızını gördüğünde olduğu yerde kaldı, bacakları uyuşma hissi oluştuğunda düşecek gibi olsa da eşinin onu tutmasıyla ayakta kaldı.
Müdahale odasının önünde yerde oturan Berk ablasının çıkmasıyla çöktüğü yerden kalktı, Yunus aile üyelerine yanına geldiğinde hepsinde bakışlarını gezdirip konuşmaya başladı.
"Şu an durumu kritik Ömer Hoca tomografi için aşağı indirdi Asaf Hoca da ameliyat için hazırlanmaya ameliyathaneye gitti. Başka bir şey diyemem önce tomografi sonucu çıkmalı."
Yunus'un gergin bir şekilde konuşmasıyla Berk bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. "Yunus başka bir şeyin olmadığına emin misin?"
Yunus arkadaşının yüzündeki sorgulayan ifadeyle file verdiğini anlayınca içinden el mecbur diye geçirerek söyledi.
"İçeride kalbi durdu, Ömer Hoca kalbi tekrar hayata döndürmek için fazla uğraştı."
Ceyhun Bey duyduklarıyla yutkunamadı eli istemsizce kalbine gitmişti, kalbi ağrıyordu evet ama bu fiziksel bir acı değildi ruhsal bir acıydı, ruhundaki yarım kalmış parçasının sızısıydı bu acı.
Dora babasına destek olmak için kolunu tuttuğunda Yunus konuşmaya devam etti.
"Birazdan ameliyata alırlar isterseniz ameliyathanenin önünde bekleyin siz.
Tüm aile denileni onaylayarak ameliyathanenin önüne geldiler.
~~~~
Fırat başını geriye atarak ofladı. Yaklaşık 6 saattir Dicle içerideydi ve geçen her dakika kalbine bir ok misali saplanıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Oyunu
AléatoireBorda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanu...
