ÖZEL BÖLÜM-1

899 50 47
                                        

~2 Hafta Sonra~

Esma yorgun gözlerini yavaşça araladığında bedeninin karlar altında kalmışcasına üşüdüğünü fark etti. Çok geçmeden tenini karıncalandıran ürpertinin havanın serin olmasından değil de Yavuz'un bedenini sardığı kollarının eksikliğinden dolayı olduğunu fark etti.

Esma dirseklerinin üzerinde yattığı yerden doğrularak yarı açık gözleri ile yanında ki boşluğa baktı. Akabinde gözleri kızının yatağına değdiğinde onun da boş olduğunu gördü.

Yataktan tamamen doğrularak ayaklarını yere sarkıttı. Kızı uyandığına göre saat üçü çoktan geçmiş olmayıdı. Telefona baktığında bunun doğru olduğunu gördü.

Üzerine hırkalarından birini geçirerek odasından çıktığında kulağına Yavuz'un sesi çalındı. Yüreği yine coşkun seller gibi çağlarken dudaklarına bir tebessüm kondu. Sessiz adımlarını gece lambasının soluk ışığının aydınlattığı oturma odasına doğru attı ve kollarını göğsünde bağlayarak omzunu kapı pervazına yasladı.

Gözlerinin önünde ki tabloda cereyan eden manzaranın her bir saniyesinde dudaklarında ki tebessüm gülücüklere dönüştü.

"Babasının gözünün nuru sen bugün anneyi çok mu yordun?"

Dedi Yavuz ve kolları arasında ki minicik bedenin, kızının yanaklarını okşadı narince. Bebeği ona cevap verir gibi sesler çıkardığında Yavuz derince gülümsedi. Kızının bedenini incitmekten korkarcasına kaldırdı ve onun cennet kokusunu ciğerlerine çekti.

"Ah benim kokusunu yaradana kurban olduğum, annesi dünya güzeli kızım."

Diyerek burnunu kızının boynuna yasladı yine. Onun kokusundan derin soluklar aldığında kızının yine ona tepki verdiğini işitti.

"Sana doyamıyorum babam. Annen ve seni sürekli baktığım yerde görmek istiyorum. Sizi yüreğimde ki ceplere saklayıp gittiğim her yere taşımak istiyorum..."

Yüsra yine çeşitli sesler çıkardığında Esma yaslandığı yerden doğrularak eşi ve kızının yanına adımladı.

Yavuz kızının efsunundan sıyrılarak Esma'nın adım seslerini işittiğinde bakışlarını kızından çekerek ona yöneltti. Onu gördüğü anda sanki dudaklarına başka bir tebessüm konmuş, gözlerinde ki ifade başka bir surete bürünmüştü. İkisine hisettiği sevgi neredeyse aynı olsa da bakışları Esma'ya başka, kızına başka değiyordu.

"Bizim annemiz yokluğumuzu hissedip dünya güzeli gözlerini aralamış."

Esma dudaklarında ki gülümsemeyi genişletti ve bedenini Yavuz'un yanına bıraktı.

"İkinizin de yokluğu çok soğuk."

Diye fısıldayarak kızına baktı. Annesini hissettiği andan itibaren neşelenmiş ellerini ve ayaklarını hareket ettirmeye başlamıştı. Esma, Yavuz'un sıcak ve güvenli limanı olan omzuna başını yaslayarak kızının minik parmaklarını okşadı.

"Keşke beni uyandırsaydın gökyüzüm. Zaten gün içinde okul ve bizim aramızda çok yoruluyorsun. Geceleri biraz dinlenmiş olurdun hiç değilse."

Dedi aynı zamanda. Yavuz derince gülümsedi ve Esma'nın saçlarına öpücük kondurarak başını onun başının üzerine yasladı.

"Yetmiyor güzelim. Gündüzleri ona bakmaya, onu sevmeye doyamıyorum. Ne zaman sizden bir kaç saatliğine de olsa ayrı kalsam yüreğimin baş köşesine bir özlem çöküyor. Koşa koşa eve geliyorum. Her saatini sizle boyuyorum ama yetmiyor. Günlerce saatlerce uyumadan bu manzarayı izlemek istiyorum. Gündüzleri seni, bebeğimizi göremediğim her dakikayı geceleri telafi etmek istiyorum."

UZLETBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin