Geçirdikleri kaza ile hayatı değişen Lena'nın hayattan ümidini kestiği anda hayatta olduğunu öğrendiği kardeşi ile başlar herşey. Aşk, zorluk ve mücadelenin olduğu bir hayata yelken açar...
• Okurların birbirlerine karşı Hakaret, küfür vb tarzında...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Engin Yılmaz'ı karşımda görmem ile sertçe omuzlarından itmeye başladım. " Ne işin var senin burada? Defol git buradan, hemen!" Kızaran gözlerini yumup kendini göstermeye başladı.
" Kızım bak bittim ben, yok oldum. Herşeyim gitti, battım. Sende gitme benden Lena." Gülerek İrem'e dönmem ile o her hangi bir atağa karşı yanımda duruyordu. " Şaka yapıyor olmalı, yoksa bu kadar aptal olmak mümkün değildir. Ben senin kızın değilim. Sen benim babam değilsin, susuzluktan gebereceğini görsem bir damla su vermem sana. Şimdi defol buradan."
Gözünden akan bir damla yaşa iğrenerek baktım. " Ne olursa olsun babanım ben senin, beni yok sayamazsın." Barlas'a kısa bir an baktım, içimi dökmemi ister gibi bakıyordu ama bir şey olsa her an atağa geçecek bir hali vardı.
" Alp senin oğlun değil miydi? Yapsaydın ya babalık, onun ne günahı vardı da sizin günahınızın bedelini ödedi? Ve ben yarın öleceğimi bilsem, senin gibi bir tecavüzcü şerefsize baba demem. Mezarda yatan o güzel adama bunu yapmam, kim ne derse desin o benim gerçek Babam!"
Hiddetle başını iki yana sallayarak Barlas'a baktı. "Benim kızım o, Alp o gecenin kazasıydı anlıyor musun? Ama sen hayalini kurduğum çocuksun Lena, tamam sana iyi davranmadım ama ben bilmiyordum." Ağrıyan başımı tutarak sertçe ovalamaya başlamam ile İrem sıkıca kolumu tutarken Barlas ise sertçe itmeye başladı onu.
" Uzatma ve çek git geldiğin deliğe, bir daha da bu kızı rahatsız etmeyeceksin." Engin sinirle Barlas'ı iterken yanıma gelmeye çalışıyordu. "Sen kimsin lan, kızım o benim." Barlas ayakta durmaya zorlanan bedenimi görünce İrem'e telaşla göz kırparak içeri işaret etti. İrem bedenimi hareket ettireceği an ağırlaşan bedenim ile haraket edemiyordum. " Barlas yardım et, haraket ettiremiyorum." Engin şaşkın gözlerle bakarken Barlas'ın kolunu tuttu sıkıca.
" Ne oluyor lan kızıma?" Barlas sertçe kolundan iterek bana baktı. " Madem babasıyım diyerek çevresinde geziyorsun, ona bir iyilik yap ve ondan uzak dur. Seni gördüğü her an stres yapıyor, Lena hasta ve üzülmesi tetikliyor. Şimdi gerçek bir baba ol ve git buradan." Engin şaşkın gözlerle bana bakarken kendimden geçmiş bir haldeydim.
" Tamam gideceğim ama neyi var onun?" Barlas bıkmış gibi bir nefes alarak bakışlarını çevirdi ona karşı. " Beyin tümörü, ileri seviyede anladın mı? Şimdi terk et burayı." Bir çocuk gibi ağlamaya başlaması ile artık yere düşmüştüm bile, İrem korku ile bedenimi tutarken Barlas hızla yanıma koşmaya başlamıştı. " Güzelim, iyisin benimlesin. Hadi gel kollarıma meleğim." Kucağına alması ile gözlerimi kapattım.
" Aren Gece'nin üstünü örtün, hava çok soğuk." Kesik nefeslerini yüzümde hissetmem ile ellerini tuttum sıkıca. " Barlas başım çok ağrıyor, ama uykum da var." İrem'in ağlayan sesini duyuyordum sadece, neden ağlıyordu peki?
" Sen uyumana bak güzelim, ben masaj yaparım ağrın geçer. İrem sende git doktorun ağrı anında içmesi için verdiği ilacı getir." Haraketlenme sesleri ile yavaşça araladım gözlerimi, barlas yatakta bağdaş kurarak oturmuş aralığa koyduğu yastığa başımı uzandırıyordu. " Rahatına bak bebeğim, birazdan geçecek ağrın." Başımı sallayarak gelen İrem'e bakarak elindeki suyu ve ilacı alarak içtim. Barlas'a bakması ile Barlas yerini düzeltti.