derinlik

46 5 0
                                        

    

    

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

















Her şeyi anlatmıştı işte. Karşısında duran oğlan bir ona bir de yanında duran mezara bakıyordu. Ne diyeceğini bilemezken gözleri genç cadının gözleriyle buluştu.

    Bu hissettiği duygu aşk mıydı bilmiyordu ama yoğun bir duygu olduğu aşikardı. Öylesine yoğundu ki, ona olan bütün öfkesine rağmen eski sevgilisinin mezarının başında ağlarken ona destek olmak istiyordu. En değer verdiği insanlardan birini kaybettikten sonra daha acısını atlatamamışken şimdi güçlü durup ona yardım etmeliydi.

     Adonis ilk defa bu kadar savunmasızdı. Hiçbir zaman kimseden yardım istemeyen, insanlara yardım eden o cadı şimdi karşısında durmuş yardım için çığlık atıyordu.

    San cadının yanına ilerledi. Ensesinden tutup kendine çekti, kafasını omzuna yasladı. Adonis bu hareketle ona sarılıp boynuna gömüldü. Kendisinin bile zar zor duyabildiği kadar ince bir tonda defalarca özür diledi. Hem San'dan, hem Changbin'den, hem de kendinden.

     İkili bir süre sonra kulübeye yürümenin iyi gelebileceğine karar verdi. Sonbaharın etkisiyle neredeyse tamamen dökülmüş ince ağaçların içinden geçtiler.

     Adonis düşünceleriyle boğuşurken San'ın geride kaldığını fark etti. Döndüğünde genç doğrudan ona bakıyordu. "Ne oldu San?"

    San konuşmadı. Yavaşça yürüyerek aralarındaki mesafeyi kapattı. Gözleri cadının içini delip geçecek gibi bakıyordu. Yavaşça elini kaldırdı, Adonis'in yanağını okşadı. Yavaşça buluştu ikisinin dudakları, tenleri birbirini nazikçe okşadı.

     Ikili ayrıldıktan sonra birbirine baktı. "Sikerim profesyonelliğini, kaçmaktan, duygularını bastırmaktan yorulmadın mı? Bir kez olsun kendini düşün Wooyoung. Bir kez olsun istediğini yap ve pişman olursan en azından keşke dememiş ol" San ondan bir şey bekledi. Aşk itirafı olmasa bile en ufak bir mimik.

    Wooyoung gözlerini kaçırıp mezara baktı, tekrar San'a döndüğünde San kafa salladı "Ya da belki de ben yanlış anladım. Kusura bakma" Genç cadının yanından geçip yolda ilerlemeye devam etti.

    Cadı ise arkasından baktı, "Üzgünüm San, sadece şu an böyle şeyler düşünemiyorum" San onu duymasıyla arkasına döndü.

    "Ben çok mu düşünebiliyorum. Mingi gözümün önünde kendini astı lan. Seni ağlarken, çaresiz gördüm ben. Yeosang desen kulübeye gelmiyor nerde ne yapıyor haberimiz yok" Adonis gence ilerledi.

   "Hiçbir boktan haberin yok. Basit olduğunu mu düşünüyorsun? Yeosang seni nasıl buldu? Neden herkes senin hayatını kurtarmak için çabaladı? Ailen neden öldü? Bunları biliyor musun?"

    "ANLAT O ZAMAN SİKECEĞİM HİÇBİR BOKTAN HABERİM YOK BUNALDIM BUNALDIM" İkisinin de arkasından bir kahkaha sesi geldi.

    "Evet canım kardeşim neden biricik San'a ailesinin senin yüzünden öldüğünü söylemiyorsun?"



    "Evet canım kardeşim neden biricik San'a ailesinin senin yüzünden öldüğünü söylemiyorsun?"

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


















_____________

Oba noluyor
Oha cok heyecanli
Bi sonraki bölüm artık her şeyi öğrenecek San
Hemen Adonis'e kızmayın bu arada Adonis'i yaptığı şeylere iten çok fazla durum var

Woosan/AdonisHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin