Sokakta uyuşturucu bağımlısı olan Choi San, önemsiz işe yaramaz biri olduğunu düşünüyordu. Ta ki ona her şeyden yakın olan insanı tanıyana kadar. Onun hikayesi, kendi hayatına girmesiyle başlıyordu, ve bunun geri dönüşü yoktu
{081021}
-Uyuşturucu...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"San, daha iyi misin?" Adam bariz şekilde çok daha iyiydi. Fakat onu hapsız kaldığı zamanlardan daha zor ve kötü zamanlar beklediğini arkadaşının anlattıklarından biliyordu.
San kafa salladı. "Olduğum heryeri bulabiliyorsun. Hep oradan çıkıyorsun. Nasıl oluyor?" Mingi kıkırdadı
"Sorgulamamalısın" San yutkunup kafasını geri attı. "Çıkar bakalım ağzındaki baklayı" Mingi çocuğun ara sıra açılıp kapanan ağzını fark etmişti.
"Mingi aklımı bir kaç şey kurcalıyor, cevabını sadece senin cevaplayabileceğin sorular var" Mingi kafasını salladı. San dirseklerini dizlerine koyup ellerini de birleştirdi.
Derin bir nefes alıp söze başladı "Yeosang diye birini tanıyor olma ihtimalin nedir?" Uzun boylu adam beklemediği bu soru karşısında afalladı. Yutkunup cevap vermedi. Ne demeliydi?
"Neden soruyorsun?" Soruya soruyla cevap vererek belli etmiş olsa bile San'dan gelecek cevabı bekledi. "Noel gecesi adı Yeosang olan birisi bana durduk yere bira uzattı. O geceden beri sanki hayatım bir şekilde yön değiştirdi. İyi mi kötü mü çözemiyorum ama. Mesela sen beni evine aldın. Neden? Kim böyle bir şey yapar? Ayrıca geçtiğiiz gün ben kriz geçirirken birisi kapıya geldi. Hayal meyal hatırlasam bile sesi ona benziyordu. Öyle çok aklımı kurcalıyor ki rüyalarıma giriyor ve hatta be zaman gözümü kapasam o orada oluyor. Çözemiyorum. Biraz daha düşünürsem delireceğim" Bitirdiğinde derin bir nefes verdi. Ve ağzı şaşkınlıkla açılmış olan Mingi'ye baktı.
"Sadece burada bekle" Mingi hiçbir şey söylemeden acele ile ayakkabılığa ilerledi montunu da alıp kapıyı çekip çıktı. San kapıya kadar peşinden koşsa bile daha fazla takip etmedi.
_____________
"Ne demek fark ediyor? Saçmalama. Böyle olmaz. Delireceğim" Yeosang her zaman olduğu gibi gürlüyordu.
"Yeosang bence artık gizleyemezsin. Herşeyi öğrenmesine izin ver artık" Yeosang volta atmayı kesip durdu. 'Şaka mı yapıyorsun' bakışı atıyordu.
"Bu iş bitmeden asla olmaz. Bunu ya da beni kabul edeceğini mi sanıyorsun. Bu sefer onu Adonis bile engelleyemez. Gider. Giderse... Olmaz işte. Hem neden halledemiyorsun?" Mingi kaşlarını çattı. Oturduğu yerden kalktı.
"Bana böyle davranamazsın. Senin için, sırf sen istediğin ve rica ettiğin için evime o sikiği aldım. Her geçen gün daha çok Yunho'ya benzediği ve bana onu hatırlattığı halde. Sen istedin diye onu o gece bardan topladım. Sen istedin diye yaptım hepsini. Ama şimdi gelmiş bana kızıyorsun. O çocuk bu yaptıklarını bilmeden siktir olup giderse bu dünyadan, yeminim olsun seni haşlarım. Kendine yazık. Biraz kendini düşünür müsün Yeosang. Benim için çok değerlisin ve senin varlığını bile bilmeyen salak birisi için kendini harap ediyorsun. Şimdi eve gideceğim ve onunla ilgileneceğim. Sende bir ay boyunca onun için bir şey yapmayacaksın, düşünmeyeceksin bile onu. Tatile çıkuyorsun" Yeosang sadece öylece duruyordu. Gözleri doldu. Hızlıca uzun adama ilerledi ve sarıldı.
"İyi ki varsın Mingi-ah" yüzünü uzun adamın göğsüne saklayıp sırıttı. Mingi onun San'a aşık olmadığını sadece takıntı haline getirdiğini biliyordu ama şu an tek dayanağını elinden almak gibi bir planı yoktu.
Yeosang onun en yakınıydı. Mingi ona bir şeyler hissetmişti belli bir yere kadar fakat bir süre sonra ona böyle bakmanın yanlış olduğunu düşündü. Her zaman olgun bir insan olmuştu/olmak zorunda bırakılmıştı. Bu yüzden ikisinin ilişkisinde de olgun olmalıydı. Yeosang hep başını belaya sokardı. Aklı bir karış havada ve saftı.
"Haydi git daha fazla yalnız bırakma onu. Sana güveniyorum. Ona iyi bak. Ve kendine de" Mingi ile ayrıldığında gülümsediler birbirlerine.
"Söz ver minik civciv" Mingi kapıdan çıkmadan dönüp sordu
"Söz"
_____________
"Hayır tanımıyorum" San sorgulamadı. Gece 2'ye gelirken ikiside mutfakta buzdolabının sesi ile birbirine bakıyordu.
"Burada kalmaya devam mı edeceğim? Peki, tek bir soru. Mingi... neden? Neden bunu yapıyorsun ki?" Mingi gözlerini tezgah mermerinin üstündeki içki şişelerine odakladı.
"Nereye gideceksin? Bu kadar isteklisin seni zorla tutmuyorum ya. Sadece, gidecek bir yerin var mı San? Kal işte" San sorduğu soruların cevabını alamamaktan veya doğru cevabı alamamaktan dolayı sinirlenmişti. Ama adam haklıydı. Bu yüzden sustu. Belli ki bu adam karşılığında bir şey beklemiyordu ondan.
San omzunu silkti. Bir süre daha öylece durdular. Sonunda Mingi tezgahtaki şişelere ilerledi. Açtığında cılız adama uzattı fakat San istemedi. Zaten midesi boştu bir de içerse direk kusardı. Yemek yiyemiyordu. Son zamanlarda. Bunun bir sorun olmaya başladığını fark etmişti. Eski gücü yoktu. Oldukça zayıflamıştı. O da biliyordu. San çok hastaydı...
Mingi tekrar masaya otururken San zaten iki adımlık mutfaktan çıkıp gitti ve hemen yanındaki salona ilerledi. Kapıdan girmeden önce döndü baktı. "İyi geceler" Mingi de ona karşılık verince odaya girip yattı.
Mingi onun hasta olduğunu fark etmişti. Haplar ya da başka bir sikik nedenden dolayı yeme bozukluğu olduğunu anlamak zor değildi zaten. Bunun hakkında bir şey yapmayı da aklının bir köşesine yazdı. Yeosang öğrenirse çok üzülürdü. Fakat önce Wooyoung'a yardım edip onu bu illetten kurtarmalıydı. Daha sonra zaten onu toplayacaklardı. Bunu yapmasının bir çok nedeni vardı. O adamı tanımayıp sevmiyor olsa bile sevgilisi Yunho'yu bu illet yüzünden kaybetmişti ve Yeosang onu kaybederse ne kadar üzüleceğini biliyordu.
Bir süre düşünceleriyle başbaşa kaldı. İçerken, zifiri karanlık sokaktaki sokak lambasını izledi. Sabah 4'e doğru yatmaya gitti...
_________ Buraya gelip bölüm yazmak ve yayımlamak için illa bi sorun çıkması gerekiyor, illa bi ağlama krizine girmem gerekiyor. Ama korkmayın eksik olmaz zaten O yüzden bu iki haftada sık sık bölüm alacaksınız
(Kimse korkmuyor senin kitabını okuyamayacak diye salak) Neyse Buraya gelip yazmak (özellikle bu kitaba) çok rahatlatıyor beni
Sizin naısl gidiyor aşklar
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.