BÖLÜM 3

16.2K 787 102
                                        


Kayıp prensesin bulunduğuna dair haber, şekil değiştirenler diyarında fırtına gibi yayılmıştı. Yıllardır süren lanet belki de sona erecekti. Halk, umudun neye benzediğini unutmuş gibiydi ama bu haberle birlikte içlerinde titreyen kıvılcım tekrar parlamaya başlamıştı.

Haber, hızla sarayın dört bir yanına ulaştı. Ve bu haberi duyanlardan biri de Ejderha Kralı Ares'in kardeşi, yarı elf ve yarı şekil değiştirici olan Lorin'di.

Lorin, kalbindeki heyecanı bastıramadan odasından çıkıp hızla koridora ilerledi. Uzun ve taş duvarlarla çevrili loş koridorda ilerlerken, arkasını dönmüş yürüyen sadık hizmetlisi İris'i gördü.

"İris!" diye seslendi, sesi yankı yaparak taş duvarlara çarptı.

İris dönüp başını eğdi, saygılı bir şekilde,
"Buyrun efendim."

"Duyduklarım doğru mu? Kayıp prenses... bulundu mu gerçekten?"

İris başıyla onayladı.
"Evet efendim."

"Ares nerede?" diye sordu Lorin, kaşları çatılmıştı.

İris ellerini önünde birleştirdi.
"Ava çıktı. Akşam yemeğinde dönecekmiş."

Lorin sabırsızca bir adım ileri attı.
"Peki... prenses nerede şimdi?"

İris'in sesi bir anda buz gibi oldu.
"Batı kanadındaki zindanda efendim."

Lorin'in gözleri şokla açıldı. Bir anda vücudundan bir öfke dalgası yükseldi.
"Ne demek zindanda?! Bu saçmalık!"

İris başını eğdi.
"Kral Ares'in emri bu yöndeydi efendim..."

Lorin daha fazla duymak istemedi. Öfkesini bastıramadan irisin yanından geçip zindanlara doğru hızla ilerledi. Taş basamaklar soğuktu, her adımda yankılanan ayak sesleri öfkesinin ritmini yansıtıyordu.

Zindana ulaşmadan önce iki ağır zırhlı asker yolunu kesti.

"Efendim, geçemezsiniz." dedi biri başını eğerek.
"Kral Ares'in emriyle, kimse prensese yaklaşamaz."

Lorin dişlerini sıkarak bağırdı:
"ÇEKİLİN YOLUMDAN! BU BİR EMİRDİR!"

"Üzgünüz... emirlere karşı gelemeyiz."

Lorin geri çekildi, gözleri öfkeyle parlıyordu. Yüzünde derin bir hayal kırıklığı vardı. Artık bu saçmalığa bir son vermeliydi. Tek bir şey yapabilirdi... Ares'le yüzleşmek.

🐉

Taht odasının kapısından içeri girdiğinde, gözleri hemen İrina'ya takıldı. Siyah elbisesiyle tahtın yanında dik oturuyordu, gözlerinde tanıdık o küçümseyici bakış vardı.

"Vay vay vay... Güzel kardeşim uyanmış sonunda." dedi İrina, sesi iğne gibiydi.

Lorin derin bir nefes alarak,
"Lütfen, İrina. Yine başlama."

İrina gözlerini devirdi,
"Ne zaman başlasam hoşuna gitmiyor ama gerçekleri biri söylemeli."

Lorin onunla daha fazla vakit kaybetmeden tahtına yöneldi. Odanın her köşesi görkemliydi; duvarlarda asılı geyik ve kurt kafaları, tavandaki kristal avize, taş duvarlarda yankılanan sessizlik... her şey krallığın ihtişamını ve aynı zamanda karanlığını yansıtıyordu.

Ve o sessizlik taht kapılarının açılmasıyla bozuldu. İçeri, kanlar içinde, dev bir gölge gibi Kral Ares girdi. Her adımıyla sarayda korku uyanıyordu. Üzerinden hâlâ avın kokusu geliyordu.

EJDERHA KRALA TUTSAK Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin