MEDYA: agra Beyaz buz ejderi
Eş şekil değiştirenler tarafından kutsal ve onur duyulan bir özellikti. Tanrı'nın onlara verdiği bu yetenek, şekil değiştirenler ve onların ejder ruhlarının bağıdır. Eşler birbirlerini red edebilirler ve başka bir şekil değiştirenle olabilirlerdi. Ancak şimdi ki olay farklıydı. Çünkü şekil değiştirenlerin kendi türünden eşleri olurdu. Peki Ares ve Elena nasıl eş olabilirlerdi.
🐉
Ares'in yüreği, Zarok'un yankılanan sesiyle aniden daraldı. Sanki göğsüne görünmeyen bir darbe yemiş gibi sendeledi. Zarok'un sözleri... Elena'nın onun eşi olduğunu söylemesi... Akıl almaz bir delilik gibi çınladı zihninde. Birkaç saniye boyunca zaman dondu sanki; Elena'nın yüzü, gözlerindeki şaşkınlık, hayal kırıklığı ve korku... Her şey bulanıklaştı.
"Hayır... Bu mümkün değil..." diye mırıldandı Ares, gözlerini kaçırarak.
Bir anda, içindeki o bastırılamayan öfke kıvılcım gibi patladı. Elena'ya bir kelime bile etmeden hızla geri çekildi. Gözlerinde karanlık parıldıyordu. "Bu olamaz!" diye haykırdı içinden, dişlerini sıkarak.
Kapının çarpma sesi, sarayın tüm koridorlarında yankılandı. Hizmetkârlar ve muhafızlar, ne olduğunu anlamaya çalışarak korkuyla birbirlerine baktılar ama kimse Ares'in yoluna çıkmaya cesaret edemedi.
Kendi odasına girer girmez devasa aynanın önünde durdu. Uzun, siyah saçları dağılmış, soluk teni kızgınlıktan kızarmıştı. Gözleri kandan daha kırmızıydı. Aynaya kilitlendi.
"Bu yüz... bu gözler... bir eşe ait değil!"
Bir anlık öfkeyle sağ yumruğunu kaldırıp aynanın tam ortasına indirdi.
CAMLARIN ÇIĞLIĞIyla birlikte kan, elinden süzülerek aşağı akmaya başladı. Aynanın parçaları yere dökülürken, Ares yalnızca bir parçada yansıyan gözlerini izledi. Nefesi hızlandı, alnındaki damarlar belirginleşti.
"Zarok..." diye dişlerinin arasından tısladı.
"Ne demeye çalıştın sen, ha?! Bu ne saçmalık!"
Sessizlik.
Sanki ejder ruhu dahi, verecek kelime bulamamış gibiydi.
Ares'in sesi daha da yükseldi.
"KONUŞ ZAROK! CEVAP VER BANA!"
Kalbindeki fırtına daha da şiddetlendi. Birkaç saniye daha geçti ama hâlâ hiçbir ses yoktu. Ne bir yanıt, ne bir his...
"BANA OYUN MU OYNUYORSUN?!"
Ares delirmişçesine odanın içinde volta atmaya başladı. Her adımı bir hiddet patlaması gibiydi. Sonra birden durdu. Gözleri kısılmıştı, sol eli kan içinde.
"Ben... ben onunla bağ kurmadım... kuramazdım..." diye fısıldadı, ama sesi titriyordu.
Birden döndü ve balkon kapısını hızla açtı. Soğuk gece rüzgârı yüzüne çarptı. Ay gökyüzünde solgun bir göz gibi parlıyordu.
"Artık sadece bir yol kaldı..."
Hiç tereddüt etmeden, adımını boşluğa attı. Vücudu, yüksekten düşerken karanlığa karıştı. Ancak yere çakılmadan hemen önce, içinden yükselen o ilahi ateş patladı.
Ejderha dönüşümü başlamıştı. Kemikleri şekil değiştiriyor, kanatları gövdesinden fışkırıyor, siyah pulları parıldıyordu. Gözleri yeniden alevlendi, kocaman dişleriyle göğe doğru kükrerken sesi dağları sarsacak kadar kuvvetliydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
EJDERHA KRALA TUTSAK
FantasyDÜZENLEMEDE ve YENİDEN YAZILIYOR Elena kendi köyünde babasıyla sıradan bir hayata sahiptir, ancak bir gece namıyla korku salan ve eşi benzeri olamayan bir kral köylerine saldırı düzenler. Elena kaçmaya çalıştığı bu ejderha kraldan kurtulabilecek mi...
