BÖLÜM 27

9.3K 541 158
                                        


Daha önce demiştim: Ejderha ruhları, geçmişteki sahipleri olan şekil değiştiricileri hatırlamazlar. Ancak bir istisna vardır—Loryn kanından gelen yalnızca tek bir ejderha vardır: Elena'nın ejderha ruhu. Geçmişte kim olmuşsa, yalnızca o hatırlar. Bu da Elena’nın, Loryn’in soyundan geldiğinin kanıtıdır.

Loryn ne demişti hatırlıyor musun?
"Onlar çok nadirdir, dünyada onları gören en fazla iki ya da üç kişi vardır. Kontrolsüz ve tehlikelidirler."

Size bir ipucu da verdim—bakalım çözebilecek misiniz?

Ejderha ruhlarının sesini yalnızca sahipleri duyabilir. Örneğin, Zarok’un sesini Ares’ten başka kimse duyamaz. Zarok yalnızca Ares’le konuşur; bu da aralarındaki bağı güçlendirir. Ares gerçek eşini bulduğunda, Elena ve onun ejderha ruhu da Zarok’un sesini duymaya başlar. Yani bu dörtlü—Ares, Elena, Zarok ve Elena’nın ejderha ruhu—sadece birbirleriyle iletişim kurabilir.

Ares zihinsel olarak başka bir şekil değiştiriciyle bağlantı kurabilir, ama Zarok onlar için sessiz kalır. Çünkü ejderha ruhları yalnızca seçtikleri sahiplerine seslenir.

Ejderha ruhlarının iki temel görevi vardır:

1. Seçtikleri şekil değiştiricilere hizmet etmek.

2. Eşlerini bulup, ejderha çiftleşme döneminde birleşerek yeni bir ejderha ruhu yaratmak.

Örneğin, Ares ve Elena ejderhalarına dönüşecektir. Aynı anda, Zarok ve Elena’nın ejderha ruhu çiftleşecek ve dünyaya yeni bir ejderha ruhu gelecektir.

Ama size küçük bir gelecek bölüm ipucu da bırakayım:

“Ama ben hiç çiftleşmedim...”

🐉

Güneş, krallığın meydanına altın bir örtü sererken, fısıltılar insan seli gibi etrafta dolaşıyordu. Halk, büyük haberin doğruluğunu kendi aralarında tartışırken, meydanın tam ortasında Elena, gururla başını kaldırmıştı. Kalbi gürültüyle atıyor, elleri titriyordu. Çünkü o an, sadece bir ilan değildi—bu kaderin kendisiydi.

Ares, kalabalığın arasında onun durduğu yöne bakıyordu. Bakışları, Elena’nın üzerinde sabitlenmişti. Kalabalığın uğultusu içinde sadece bir kişiyle ilgileniyormuş gibiydi. Kollarını göğsünde birleştirmiş, yüzünde tanıdık ama nadir görülen bir sırıtış vardı.

Tam o anda Zarok’un sesi duyuldu; yankılı ve tok:
“İşte gerçek bir kraliçe.”

Ares, Zarok’la aynı fikirdeydi.
“Köylü bir kız...” diye düşündü. “Ama aslında evrendeki en güçlü melez... ve kalbimi çalan tek kişi.”

Derin bir nefes aldı. Ciddiyet yüzüne oturdu. Kollarını çözerek yavaş adımlarla Elena’ya doğru yürümeye başladı. Her adımında halkın sesi biraz daha azaldı, meydanı sessizlik sardı. Bütün gözler krallarına çevrilmişti.

Elena, Ares’in yaklaştığını fark ettiğinde boğazı düğümlendi. Yutkundu. Kalbi göğsünde çırpınan bir kuş gibiydi. Ares tam önünde durduğunda, Elena başını kaldırıp ona baktı. Ares, yukarıdan aşağı Elena’ya gözlerini dikip baktı, sonra sadece onun duyabileceği şekilde hafif ukalaca sırıtarak fısıldadı:

“Demek prenses, haftalar önce söylediğim teklifi sonunda kabul etti, ha?”

Elena'nın yanakları birden kıpkırmızı kesildi. Başını utançla eğdi. Ares, bu halini görünce hafifçe gülümsedi ve halkına dönerek, sesi meydanı dolduran bir yankıyla haykırdı:

EJDERHA KRALA TUTSAK Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin