BÖLÜM 10

12.3K 674 19
                                        


Taht odasının içinde, zaman neredeyse durmuş gibiydi. Loş ışıklar, yüksek tavanın taş duvarlarında titrek gölgeler oluşturuyor, büyük salonun içindeki herkes sessizliğin içinde boğulmuş gibi duruyordu. Ares, tahtta oturmuş, yumruklarını dizine bastırmış şekilde karşısındaki kadına bakıyordu. Gözlerinde öfke, sabırsızlık ve endişe birbiriyle savaşıyordu. Derin bir nefes aldı ve sesi, sert bir kaya gibi odanın duvarlarında yankılandı:

"Nasıl gitti Anna?"

Anna, elbisesinin eteğini hafifçe tutarak başını öne eğdi. Gözleri bir an yere takıldı, sonra kararlılıkla başını kaldırıp Ares’e baktı. Gözlerindeki tereddütsüzlük dikkat çekiciydi.

"Ben emin değilim efendim... O sırada yaralılarla ilgileniyordum... Ancak arkamı döndüğümde, prensesin yalın ayak saraydan çıkıp ormana doğru yürüdüğünü gördüm."

Bu sözlerle birlikte, salonun içindeki hava aniden değişti. Şaşkınlık uğultusu, göz göze gelen bakışlar, dudaklarını susturmaya çalışan eller... Herkes birden derin bir kuşkuya kapılmış gibiydi. Anna konuşmaya devam etti, sesi biraz titriyordu ama sözleri nettir:

"O sırada ona çok seslendim... Ama beni duymuyor gibiydi. Ve... bir şey daha var."

Bunu söyler söylemez, Ares yerinden hafifçe öne eğildi. Gözleri kısıldı, sesi daha da sertleşti:

"Konuş!!"

Anna, ürkekçe yutkundu ve gözlerini Ares’ten kaçırmadan devam etti:

"Efendim… Prensese... gölgeler saldırmadı. Hatta... yanlarından geçerken hepsi başlarını eğdi. Ona... boyun eğiyor gibiydiler."

Bu sözler salonun içinde adeta bir fırtına estirdi. Herkesin tepkisi bir anda alev almış gibiydi. Fısıltılar yerini yüksek sesli şoklara bıraktı:

"Nasıl olur bu?"

"Bu imkansız!"

"Prenses... acaba... gerçekten bir cadı mı?"

"Gölgelerin neden buraya geldiğini açıklıyor bu!"

"Ben o kızda bir gariplik olduğunu en başından beri biliyordum!"

Sözler giderek daha da sertleşiyor, salon kaosa sürükleniyordu. Ama o anda Ares ayağa fırladı. Sesi, taş duvarlardan geri sekti, bir savaşçının öfkesini taşıyan bir komut gibiydi:

"YETEEEEEEER!!"

"Herkes sussun!"

Tüm salon bir anda sessizliğe gömüldü. Korku, saygı ve şaşkınlık içinde herkes gözlerini Ares'e dikmişti. Sessizlik hâkimken, birden büyük kapılar açıldı. İçeriye siyahlar içinde, ifadesiz yüzüyle İrina girdi. Ayak sesleri yankılanırken, odanın ortasında durup Ares'e dik dik baktı.

"Kızı buldum."

Bir anda herkesin nefesi kesildi. Ares hızla doğruldu, gözleri parlıyordu.

"Nerede?"

İrina, başını gururla kaldırarak cevapladı:

"Doğu yakasında."

Bu sözle birlikte, Ares düşünmeden salonu terk etti. Onunla beraber tüm şekil değiştirenler de hızla peşinden çıktı. Dışarı çıkar çıkmaz Ares gökyüzüne sıçradı ve vücudu dev, siyah pullarla kaplı Zarok adlı ejderhasına dönüştü. Diğerleri de hızla dönüşüm geçirdiler. Havada yükselip Ares’in peşinden uçtular.

EJDERHA KRALA TUTSAK Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin