bölüm 45

6.2K 434 100
                                        

1 YIL SONRA

Tam tamına bir yıl olmuştu. Bu bir yıl içinde herşey çok değişmişti. Örneğin lorin elf krallığında annesinin isteği üzerine kraliceliği devralmış, o sırada dareyle evlenmişti. Ve inanın annesi bu sefer hiç itiraz bile etmemiş, tam tersi kızının mutlu olmasıyla oda memnun kalmıştı.

İrinaya gelicek olursak oda hâlâ eşini bulamamış. Ateş diyarında keyif çattıp trolleri hizmet ettiriyordu kendine. Troller ise bundan oldukça memnun gibiydiler.

Agra mı? Ah onlar roseyle hâlâ barışamadılar. Ama şu ortadaydı agra kendini afetirmek için her yolu deniyor. Rose her red edişinde bile bundan pes etmeyerek devam ediyordu.

Anna şifacı olduğu için bir süredir elf doktoru zackle aralarında bir iletişim oluyor ve bunun ileriye gidecek olmasından mutluluk duyuyor gibiydiler.

Afro bütün varlıkların hâttâ insanların bile, kardeşleriyle beraber güvenini kazandığı için rahat , korkusuz ve huzurlu bir hayat sürüyordu.

Bütün krallıklar geçmiş olan savaştan beridir dost olmuş birbirleriyle anlaşıyorlardı. Şekil değiştirenler bile normal bir hayat sürerken, bütün varlıklar dahil hepsi mutluydu, tek bir kişi hariç .

Ares elenanın yokluğuyla sessizleşmiş, içine kapanık olmuştu. Herkes bunun farkındaydı ama ellerinden birşey gelmiyordu. Tam dört mevsim geçmiş Ares her gece elenanın gittiği açık alana gidip onu beklemiş ve beklemeyede devam etmişti. Elenanın ona yazdığı mektuptakileri asla umursamadı, ama unutmamıştı da. Şimdi ise taht salonunda bulunan balkondan şekil değiştirenler ülkesine baktı ve altı ay önce yaşanan olayı hatırladı.

🐉

Ares , agra ve Irina taht salonunda oturmuş, şekil değiştirenlerin dedikodu gibi yaydıkları durumu konuşuyorlardı. İrina ciddiyetle konuştu.

"Napıcaz bilmiyorum , ama haklı olduklarınıda biliyoruz."

Agra hafif çıkan sakalıyla oynarken düşünceyle konuştu.
"Haklılar tabi ki ama bu aresin kararı."

İrina üzgünce pencereden bakan arese dönüp konuştu.
"Ares mektupta yazılan herşey doğruysa, sence Elena haklı değil mi? Halkımızı geleneğimizi ve veliahtın kutsallığını biliyorsun , yani biriyle evlenmen gerek, sana onu sev demiyorum sadece bir çocuğun olsun."

Agra da arese bakıp;
"Ares sen ne düşünüyorsun, halkı gördün dilden dile dolanıyor veliaht meselesi, elenanın gelip gelmiceği beli bile değil."

Ares pencereye bakmaya devam ederek konuştu durgun bir halde.
"Ben yapamam agra, onsuz yapamıyorum , nasıl gidip bir başkasıyla olayım ki ha, hadi tamam evleneyim bir veliahtım da olsun ona da tamam , peki ya benim hislerim sevgim nolucak."

Ares İrina ve agraya dönüp devam etti.
"Elena gittiğinden beridir nefes alamaz oldum. Herşey, duvarlar yaşayan varlıklar, bu dünya üstüme geliyor gibi hisseder oldum. Ben elenayı yeni bulup kaybeden bir kralım onu severken ona aşıkken nasıl olur da şimdi bir başka kadınla olayım ha."

Agra ve İrina aresin sözlerinden sonra durgunlaşmış ve üzülmüşlerdi. İrina
"Peki ne yapmayı düşünüyorsun?"

Ares derin bir nefes alıp, İrina ve agranın tahmin bile edemeyeceği cümleyi kullandı.
"İkinizden biri tahta geçsin benim yerime."

EJDERHA KRALA TUTSAK Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin