BÖLÜM 9

12.2K 722 77
                                        


Gökyüzünü delen o patlama sesi, gecenin büyüsünü paramparça etti. Ares ve Elena'nın göz göze geldiği, yıldızların dans ettiği an... artık yoktu. Yerini kaosun yankılarına bıraktı. Bir anda tüm salonun atmosferi değişti. Ares'in bakışları hızla patlamanın geldiği yöne döndü. Elena olduğu yerde kalakalmıştı, kalbi göğsünde çırpınan bir kuş misali atıyor, gözleri kocaman açılmıştı.

"Bu... bu da ne?" dedi Elena, dudakları titreyerek.

Şehrin duvarlarından göğe yükselen ateş topları, geceyi kızıl bir renge boyuyordu. Ardından bir patlama daha... bu kez çok daha yakındı.

Ares içten gelen kudretiyle zihin bağlantısı kurdu. Tüm şekil değiştirenlerin zihni aynı anda yankılandı.

"Pozisyon alın!" diye emretti. "Herkes savaş formuna geçsin!"

O an kalabalığın içinde uğultular başladı. Yüzlerce şekil değiştiren, tenlerinden çıkan büyülü parıltılarla birer birer dönüşmeye başladı. Çoğu ejderha formlarına bürünmüştü.

Agra'nın sesi zihninde çınladı:
"Batı kanadından saldırıyorlar!!"

Ardından Darenin sesi geldi, daha endişeli ve gergindi:

"Kuzey kanadı da öyle! Her yerdeler!"

Ares yumruklarını sıktı, öfke damarlarında volkan gibi patlamaya başlamıştı.

"Kim buna cüret eder!!!" diye zihin bağlantısından haykırdı.

Agra hemen yanıtladı:

"İnsan kral... ve gölgeler aynı anda, Ares!"

Bu sözler Ares'in içindeki tüm zincirleri kopardı. Göz bebekleri parladı, vücudu alev gibi yandı ve devasa bir ışıkla birlikte şekil değiştirmeye başladı. Kemikleri çatırdadı, derisi yarıldı ve altında sakladığı simsiyah pullar, gecenin içinde parıldayan yıldızlar gibiydi. Sırtında dev gibi açılan kanatlar, havayı çığlık gibi yırttı. Tırnakları Elena'nın boyu kadardı ve dişleri birer kılıç gibi parlıyordu.

Elena gözlerini ayıramıyordu. Korkudan değil, hayranlıktan donup kalmıştı. Üstündeki elbise dönüşümün etkisiyle yırtıldığında, Ares'in sırtındaki dövmeyi gördü... Ejderha dövmesi. Çok tanıdık geldi, ama şimdi zamanı değildi. İçindeki his onu uyarmaya çalıştı ama her şey çok hızlıydı.

Lorin, Elena'nın yanına gelip onu sıkıca kollarının arasına aldı.

"Buradan hemen gitmeliyiz!" diye fısıldadı, sesi ciddi ve endişeliydi.

Ama Elena, dönüşümünü tamamlayan Ares'i izliyordu. Onun karanlık ve kudretli formu gökyüzüne yükseldi, ardından göğü yaran bir kükreme yayıldı. Ares'in ardından tüm ejderhalar birer birer havalandı. Savaş başlamıştı.

Lorin, Anna'ya döndü ve kararlı bir şekilde emretti:

"Onu saraya götür. Güvende olmalı!"

Anna başını hızla eğip onayladı. Elena'yı kolundan tuttu. Elena hâlâ Ares'e bakıyordu.

"Ares..." diye fısıldadı, ama sesi rüzgârda kayboldu.

Anna onu hızla saraya soktu, merdivenleri koşar adım çıktılar. Elena'nın ayakları titriyordu, kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Odasına getirildiğinde Anna kapıyı kilitleyip kontrol etti. Elena yatağa çöktü, başını ellerinin arasına aldı.

"Anna... neler oluyor?" dedi titrek bir sesle.

Anna pencereye gidip dışarıdaki kaosa baktı. Gözleri gökyüzünde savaşan ejderhaları, yaralıları, yanan binaları gördü.

EJDERHA KRALA TUTSAK Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin