Agit sabah kahvaltısından sonra Devran'ın "Sahile inelim güzelim, güneşlenirsin" tavsiyesiyle hevesle koşa koşa valizindeki uçuş uçuş uzun gömleklerini ve kısa şortlarını çıkarıp hangisini giyeceğim heyecanına düşmüştü bile. Hayatında ilk kez deniz olan bir yere gelmişti ve Afşin ablasının "Bunu da, bunu da al çok güzel" diye diye doldurduğu valiziyle bakışıyordu.
Arkasından sarılan adamın kollarına tutunarak "Ne giymeliyim şimdi, bunlar olur mu?" diye sorarak kısa şortları gösterdi. Devran kaşlarını çatarak kısacık şortlara bakıp sertçe yutkundu.
İçlerinden mümkün olan en uzununu gösterip "Şu açık yeşil olan güzel duruyor "dedi ama çoktan gözüne başka bir tanesini kestiren Agit uzanıp bebek mavisi kısa olanı alıp "Bu olmaz mı peki?" diye sordu.
Devran dilini yanağının içinde dolandırıp derin bir nefes verdi. "Olur güzelim, o da olur."
Agit bu defa da oldukça ince krem rengi uzun gömleğe uzanıp "Üstüne de bu demi?" diye sordu.
Devran'ın kıskançlık damarları giderek atıyordu ama tekrar derin bir soluk verdi. "He, üstüne de bu."
"Denize şortla giricem demi?" dediğinde huhlayarak "Gir güzelim gir, istediğin yere şortla gir, ben de sana... Tövbeee" diyen adamla dişlerini göstererek sırıttı.
Agit onun yavaş yavaş sinir olduğunu anlayabiliyor ama belli etmeyen adamla bıyık altından gülüyordu. Devran eşini hiçbir konuda kısıtlamak istemiyordu ama oğlan yanında bu kıyafetlerle dolanırsa kafayı yer, akşamına katil olacak sebep bulurdu.
O yüzden Agit'in "Şimdi giyinirim, çıkarız" diyerek topladığı saçlarından öpüp "Tamam güzelim, sen işin bitince haber ver, ineriz aşağı" diyerek büyük salona geçti ve saniyeler içinde telefonuna sarılıp Cahit'i aradı.
"Buyur ağam" diyen adamla elini şakaklarına götürüp "Cahit bize sahilde sakin, özellikle insan olmayan bir yer ayarla, benim küçük belam aşağı iniyor, denize girecekmiş" dedi.
Cahit güldüğünü belli etmemek için yanaklarının içini ısırıp "Tabi ağam, şimdi çocuklara düzgün bir yer ayarlatırım" dedi.
Devran daha sakin bir nefes verip "Akşama da soğuk bir şeyler ayarlayın, ya ben yanıcam ya da deniz" deyince Cahit bu kez hafifçe öksürerek "Alkol mü ağam?" diye sorunca "Hıı" diyen adamla "Emrin olur" deyip telefonu kapattı.
Aynanın karşısında bıcır bıcır kendi kendiyle konuşup üzerindekileri yakıştırmaya çalışan oğlana bakarak gülümsedi. Kısacık boyuna gömlek uzun geldiği için vazgeçmiş, daha kısa olanını alıp "Rengi aynı işte" diyerek diğerini üstünden çıkardı. Tekrar yanına gelip çıplak omzunu öpen adamla dudak büzdü.
"Olmadı o, uzun oldu."
Devran ise gülerek bıraktığı gömleği gösterip "Yavrum sen o gömlekte kaybolmadığına şükret, benimkileri giysen yok olursun" deyince Agit omuz silkti.
"Sen bulursun ki beni, kaybolmam."
Saçlarına aldığı derin bir öpücükle gülümseyip arkasında duran adama döndü.
"Saçlarımı çok mu seviyorsun?"
Devran gülümseyerek kolunu oğlanın çıplak beline sarıp kendine çekti. "Her zerresini seviyorum. Ama en çok çiçek kokun saçlarından" deyip oğlanın boynuna eğilip kokusunu içine çekerek öptü. "Ve tam burdan geliyor."
Agit, Devran'ın sakallarından huylandığı için çenesiyle boynunu kapatıp "Sana da süreyim mi o kokuyu?" diye sordu. Devran kaşlarını kaldırarak "Ne kokusu?" dediği için Agit koşa koşa çantasındaki yağ şeklindeki parfümü getirip avucunu uzatarak "Bak bu koku, Afşin ablayla almıştık düğünden önce" dedi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kal Benimle (Bxİ)
Fiction GénéraleTAMAMLANDI Eşcinsel kurgu... İnterseksüel birey içerir!!!
