Kolumdaki iz neredeyse artık görünmez olmuştu ve ilk Hogsmeade gezisinin vakti gelmişti. Ancak üçüncü sınıflar ve daha büyükleri için, benim gidemiyor olmam dünyanın en büyük haksızlığıydı. O kadar çok somurtmuştum ki Blaise bana ne bulursa getirmeye söz vermişti.
" Yerden bulduğum çöpü bile cebime koyacağım Star, merak etme. Hatta var ya senin için poşete kaymak birası bile dolduracağım. Dur bir saniye sen bizden küçüksün değil mi?"
" Sadece bir yaş." diye homurdandım.
" Bu seni teknik olarak bebek yapar. O yüzden biz yokken akıllı dur ve başını belaya sokma."
Onun koluna şakacı şekilde vururken gülerek diğerlerine katıldı. O an gözüm birkaç çocuğa takıldı, onlara baktığımı görünce neredeyse koşarak uzaklaştılar. İki hafta önce beni sıkıştıran çocuklardı ve birinin gözünü mor gördüğüme emindim.
Vedalaşmak için Draco'ya sarılırken " Ne yaptın sen..?" diye fısıldadım. Benden ayrılmadan omuzlarını silkti.
" Bilmem, duyduğuma göre Şamarcı söğüte olması gerekenden fazla yaklaşmışlar."
Kıkırdamamı bastıramadım. " Şamarcı söğüt mü yoksa başka... biri mi?"
" Yanlış kişiye diyelim."
Pansy artık homurdanmaya başlayınca Draco geri çekildi.
" İstediğin özel bir şey var mı?"
" Çikolata kurbağalardan." dedim hiç düşünmeden. " Hala üç cadım eksik. O lanet kartları bulmam lazım. On tane Dumbledore'um var, iğrenç bir şey."
Gülerek başını salladı. " Hay hay."
Onların uzaklaşmasını izlerken McGonagall ve Harry'i kapının önünde görünce durdum. Harry imza formuyla ilgili bir şeyler için resmen yalvarıyordu. McGonagall onu tekrar ve tekrar reddettikten sonra öfkeyle okulun içine doğru döndü. Ona yetişmek için biraz koşturdum.
" Potter!"
Harry durdu, beni görünce kaşlarını kaldırdı. " Bir sorun mu var?"
" Hayır ama... Veli izin belgen değil mi o?" dedim elindeki kağıdı başımla göstererek. Harry elindeki kağıdı öfkeyle buruşturdu.
" Beni ilgilendirmeyen işlere burnunu sokma."
" Hey." dedim alıngan bir ifadeyle ellerimi belime koydum. " Kötü bir şey demeye çalışmıyorum."
" Eminim öyledir Black. Arkadaşların gelince ne kadar aptal durumuna düştüğümü gülerek mi anlatacaksın. Bilmiyorsan söyleyim, vasilerim kağıdı imzalamayacak kadar korkunç muggler. Dalga geçmeniz rahat olsun diye işini kolaylaştırıyorum. "
Yanımdan fırtına gibi geçerken birkaç saniye duraksadım. O aptal az önce bana nasıl davranmıştı öyle?
" Potter!" dedim bu sefer öfkeli şekilde. O sinirli olabilirdi ama henüz benim ne kadar sinirli olabileceğimi hiç görmemişti.
" Bana bak seni yer mantarı, kimse bana böyle bağırıp arkasını dönüp gidemez!"
Adımlarını biraz bile yavaşlatmadan yürümeye devam etti. " Öyle mi egoist yılancık, izle ve gör nasıl gidiyorum."
Gerçekten de gidiyordu. Slytherinlilerin üstünde sağladığım Black üstünlüğü ilk kez beni yarı yolda bırakıyordu ve bu kesinlikle beni daha da öfkelendirmeye başladı. Üstelik bir kez olsun ona adım atan olmak istemişken.
" Potter! " dedim arkasından koştururarak.
" Kendi işinle ilgilen Black!"
Ona yetişip kolunu tuttum, muhtemelen istese çok kolay bir şekilde benden kurtulurdu ama yine de sadece bana ters ters baktı. " Sen gerçekten manyaksın."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star of Draco
FanfictionRegulus'un kızı Star ve ailesinin dostu Malfoyların oğlu Draco. Birbirlerinden başka arkadaşları yok. Acımasız şekilde büyürken sahip oldukları en gerçek şey birbirleri. Başlarına en fazla ne gelebilir ki :)
