17.

540 47 35
                                        

Yazın olan saldırı bu sene başımıza gelecek en kötü şey gibiymiş gibi hissettirirken elbette kaderin bizim için daha kötü planları vardı. İşin bana göre ilginç tarafıysa bir şekilde bu olayın unutulup gitmiş olmasıydı, sanki az kalsın Dünya maçındaki herkes ölmeyecekmiş gibi unutup gidilmişti. İnsanların belki de  en büyük hatasının başlarına gelen felaketlerini unutmak olduğunu artık daha iyi anlıyordum.

Dediklerime rağmen hayat devam ediyordu ve başka olaylar benimde kafamdakileri dağıtmaya başlamıştı. İkinci akşam yemeğimizde Dumbledore konuşma yapmak için çatalını nazikçe bardağına vurdu. Ortak salondaki gürültü yavaş yavaş azaldı, diğer masalar ne diyeceğini merak ederken Slytherin'in masası daha şimdiden gözlerini devirmeye başlamıştı.

“ Sevgili öğrencilerim…”

Dumbledore’un sesi duymak bile bende otomatik olarak gözlerimi devirme isteği uyandırıyordu, sanırım bir süre sonra bizim binamızda refleks haline gelen bir şeydi.

“ Bu sene Üç Büyücü Turnuvasının bizim okulda, Hogwarts’ta yapılacağını size bildirmekten neşe duyarım.”

Bir anda ortak salon heyecanlı mırıltılara boğuldu. Üç Büyücü bilmem nesi neydi kesinlikle hiçbir fikrim yoktu. Pansy ve Blaise başlarını birbirlerine eğmiş heyecanlı heyecanlı fısıldaşırken Ashley de bana doğru eğildi. “ Ne halt dedi anladın mı?”

Hiçbir fikrim olmadığıı belirtmek için omuzlarımı silktim. “ Şey… anladığım kadarıyla üç tane büyücü olacak…”

Draco gülerek bana doğru eğildi. “ Bir yarışma. En son güvenlik sorunlarından dolayı yasaklanmıştı sam sanırım öğrencilerin canı o kadar da değerli değilmiş…”

Dumbledore'un yüksek sesi bizi yine böldü. “ Sakin olun gençler, sakin olun. “ Ortak salonun sesi biraz azalınca konuşmaya devam etti. “ Üç Büyücü Turnuvası kapsamında çok değerli iki büyücülük okuluna da bu sene ev sahipliği yapacağımızı söylemekten de onur duyarım.”

“ Bizden başka büyücülük okulu da mı vardı?” diye şaşkınlıkla sormama Blaise'in gülmesi dışında bir cevap alamadım.

Dumbledore kısaca yarışmayı anlattı, açıkçası benim aklım hala bizden başka okullarında olmasına takılmıştı. Bu bilgi bana kesinlikle verilmemişti.

Her şey aslında epey basitti; üç okuldan üç öğrenci, üç tehlikeli görev ve kazanan hem 1000 galeon hemde ömür boyu ün ödülünü kazanacaktı.

“ Kesinlikle katılmalıyız.” diye fısıldadım heyecanla.

“ Paraya ihtiyacın yok ki!”

“ Ama kim ömür boyu ün istemez!”

Fakat her zamanki gibi Dumbledore hayallerimi hızla suya düşürdü. “ Sadece reşit olan büyücü ve cadıların katılması konusunda diğer yöneticiler ile hemfikir olduk.”

“ Aptal bunak. “ sessizce homurdandım.

Benim sessiz sistemimi hissetmeyen Dumbledore konuşmasına devam etti. Sonunda konuk okulların takdim edilmesi vakti geldi. Beauxbatons Sihir Akademisi gelen ilk okuldu. İçeriye bir anda birbirinden güzel onlarca kız doluşunca hepimizin ağzı açık kaldı.

Mavi önlüklerinin içinde hepsi birer peri kızı gibi görünüyordu. Özellikle başkanları gibi duran sarışın kız resmen nefesimi kesmişti. Süslü şovları fazla abartı olsa bile kızların güzelliğinden o anda umrumda olmadı.

“ Ulu Merlin…” diye fısıldadı Blaise. İltifatları Pansy’nin dirseğini karnına geçirmesi ile yarıda kalınca kıkırdayıp girdiğim transtan çıktım.

Star of DracoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin