“ Ve sonra… beni odasına davet etti!”
Odadaki bütün kızlardan neşeli bir çığlık koptu.
“Resmen ellerim titriyordu ki bu saçmalık yani biz yıllardır arkadaşız.”
Teyzemin hikayesini dinlerken dört kız yere oturmuştuk, Astronomi kulesi sadece geceleri kullanıldığı için şu an bize güzel bir toplanma alanı oluşturmuştu. Ben ve Ashley teyzemin karşısında otururken Pansy ve Alice - burada ne aradığını hiçbirimiz sorgulamamıştık- iki yanına oturmuş onun çılgın balo hikayesini dinliyorduk.
Teyzem bir anda duraksadı. “Bana burada ne yaptığımızı tekrar söyler misiniz?”
“Şey… biz kızlarla baloda neler olduğunu anlatıyorduk sonra sende bize dahil.”
Teyzem içini çekip başını iki yana salladı. “Kendime yetişkin arkadaşlar edinmeliyim. Sen kimsin peki?”
Alice umursamazca omuzlarını silkti. “Draco’nun manevi kız kardeşi diyebilirsiniz. Ama şey bunu ona söylemeyin çünkü tam olarak haberi yok.”
Hafifçe kıkırdadım. Sonunda işlerin normale dönmüş olması, her şeyin aptal kavgamızdan önceki gibi hissettirmesi midemde sürekli kelebeklerin uçmasına neden oluyordu. Draco sonunda özür dilemişti, üstelik benim özür dilememe izin bile izin vermeden beni affetmişti.
Balo aklıma gelince gülümsedim, balonun başını fazla hatırlamasam bile sonunu çok net hatırlıyordum.
“Sonunda herkes sevdiği oğlanı kaptı sanırım?” dedi teyzem bize imalı imalı bakarken. Ashley hevesle kafasını salladı. “Resmen sevgiliyiz. Miles Dainty ve ben!”
“Akraba olacağız!” dedim kendimi tutamayarak. “Dainty'lerin biricik gelini Ash!”
“Ah gençlik ateşi ne de güzel bir şey. İmkansızlıklar gözünüze öyle küçük geliyor ki sanki dünyayı ele geçirebilirmişsiniz gibi hissedersiniz. Büyüdüğünde… çoğu hayalin yerini acımasız gerçekler alır.”
Bizim boş boş baktığımızı görünce elini hafifçe salladı. “Ah beni boşverin, arada mantıksız konuşmayı sevdiğimi bilirsiniz. Sadece bugünlerin tadını çıkarmayı unutmayın.”
“Herkesin romantik bir gece geçirdiğine inanamıyorum!” Abartılı şekilde kollarımı önümde çaprazladığımda kızlar kıkırdadı.
“Draco ile iyi vakit geçirdiğinizi sanıyordum.”
“Draco mu? Ama benim eşim Simon’du. Ondan bahsediyorum.”
Teyzem yavaşça başını salladı. “Ama nedense seni bütün gece Draco ile gördüm.”
“Çünkü barışmak için bizi rezil etmeyi göze aldı, biraz vakit geçirmek isted-” Başımı iki yana salladım. “Size neden açıklama yapıyorum ki?”
“Harika soru. Hadi çocuklar kuleyi boşaltın artık, akşam dersine hazırlık yapmam gerekiyor. Aslında sarı civcivle küs olmanız benim için eğlenceliydi, her gün ona verecek bir ceza bulabiliyordum. Hatta Sev ile yarışa girmiştik- Bu kadar yeter hadi hadi.”
Bize eliyle gitmemizi söylerken gülerek ayağa kalktık. Teyzemden bu kadar laf alabilmiş olmamız bile mucizeydi. Severus ile aralarında ne olmuş olabileceğini düşünürken utançla kızardım, Merlin aşkına evlenirlerse düğünde ne giyecektim!
Bu sıralar peşimden hiç ayrılmayan Alice’in yine peşimizde olduğunu görünce içimi çektim. Draco beni örnek aldığını söylemişti, tamam gurur vericiydi fakat açıkçası örnek alınacak son insanlardan biri olmalıydım. Ayrıca ördek yavrusu gibi-
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star of Draco
Fiksi PenggemarRegulus'un kızı Star ve ailesinin dostu Malfoyların oğlu Draco. Birbirlerinden başka arkadaşları yok. Acımasız şekilde büyürken sahip oldukları en gerçek şey birbirleri. Başlarına en fazla ne gelebilir ki :)
