39.

128 16 32
                                        

Pansy yüzüme dikkatle bakarken sonunda dayanamayıp bakışlarımı kaçırdım. "Ne dik dik bakyorsun?"

"Sende bir değişiklik var."

"Yoo..." dedim, sesimi sakin tutmaya çalışmak sadece daha şüpheli çıkmasına neden olmuştu.

"Geçen gece odana gitmediğini biliyorum. Şansa bak o gece Draco da odasına gitmemiş."

Panikle inkara başlarsam daha kötü olacağını biliyordum. "Sen nereden biliyorsun?"

Pansy bu en önemsiz detaymış gibi omuzlarını silkti. "Kulağım deliktir bilirsin. Hadi itiraf et! O gece beraberdiniz! Bu yüzden onu her gördüğünde domates gibi kızarıyorsun!"

"İtiraf edersem beni rahat bırakacak mısın?"

Pansy utanmazca başını iki yana sallarken iç geçirdim. Sanırım zaten bunu sonsuza kadar saklamamız mümkün olmayacaktı. "Aramızda kalacağına yemin eder misin?"

"Aşk olsun Star. Ben ne zaman senin sırlarını bir başkasına söyledim. Hatırlatırım Draco'yu sevdiğini ilk ben bulmuştum ama kimseye söylemedim. Çünkü biz dostuz. Dostlar birbirinin sırtını kollar."

Onun dedikleri neredeyse ağlamama sebep olacaktı. Okulun ilk günü tanıyıp güvendiğim Ashley beni sırtımdan vururken başlarda ısınamadığım Pansy şimdi en yakın dostlarımdan biriydi. Ashley hayatıma hiç girmemiş olsa şu an neler olabileceğini düşünemeden edemedim. Bana ihanet etmemiş olsa...

Kendini toparlamaya çalıştım. Aklım bir hafta öncesine, ihtiyaçlar odasına gidince yanaklarım otomatik olarak yanmaya başladı. Pansy kıkırdadı. "işte, yine kızarmaya başladın."

"Evet o gece Draco ile beraberdik. Biz... yanlışlıkla ihtiyaçlar odasını bulduk. İçini keşfederken..."

"Sanırım bir yatak buldunuz." dedi Pansy, yüzündeki imalı gülümseme daha da utanmama sebep oldu."

"Aslında kanepeydi." diye mırıldandığımda Pansy bir çığlık attı.

"Biliyordum! Bu kadar hızlı çıkmanıza mı şaşırsam yoksa bu kadar geç kalmanıza mı açıkçası bilmiyorum."

Onun samimi tepkisi o kadar iyi gelmişti ki kendini ona bütün detayları verirken buldum. Tabii özel kısımları kendime saklamaya çalışmıştım ama... Merlin, benim çenemi tutmayı öğrenmem lazımdı.

Pansy kıkırdadı. "Eh sizin adınıza sevindim. Umarım korunmuşsunuzdur."

"Ah elbette." dedim utanmamaya çalışarak. Annem ve babamın yaptığı hatanın tekrarlanmasına izin verecek değildim. Özellikle de savaş yine kapımıza gelmişken.

"Güzel. Sorumlu olmanız iyi. Şimdi derse gitmem lazım ama sonra bunu tekrar konuşalım."

Göz kırpıp giderken derin bir nefes almaya çalıştım. Pansy ile bir daha konuşacak vaktim olmayabilirdi çünkü bu gece dolabı çalıştırma vaktimiz gelmişti.

***

Dolabın karşısında dururken planım artık o kadar da mantıklı görünmüyordu. Kalbim dehşetle atmaya devam ederken içgüdülerim arama bakmadan kaçmamı haykırıyordu. Yine de kendimi dik tutmaya çalıştım, Draco'nun korktuğumu bilmesini istemiyordum. Güçlü olmam lazımdı.

Weasley ikizlerine yani doğrudan yoldaşlığa gidecek mektubu katlayıp baykuşun ayağına bağladım. Baykuş muhtemelen çok geçmeden onları bulurdu. Planladığımız on beş dakikamız başlamıştı. Gözlerimi çoktan gitmiş olan kuştan çekip Draco'ya çevirdim.

Star of DracoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin