Yaz tatilinin ikinci gününde Daintylerin evinde büyük bir kıyamet kopuyordu. Sam dayım salonunda ortasında etrafa bağırıyorken karısı onu sakinleştirmek için su içirmeye çalışıyordu. Astird teyzem köşeye oturmuş ağlıyordu. Miles ne yapacağını şaşırmış gibi kapı eşiğinden içeri girmiyordu. Bense... bense bütün bunların sebebiydim.
***
Sam dayım yaz tatilinin bir süresini benimle geçirmek istediğini haber veren bir mektup göndermişti. Teyzemle birlikte onların evine geldik.
Daintylerin ailemin bir parçası olduğunu biliyordum fakat kendimi onların yanında tamamen bir yük gibi hissetmekten de kendimi alamıyordum. Miles'in beni ortama dahil etme çabasına rağmen orada ne işim olduğunu düşünüp duruyordum. Merlin aşkına bu insanları daha dün tanımıştım.
Ve sonra peş peşe bana mektuplar gelmeye başladı. İlki sabahın çok erken bir saatinde Blaise'den gelmişti.
Hey Star,
Beni bir gündür görmediğin için çok fazla özlediğinin elbette ki farkındayım. Arayı çok açmamak için hemen bir mektup göndermeliyim dedim. Şaka bir yana muhtemelen biliyorsun ki 5 Haziran Dray'in doğum günü! Geçen sene yeni bulunmuş aile mevzularından dolayı seni dahil etmemiştik ama bu sene kesinlikle geliyorsun itiraz istemiyorum.
Parti elbetteki Malfoyların malikanesinde. Draco'ya ne alacağım diye de strese girme. O piç zaten her istediğine sahip. Haha! Yine şaka yapıyorum.
Yamuk yumuk yazılmış birkaç silik mürekkep izinden sonra yazının stili değişiyordu.
Naber Star? Ben Pansy. Bu aptal mektubu bu gidişle bitiremeyecek. Biz her şeyi çoktan hazırladık sadece bir gün önceden Draco'nun yanına gitmiş oldu ki biz hazırlıkları yaparken onu oyala. Her sene bizi doğum günlerimizde şaşırtmayı beceriyor o yüzden bizde bu sene önce gerçek bir sürpriz yapmayı planlıyoruz. Dediğim gibi sadece onu oyala bize yeter.
Pansy Parkinson & Blaise Zabini
Mektubumu gülmekten neredeyse okuyamamıştım. Bu iki aptal bir şeyi birlikte planlıyorsa kötü olma ihtimali kesinlikle yoktu. Benim için işin zor kısmı herkes benim üstümden vicdanını rahatlatmaya çalışırken bu evden çıkmak için izin alma konusuydu.
Konuyu kafamda iyi bir plan kurana kadar kenara koymaya karar verdiğim sırada ikinci bir mektup geldi. Baykuş mektubu bırakıp öyle hızla gözden kayboldu ki başını sevecek vakti bırak rengini bile doğru dürüst göremedim.
Mektubu Draco'dan olması umuduyla açtım ama ilk kez gördüğüm bir el yazısı olduğunu görünce duraksadım. Sevgili yeğenim başlığı bir kalbimin hızlanmasına yetti. Sirius Black bana mektup yazmıştı!
Kimse soru sormasın diye mektubu aldığım gibi Miles ile kalmak zorunda olduğum odaya girip kapıyı örttüm. Nedense onun bana ulaşmak isteyeceğini hiç düşünmemiştim, tıpkı babama yaptığı gibi beni de ölüme terk etmesini bekliyordum ama işte bana bir mektup yazmıştı.
Sevgili yeğenim umarım sana böyle yazmakla başına kötü bir şey gelmesine neden olmam. Bana karşı ne hissettiğinin hakkında pek bir fikrim yok, ben olsam muhtemelen benden nefret ederdim. Sorumsuz aptal bir abi ya da amca olarak görüyorsan da sana kızamam. Gençliğimde bazı hatalarım oldu, sana bunları uzun uzun anlatabilmeyi çok istiyorum. Muhtemelen kimse sana Blacklerin evinden bahsetmemiştir, mektupta yazabileceğim bir şey değil ama mirasının arasında bir de kocaman sihirli bir ev olduğunu söyleyebilirim. Seni buraya davet etmek sanırım delilik olur ama seni ve Harry'i görmeyi çok istiyorum. İkinize de anlatmam gereken çok fazla şey var. Bu arada Harry ile aranız nasıl, yani düşman binalardasınız ve senin Malfoy'un oğlu ile yakın olduğunu duydum. Muhtemelen düşman bile olabilirsiniz. Neyse insan yapacak bir şey bulamayınca mektuplarını böyle gereksiz uzatıyor işte. Kendine iyi bak Star, canını sıkan bir olay olursa bana haber vermen yeter. Azkabandan kaçmış deli katil amcan senin yerine halleder.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star of Draco
FanfictionRegulus'un kızı Star ve ailesinin dostu Malfoyların oğlu Draco. Birbirlerinden başka arkadaşları yok. Acımasız şekilde büyürken sahip oldukları en gerçek şey birbirleri. Başlarına en fazla ne gelebilir ki :)
