15.

602 49 37
                                        

Bütün öğrenciler okulun ortak salonunda yerde yatarken içimi çektim. Sirius Black'in Şişman hanımın tablosuna saldırması olayı üzerine bütün okul panik içindeydi, bütün öğrenciler artık bir arada ortak salonda uyuyordu.

Altımdaki rahatsız minderin üstünde dönüp dururken sonunda sağ tarafımda yatan Pansy bana bir tekme attı. " Bir daha hareket edersen sana lanet atarım."

" Offff!" Sol tarafıma, doğrudan Draco'ya döndüm. Onunda gözleri açıktı, bana bakınca sessizce birbirimizi anladık.

Düşünmeden uzanıp elini aramaya başladım. Sonunda onun sıcak elleri benimkileri buldu, sıkıca tuttu. " Bu çok saçma, bir katil bizi bulursa daha kolay hepimizi avlaması için mi bir aradayız? Herkesi kurbanlık koyun gibi bir yere topladılar. "

Sessizce tekrar ofladım. Bahsettikleri katil amcamdı, onu bir kez bile görmemiş olmamın hiçbir önemli yoktu çünkü o benim amcamdı. Babamın kardeşi... Gerçekten böyle korkunç bir katil olabilir miydi? Neyse ki onun zindanlarda değil de kulelerin birinde ortaya çıkması beni biraz olsun rahatlatmıştı, demek oluyordu ki peşinde olduğu kişi ben değilim. Rahatlatıcı bir haberdi evet ama aynı zamanda hayal kırıklığı da yaratmıştı, tıpkı zamanında babama sahip çıkmadığı gibi şimdi de bana sahip çıkmıyordu.

Başımı iki sana salladım, öz amcamın beni öldürmek için gelmemesine üzülmem delilikti.

" Güvendeyiz Dray..." diye fısıldadım dediklerime kendim bile inanmadan. " O kadar öğretmen var... Ve o kadar öğrenci..."

Draco burnundan hafif bir gülme sesi çıkardı. " Profesörler önce kendilerini korusunlar, ilk sene onlardan biri yandı geçen sene de biri delirdi ve şimdi akıl hastanesinde. Daha kendilerine bir faydaları yok. Eminim ki birinci sınıflar bile bizi onlardan daha iyi korurlar."

Elini bırakıp hafifçe omzuna vurdum. " Merak etme ben seni korurum. Şu sırt kaslarımı görüyor musun?" Yattığım yerde alaycı şekilde gerinirken Pansy ve Blaise'den de gelen kıkırdama sesiyle bizi dinlediklerini fark ettim.

" Ben ciddiyim. Tek yumruğum herkesi mahvedebilir."

Blaise kontrolsüzce gülerken Pansy elini ağzına kapattı. " Merlin aşkına Zabini, kendine sahip çık."

Blaise kendini biraz toparlayınca Pansy'nin avcunu yaladı, Pansy anında elini geri çekip onun göğüsüne vurdu. " Pislik herif ya!"

" Umarım elin temizdir." dedi Blaise sırıtarak.

Draco dirseklerinin üzerinde hafifçe doğruldu. " Hadi iddiaya girelim. Sizce bu sene sonunda hangi profesörün başına nasıl bir bela gelecek."

" Hagrid devini o canavarlarından biri yiyecektir." dedi Pansy alaycı bir ciddiyetle.

Blaise onun üzerinden bize doğru heyecanla eğildi. " Hayır hayır bence Snape saçındaki yağ yüzünden sonunda kargalara yem olacak."

Kahkahamı tutmak için elimi ağzıma bastırdım ama çıt çıkmayan ortak salonda sadece bizim yüksek sesli fısıldaşmalarımızın duyulduğunun farkındaydım.

" Bana kalırsa Dumbledore olacak, sakalları ayağına dolanacak ve kuleden aşağı uçacak..." Neredeyse kahkaha atarak başladığım cümleyi Draco'nun yüzünün aniden ciddileşmesiyle mırıldanarak bitirdim.

Dumbledore tepemden bize yüzündeki o sinir bozucu gülümseme bile bakıyordu. " Ah bu bir kehanet mi Bayan Black?"

Gergin şekilde boğazımı temizledim. " Şey öyle bir şeyler." diye bir yalan uydurdum. " Geçen gün öğrendiğimiz el falını pratik yapıyorduk... " Zayıf bir yalandı ama onun için yeterli gibi görünüyordu.

Star of DracoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin