24.

354 38 42
                                        

Korku içinde bir çığlık atarken yüzümde patlayan beyaz ışıkla durdum. Kısacık sürede aklımdan binlerce olasılık geçmişti; bunlar peşime düşmüş ölüm yiyenler olabilirdi -benden ne istiyor olabilirlerdi ki!-, belki de amcama kinli olan büyücülerden biri intikamını benden almak istiyordu. Asama uzanacak kadar vaktim yoktu o yüzden elimdeki pastayı bırakıp körlemesine bir yumruk salladım.

O anda salonun ışıkları açıldı, önünde iki büklüm duran Blaise ve bana şaşkın şaşkın bakan bir kalabalık vardı. “Bu da neydi böyle?!” diye bağırdım, hala neler döndüğünü anlamıyordum.

“İyi ki doğdun Star…”

Daha da kafam karışmış şekilde onlara baktım. “Bugün benim doğum günüm değil ki, ben doğduğum günü bile bilmiyorum!” Hala neden bağırdığım hakkında hiçbir fikrim yoktu ama adrenalin hala damarlarımda gezerken mantıklı düşünmek çok zordu.

Draco yanıma gelip elini omzuma koydu. “Doğum gününü bilmediğini bizde biliyoruz Dalya, sana güzel bir şey yapmak istemiştik. BU aptal okulu çok sevdiğin için ve burası hayatını değiştirdiği için 1 Eylül’ü seversin diye düşünmüştük. Tabii Blaise’in yumruklanması bize de sürpriz oldu.”

Hala benden normal bir tepki bekleyen kalabalığa baktım. “Teşekkür ederim… ben… çok şaşırdım sadece. Daha önce hiç doğum günü kutlamamıştım…”

Neyseki Pansy imdadıma yetişip müziği açtığında kalabalık dağılmaya başladı. Kalbim biraz yavaşlamaya başlayınca kaşında buzla oturan Blaise’in yanına oturdum. “Çok özür dilerim Blaise, böyle bir şey olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi. Birileri benim peşimde falan sandım. Keşke önceden beni uyarsaydınız.”

“Önemli değil Star. Herkese kaşımı bir trolün patlattığını söyleyeceğim ve sende şahidim olacaksın.”

Pansy bir kahkaha attı. “Bence hepimizin uzun zamandır yapmak istediği bir şeyi yaptın. Dürüst olalım Blaise bazen bunu çok hak ediyor.”

“Gülme Pansy, kendimi gerçekten çok kötü hissediyorum. Koca bir doğum gününü ne zaman planladınız?”

Pansy başıyla yanıma oturan Draco’yu gösterdi. “Aslında bütün fikir Dray’indi. Bütün yaz başımızın etini yedi durdu. Bizde oturup sana güzel bir doğum günü tarihi bulmaya çalıştık ve sonunda ortaya 1 Eylül çıktı ki bu da Dray’in fikri.”
Draco hafifçe ensesini kaşıdı. “Umarım seni gücendirecek bir şey yapmamışımdır. Hiç doğum günü kutlamadığını söylediğinden beri aklımdaydı. İstemezsen bir daha yapmayız, çünkü bilirsin zaten bir doğum tarihin olmalı ama bilmediğimiz için en azından kendi aramızda kutlayabileceğimiz bir tarih bulmaya çalıştım-”

Onun saçmalamasını dinlerken yanaklarım alev alev yanmaya başlamıştı, bu yaşıma kadar -ki eh tam olarak kaç yaşında olduğumda biraz şüpheliydi ama en az 14 yaşında olduğum kesindi- doğum günümü tahmin etmeye çalışmıştım. Annem ve babam kimseye tek kelime etmediği için kesin olarak bilmemin hiçbir yolu yoktu, belki on beş kasımdı ya da üç ocaktı…

Ama şimdi ilk kez bir tarih doğru hissetmişti. 1 Eylül. Artık doğum günüm bugündü. Hiç düşünmeden kollarımı Draco’nun boynuna doladım. O hala bir açıklama yapmaya çalıştığı için biraz duraklasa da kollarını sıkıca belime doladı.

“Teşekkür ederim, doğum günüme bayıldım.”

“Doğum günün kutlu olsun Dalya.”

Blaise bizi buz torbası ile dürtene kadar öyle durduk. “Hey hey, burada yumruğu yiyen benim ama sarılma alan o. Hiç adil değil.”

Star of DracoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin