28.

339 35 49
                                        

“Impedimenta*”

Draco’nun son anda yana dönmesi ile büyüm onu sıyırıp geçti. Ben durmadan peş peşe büyü atmaya devam ederken sonra expelliarmus büyüsü onu karnından vurdu. Draco’nun asası elinden uçarken kendi de geriye doğru savrulup kıçının üstüne düştü.

“Lanet olsun Dalya…” dedi soluk soluğa. “Bu kadar büyüyü o salaklardan mı öğrendin?”

Hafifçe omuzlarımı silkip suyumu aldım ve onun yanına oturdum. Sudan birkaç yudum alıp ona uzattım, o da sessizce içip yanına koydu.

Dumbledore’un ordusu beklediğimden daha faydalıydı. Bir sürü büyü öğrenirken hayatımdaki deliliklerden uzak kalmak daha kolay hale gelmişti. Beni tek zorlayan taraf onlar hakkında kimseye tek kelime edemiyor olmamdı. Sadece Draco nereye gittiğimi biliyordu ama zaten ona önceden haber vermiştim. O odada olan her şey orada kalıyordu ve bu benim hayatımda yaptığım en zor şeylerden biriydi.

Diğer bir konuysa Penny’di. Ters ters Draco’ya baktım. Başka bir kıza yardım etmek zorunda mıydı sanki? Göğsümdeki tuhaf sancıyı yok etmek için hafifçe ovuşturdum.

“İyi misin?”

Başımı salladım. “Sadece yoruldum, biliyorsun birkaç saattir senin kıçını tekmelemekle meşguldüm.”

Draco hafifçe gülümsedi. “Daha önce kimse sana ne kadar sinir bozucu bir kız olduğunu söylemiş miydi?”

“Ne kadar çok duyduğumu sayamam. Ayrıca kibirli ve sürtük de çok duyduğum şeylerden biri.”

Draco'nun gülümsemesi soldu. Hakkımda dolaşan dedikoduları herkes kadar o da iyi biliyordu. “Onlar ne dedikleri bilmeyen aptallar Dalya.”

Dedikodular o kadar fazlaydı ki takip etmek zorlaşmıştı. En popüler olanlar; teyzem bir profesörle yatıp okuldan atılmıştı, amcam Azkabandan kaçan ve hala aranan bir katildi ve ben baloya iki erkekle gitmiş bir sürtüktüm. Ayrıca Quidditch takımına hile ile girdiğim, ‘uygunsuzluk’ yaptığım için atıldığım, soyadımı kullanarak rüşvet verdiğim…

Takip etmek için uzun bir listeydi.

Draco homurdanınca içimi çektim. “Merak etme umrumda değiller. Hepsinin yalan olduğunu sen biliyorsun, geri kalan herkes istediği şeye inanabilir.”

“Evet ben biliyorum ama bu insanların senin hakkında böyle konuşabileceği anlamına gelmez.”

“İnsanlar konuşur Dray. Önemli olan herkesi dinlememek. Sizin hakkınızda söylenen bir sürü şey de duydum ama bu benim gözümdeki sizi değiştirmedi.”

Draco sonunda gülümsedi. “Ah öyle mi? Neler duydun bakalım?”

“Senin babanın eteğine saklayanan bir bebek olduğunu, Pansy’nin rüşvetle sınav sorularını bulduğu duymuştum. Ve sanırım Zabini mirası da biraz şaibeli yollarla kazanılmış, annesinin bir sürü kocası olmuş.”

Draco kıkırdadı. “Aslında hepsi kısmen doğru diyebilirim.”

Gülerek başımı iki yana salladım. “Gördün mü? Bir önemi hala yok. Aslında bende amcamı saklıyorum biliyorsun.”

“Sanırım hiçbirimiz pek masum sayılmayız.”

Uzanıp içgüdüsel olarak elini tuttum. “Bu yüzden dostuz ya. Arkadaş demek bu değil mi?”

Draco elimi geri sıktı. “Sanırım sana arkadaşlık kavramını çok yanlış öğrettik. Sana kötü örnek oluyoruz.”

“Siz mi? Kurt adamla kavga etmiştim hatırlatırım.”

Star of DracoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin