Az kalsın bölümü atamıyordum!!!!!! Uygulama güncellemesi istedi ve tabii ki güncelleyemedim. Yarım saattir uğraşıyorum en sonunda tabletten atabildim. Elimizdeki tek eğlence kaynağını da sonsuza kadar kaybedersek beni kimse toplayamaz. Şu dramadan sonra hızlıca yazıp bitirmek istiyorum bu kurguyu yarım kalmasını hiç istemiyorum. ÖZGÜRCE okuyup yazabildiğimiz günleri görmek üzere.
****************
Arkadaşlar... ufak bir uyarım var. Yarı smut gibi bir şeyler var, rahatsız olacaklar varsa bölümün sonunu atlayabilirler.
İlk kez smutımsı bir şeyler yazdım lütfen üstüme gelmeyin fdjs
Bu bölümü okurken Those Eyes- New West dinlemeniz tavsiye edilir.
Keyifli okumalar.
***
Ayaklarımı esnetirken aklımı sadece maça odaklamaya çalıştım. Sırtımda onlarda yüz varken biraz zor bir görevdi fakat bunu kendimden çok takımıma borçluydum. Kaptan olarak dik durmam gerekiyordu.
Gözlerimi seyircilerin arasına çevirdim, Draco en öndeydi. Elinde kocaman bir Kaptan Black pankartı görünce gülümsedim. Keşke asam yanımda olsaydı da ona sihirli bir öpücük yollama fırsatım olsaydı. Yine de parmaklarımın ucunu öpüp hayali öpücüğümü ona fırlattım. Draco neyseki ne yaptığımı görmüştü, elini kaldırıp hayali öpücüğümü yakaladı ve kendi dudaklarına bastırdı.
Nott sırtıma vurana kadar aptal gibi sırttığımın farkında bile değildim, son zamanlardaki bitmek bilmeyen stresten sonra bu hoş bir değişiklik olmuştu.
"Kaptan oğlanları kesmekten odaklanamıyor."
"Kes sesini Flint. Sadece sevgilimle cilveleşiyorum bu sizi hiç ilgilendirmez."
Dönemin son maçıydı ve biz açık ara öndeydik. Bu maçı kazanmamız ya da kaybetmemiz kupanın sahibini değiştirmeyecekti ama son maçımızı da kazanırsak herkes için güzel bir motivasyon olacaktı.
"Bu maçı kazanıyoruz." dedim takımıma bakarken. "Kimseden bahaneler duymak istemiyorum. Ben kaleyi korurken gol yemeyeceğim sizde bu sırada karşı takımı mahvedeceksiniz. Aptal Weasley beklediğimden daha iyi bir kaleci çıktı ama benden iyi değil. Dönemin başından beri sayısız antrenman yaptık, şimdi de kazanma vakti. Kazanıyor muyuz?!"
Hepbir ağızdan çığlıklar yükseldi. "Kazanıyoruz!"
"Şimdi onları mahvetme zamanı! kurallara dikkat ettiğiniz sürece sert oynamaktan asla çekinmeyin. Alice,"
Kız hevesle bana döndü. Arayıcı olarak onu seçmiştim çünkü takımın en küçük üyesi oydu. Küçük olması azmini azaltmıyor aksine arttırıyor gibiydi, öyle hızlı hareket ediyordu ki bazen sinich ten bile hızlıymış gibi geliyordu. "Efendim kaptan?"
"Bu sefer benden işaret beklemene gerek yok, biz birkaç sayı yaptıktan sonra o altın topun peşine düş."
Alice büyük bir ciddiyetle bana asker selamı verirken gülümsedim. Bu sene yaptığım en büyük gelişmelerden birisi de takıma iki yeni kız oyuncu almak olmuştu. Alice arayıcımız, Olivia Miren de kovalayıcımızdı. Birkaç sene önce hiç kız olmayan takımda şimdi üç kızın olması göğsümü gururla kabartıyordu. Takımıma bakıp gülümsedim, şu an odaklanmam gereken tek şey onlardı. Yumruğumu havaya kaldırdım. "Slytherin! Slytherin!"
Benim arkamdan takımda bana eşlik etmeye başladı, birkaç saniye geçmeden seyirci olan bütün Slytherinler ve destekçilerimiz tezahürata katılmıştı. Karşı takımın kaptanı Harry'i görünce sırttım. Dudaklarımı sessizce oynattım. "Sizi mahvedeceğiz."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star of Draco
Fiksi PenggemarRegulus'un kızı Star ve ailesinin dostu Malfoyların oğlu Draco. Birbirlerinden başka arkadaşları yok. Acımasız şekilde büyürken sahip oldukları en gerçek şey birbirleri. Başlarına en fazla ne gelebilir ki :)
