42. Bölüm

9 1 0
                                        

42. BÖLÜM: Kanlı Çark

Fatma Turgut - İkimizden Biri

🗝️

İstanbul; Özgür, ama bir o kadar hapis. Zor, ama bir o kadar etkileyici. Bir kuyu sanki. Uçsuz bucaksız bir uçurum. Uçurumun kıyısında bir cambaz içindeki herkes.

O cambazlardan biriydi işte genç adam.

Asla dönmeyi düşünmediği bu şehire geri gelmişti Kaya. Acılarını yeniden önüne koyan bu sokaklardan geçiyordu yine. Anılarla yıkanmış bu sokaklar ona kaybettiklerini haykırıyordu. Akis'i düşledi, önce Sarı saçları geldi gözünün önüne sonra dünya gözleri. Her zamanki gibi güzel hayali gözünün önünde beliren yanmış haliyle kesildi. Acıyla kasıldı bedeni. Arabayı daha da hızlandırdı. Eve gitmeden önce mezarlıkta buldu kendini.

Orada biraz vakit geçirdi. Sevdiği kadının toprağını öptü. Özlemişti onu, gidermeye çalıştı içindeki özlemi. Sabah serinliği yavaş yavaş dağılırken çıktı mezarlıktan.

Sonra arabasına bindi. Ezbere bildiği yolda sürmeye başladı usulca. İçindeki acı burada daha fazlaydı. Bu acıyla nasıl baş edeceğini bilmeden sürdü. O lanetli evin önünden geçmesi gerekiyordu. İçindeki öfkeyi susturamadı. Yangından sonra harabeye dönmüş evin sokağına geldiğinde gaza yüklendi. Tam gaz geçtiği eve çevirmedi kafasını. Ondan her şeyini alan eve bakmadan geçti.

Evine geldiğinde burası da onun için ayrı acıydı. Sevdiği kadının defalarca elinin değdiği kapıyı açtı. İçeriye girdi. Askıdaki Akis'in hırkasına baktı acıyla. Hırkayı kokladı ama kokusu kalmamıştı. Hırkayı usulca bırakarak valizini odasına çıkardı.

Valizi açıp içindeki kutuyu özenle aldı. Kutuyu açtı. Akisin çekmecesinde bulduğu kolyeyi aldı önce. Hisli bir Buse kondurup kenara bıraktı. Sonra turuncu ambalajlı kremi aldı. Kapağını açıp tanıdık kokunun ciğerlerine dolmasını bekledi. Kokuyu almasıyla gözlerinden bir kaç damla yaş döküldü. Kremi de özenle kolyenin yanına bıraktı. Kitabı açtı, içindeki fotoğraflar yine elindeydi.

Tek tek baktı fotoğraflara. Kaybettiği şeyler bir kareye sığmıştı fakat içine sığmıyordu işte. Fazla geliyordu. Bebeğinin ultrasonuna baktı uzun uzun. Başlarda anlayamamıştı, daha oluşmamış minicik noktayı pek bir şeye benzetememişti. Ama artık anlıyordu. Görüyordu bebeğini. Yitip gitmişti ellerinden. Daha hiç tutamadan kayıp gitmişti. Kaya bu düşüncelerde boğulurken çalan kapısıyla kendine geldi. Tüm eşyaları özenle topladı ve kutuya geri yerleştirdi. Aşağıya inip kapıyı açtığında Ceyhun'u gördü karşısında.  Genç adam buraya geldiğini haber vermemişti. O yüzden Ceyhun'u görünce şaşırdı.

"Lan niye geldiğini haber vermedin?" Diye sitem etti yalandan.

"Ani gelişti kardeşim, sen nereden öğrendin geldiğimi?" Diye sordu.

"Önümden fırtına gibi geçtin. Senin araban mı ondan bile emin olamadım, kontrole geldim. Sokak arasında bu kadar hız yapılmaz kardeşim." Diye yanıtladı Ceyhun. Kaya'nın dönmesine sevinmişti. Arkadaşını böyle iyi gördüğüne daha çok sevinmişti. Onu en son bıraktığında hali pek iyi sayılmazdı. Şimdi böyle toparlanmış gördüğüne hem sevinmiş hem de şaşırmıştı.

"O ev-" zorlanarak sustu Kaya ve boğazını temizledi, "o evin önünden geçiyordum. Dayanamadım, görmek istemedim bastım gaza." Ceyhun'un anlayışla başını salladığını görünce, "sen bana demedin ama ben sana diyeyim, hoşgeldin kardeşim." Diye mırıldandı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Mar 28 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

P E R ABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin