11.09.2022
Asaf'tan
Teoman geri döndüğünde, ben çoktan üstümü değiştirmiştim. Yüzünde, her zaman varlığını koruyan o tatlı gülümsemesi vardı. Bekleme kısmında onu bekliyordum çünkü hâlâ onun dojo kurallarına hakim sayılmazdım. Bu yüzden yanımdan geçtiğinde, annesini takip eden bir ördek gibi peşine takıldım.
Kenardaki eşikten geçmeden önce öne eğilerek selam verdi ve mindere ayak bastı.
Onu taklit ederek ben de selam verip mindere çıktığımda, Teoman, "Bu minderin adı neydi?" diye sordu.
Burayı temizlediğim ilk gün söylemişti ama anımsayamıyordum.
"Minder değil mi?"
"Tatami!" derken sesi gür ve netti. Ardından adımlarını takip ederken istemsizce gülümsüyordum. Her şeyi öğretmek istediğini hissedebiliyordum ve ben de... Her şeyi, sevdiği, dahil olduğu her şeyi öğrenmek için sabırsızlanıyordum.
Kamizanın önüne geçerek, dizlerinin üstünde yere oturdu. Hep seslendiği seiza oturuşuydu. Ben de karşısında seizaya oturduğumda, "Şu anda bir sempaim olmadığı için dersi ben açacağım. Ben selam verdikten sonra, onegaishimasu demen yeterli," dedi hızlıca. "Birinci selam Ueshiba Shihan'a, ikinci selam ise benim için..."
Başımı onaylarcasına salladığımda, sırtını bana dönerken yüzünü kamizadaki Ueshiba'nın fotoğrafına döndü ve "Hai," diye başladı ve devamını anlamadığım birkaç Japonca kelime sıraladı. Bir noktada sessizce selam vermek için eğildiğinde onu taklit ettim ve hızlıca yüzünü bana döndü ve "Sensei rey..." dedi.
Tekrar selam vermek için eğildiğinde, "Onegaishimasu!" dedim ve yavaşça doğruldum.
Teoman derin bir nefes alarak ayağa kalkarken, "Isınalım, ısınma hareketlerini hatırlıyor musun?" diye sordu.
Başımı onaylarcasına salladım ve kollarımı çevirerek esnetmeye başladım. Teoman da bana eşlik ederken, omuzunu ve belini esnettiği bir hareket gösterdi ve "Burada elinde bir kılıç olduğunu, kılıç için esneme hareketi yaptığını düşünebilirsin," dedi. Ona yakın olduğum için bileğini bükme şeklini, belini hareket ettirişini ve vücudunun eğilip bükülmelerini yakından görebiliyordum.
Onun kadar estetik yapamasam da onun gibi yapmak için çaba harcıyordum.
"Godai."
Şaşkınlıkla ona baktığımda, "Değiştir, diğer yöne geç anlamında," dedi hızlıca.
Sol tarafıma esnemeyi bırakarak sağ tarafıma esnemeye başladığımda, Teoman da benimle birlikte tekrarladı ve sonra başka bir esneme hareketine geçti. Onu takip ettiğim sırada, "Soldan sağa doğru esneriz, ilk sol sonra sağ, yin yang, akış yönü, enerjiyi yönlendirmek için... Bu yüzden ısınma hareketlerine soldan başlanmasını istiyorum..." dedi.
"Sen bahsedene kadar öyle bir yönlendirme olduğunu bile bilmiyordum," dedim, sağ kolumu esnetmeye başlarken.
"İkkyo," diyerek, sol bileğini sağ elinin içinde çevirdi ve bileğini esnetmeye başladı. Usulca ona doğru adımlayıp, bileğini nasıl kavradığına daha yakından baktım. Geçen derste Osman abi göstermişti ancak tam hatırlamıyordum. Eh, bir de sevgilim, bu kelime... Bu düşünce... Teoman'a yakın olma düşüncesiyle başım dönüyordu. Böylesi fırsatları kaçıracak adam değildim ben de.
Sol bileğimi avuç içim yukarı gelecek şekilde çevirdim ve sağ elimi başparmağım sol elimin serçe parmağını ileri iterken, diğer dört parmağımda baş parmağımı kavrayıp dışa doğru bir bükme hareketiyle bileğimi esnetmeye başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Juunintoiro | bxb
Fiksi Umum"Ne yapıyorsunuz?" "Asıl siz ne yapıyorsunuz? Etek metek, hayırdır?" "Etek değil bu, hakama. Ne yaptığımızın cevabıysa... Aikido. Savunma sanatı, ihtiyacınız var gibi gözüküyor." 01.03.2023
