🍁 4

3.3K 357 1
                                        

Canım kardeşim, minik kuş,

Unutmaman gereken tek şey, ablanın seni çok sevdiği.

Anneme söylemenin imkan dahilinde olmadığını anladığımdan beri babamla konuşmak için fırsat kolluyordum.

Bugün o fırsat elime geçti. Annem mutfakta davlumbazı açmış balık pişiriyordu. Evin kızartma kokusuna boğulmasından nefret ettiğini bilirsin. Sakin adımlarla, içimde yükselen fırtınalara inat, oturma odasına girdiğimde babam televizyonda maç seyrediyordu. Sessizce koltuğun kenarına iliştiğimde bir saniye bana göz atıp maçına geri döndü.

Aramızdaki ilişki, her zaman pürüzlüydü ve belki de bu yüzden ilk önce ona söylemenin daha kolay olacağını sanıyordum. Fakat ona bakarken; saçlarına ve şakaklarına düşmüş aklara, parmaklarını süsleyen nasırlara bakarken, kelimeler dudaklarıma yapışmış gibiydi.

Ama söylemek zorundaydım. İçimi her geçen gün biraz daha kemiren bir suçluluk veriyordu onlardan gerçekleri saklamak. Sayılı zamanı eksiltiyor, onlardan çalıyordum. Kelimelerin ağzımdan dökülüşüyle birlikte her şeyin değişeceğini biliyordum. Nasıl değişmesindi ki?

Bilmem ne kadar sonra, "Bir şey söylemem lazım." dediğimde sesim miydi babamı alarma geçiren yoksa ne halde olduğundan haberdar olmadığım yüzüm müydü bilmiyorum, ama babam televizyonu tek kelime etmeden kapattı. Mutfağa kaçamak bir bakış yolladıktan sonra başlamamı söylercesine kafasını salladı.

Ben de her şeyi, dünyamın nasıl birden bire mucizevi bir yere dönüştüğünü, yüreğimdeki ağırlığı anlattım.

Kız Kardeşime MektuplarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin