🍁47

1.3K 247 6
                                        

Malik'in son bakışı aklımda hala. Ben hastane odasında avcumun içindeki haplarla dururken bana bakışı... Hiçbir şey söylemedi biliyor musun? İtiraz etmedi. Sadece sakin haliyle izledi beni. Gözlerini bir an bile gözlerimden ayırmadan camın hemen önünde.

Bana gerçek gibi baktığı son gün. Ve ona "Git!" dediğim tek gün...

Senin hakkımdaki gerçeği öğrendiğin ilk gün de aynı zamanda. Tabi, bütün hepsini değil. Sadece küçük bir parçasını.

O ânın nasıl olduğunu hayal etmeye çalıştım. Yani finallerinden hemen sonra şen bir sesle anneme otobüs biletini aldığını söylemek için aradığında annemin sana titrek bir sesle, hastanede olduğumu ve çok hasta olduğumu söylediği o korkunç telefon görüşmesini.

İlk duyduğunda için dondu mu? Kulaklarına inanabildin mi? Ya da inkar etmeye mi kalkıştın?

Gülümsemelerini öldürdüm mü? Malik'ten başka, senin mutluluklarının da katili oldum mu?

Boğazına düğümlenen soruların ağır yangınında, saatler süren yolculuğunda, otobüs camından bakarken gördüğün manzara değildi bunu biliyorum işte. Orada beni ve küçüklüğümüzü gördün. Birbirimize kardeş olduğumuz ve hatta kardeşten çok daha başka, çok daha ayrılmaz bir şey olduğumuz bütün günlerimizi seyretmişsindir. Her baktığın yerde beni görmüşsündür. Ve soramadıkların içinde büyümüştür.

Saatler sonra Ankara'ya indiğinde şimdiye kadar ayaklarının hiç değmediği bir yere gelmenin hüznünü sana yaşattığım için özür dilerim.

Sen geldiğinde uyuyordum. O yüzden ablandan geriye kalan o solgun, kuru ve ölgün iskeleti ilk gördüğünde neler olduğunu bilmiyorum. Ama böylesi daha iyi. Seni hep o öldürdüğüm parlak gülümsemelerinle hatırlamak istiyorum. Malik'i hep gerçekmiş gibi hatırlamak istediğim gibi

Kız Kardeşime MektuplarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin