🍁37

1.2K 236 24
                                        

Canım kardeşim,

Malik namazını kıldıktan sonra evin yolunu tutmuştuk. Kaybolduğumu sandığım sokaklar Malik'in rehberliğinde bilindik yerlere bırakıyordu yerini, ben sessizdim. Ona ne diyeceğimi bilmiyordum açıkçası. Kafam karışıktı. O mescide gidene kadar onun böyle bir insan olduğunu gösteren hiçbir işaret yoktu. Yani ne bileyim onun gibi adamların kızlarla pek konuşmadıklarını düşünürdüm hep. Şimdiye kadar öyle insanlara rastlamamıştım. Belki de sadece arkadaş olarak vakit geçirmekte sakınca yoktu. Bilmiyordum.

Eve varmak üzereydik, o her zamanki çocuk parkının önünden geçiyorduk. Kafamı kaldırdım ve yüzüne baktım. Elleri ceplerinde önüne bakarak yürüyordu. Yüzünde çok dingin bir ifade vardı.

"Malik." dedim merakıma engel olamadan. "Bu yaptığın doğru mu?" Yüzünü bana çevirdiğinde ilk kez herhangi bir cevabı olmadığını hissettim. Ya da sorumu anlamamıştı. İçimi kaplayan sıkıntıyla derin bir nefes alıp beyaz bir ıslaklığı soğuk havaya üflediğimde açıklamak istercesine yeniden söze girdim.

"Böyle benimle takılmandan bahsediyorum. Hani ben bir kızım, sen de bir oğlansın..." Bir an kafamı en yakın duvara vurma isteğiyle sustum. Saçmalıyordum ve bunu Malik'in sırıtmaya başlayan suratından da gayet açıkça okuyabiliyordum.

"Söylediğin iyi oldu ben farkında değildim." dedi daha da geniş gülerken. Kaşlarımı çatıp yüzümü buruşturdum. "Neyi kast ettiğimi biliyorsun."

"Evet," dedi yavaşça sonra gözlerimin içine bakıp "Ama sen hala kim olduğumu bilmiyorsun."


Kız Kardeşime MektuplarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin