Sana mektupları nasıl vereceğimi bilmiyorum. Aslında her saniyeni benimle geçiriyorsun ama uygun bir an bulamıyorum. Bazen bana bakışlarında öyle kuvvetli bir sızı hissediyorum ki kelimeler dilimde düğüm düğüm oluyor. Uyuduğumu sandığın vakitlerde sessizce ağlayarak anlattıklarını dinliyorum. Ve her söylediğinle mektuplarımı param parça edip yakmak istiyorum.
Bunların sana huzur getireceğini nasıl düşünmüş olabilirim? Okudukça üzüntülerinin katmerleneceğini nasıl anlamamışım? Bu hastane odasının küt acılarındansa mektuplarımın keskin uçlarını sana çevirmeye nasıl niyetlenebilmişim?
Ama annem gibi olmayışın beni mutlu ediyor. Gözlerimi açıp seni karşımda ilk gördüğümde bana sımsıkı sarılıp ağlamaya başlamana ne kadar minnettarım anlatamam. Bana ağlarken başımı gömebileceğim bir kucak olduğun için seni ne kadar daha çok sevdiğimi bilemezsin.
Vaktimin iyice daraldığından eminim. Artık yataktan çıkacak kadar gücüm bile yok. Sadece odanın penceresinden seninle birlikte Ankara'nın puslu semalarını izleyerek sonumu bekliyorum. Ama benim için mealden okuduklarını dinlerken gözlerimin kapandığını ve bir daha açılmadığını hayal etmek içimi rahatlatıyor. Senin sesinden artık neden var olduğumu dinlerken öleceğimin düşüncesi biraz da olsa hafifletiyor yüklerimi.
Yaşarken cenneti hak edecek bir şey yapmadım ben ama en azından inkar ederek ve cahilce ölmüyorum. Şimdiye kadar tanımadığım Rabbimin rızasını kazanacak işlerle geçirmedim günlerimi fakat bir Sahibimin olduğunu bilmek; bana Malik'i gönderenin O olduğunu bilmek hüzünlerimden eksiltiyor. Umut edemiyorum lakin bir lahza için bile umutsuzluğa düşmüyorum da.
Psikiyatrın verdiği ilaçları içmeyi keseli iki gün oldu. Kimsenin haberi yok bundan. İki gündür, o küçük ilaçlara dokunmadım. Ama...
Ama Malik gelmedi.
Onu son bir kere görmeyi çok istemiştim. Ondan özür dilemek istemiştim. Ona teşekkür edecektim. Ona onu sevdiğimi söyleyecektim. Ve kim ne derse desin benim için gerçek olduğunu...
İkinizi tanıştırmayı çok isterdim biliyor musun? Şu dünyada en çok sevdiğim iki insanı, yüreğimin iki kıyısını bir araya getirmeyi ah ne çok isterdim... Sonra Malik'in de bana mealden bir sure okumasını dinlemek isterdim.
Fakat olmadı.
Malik gelmedi. Gelmeyecek de... Bir daha hiç gelmeyecek.
Keşke ona bağırmasaydım diyorum bazen. Keşke onu son görüşümde bir kere olsun gülümsetebilseydim onu ve daha uzun baksaydım gözlerine... Keşke... Keşke ona söyleyemediklerimin hepsini söyleyebilseydim.
Özür dilerim Malik.
Teşekkür ederim Malik.
Seni çok seviyorum Malik.
Senden daha gerçek kimseyi tanımadım ben, Malik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kız Kardeşime Mektuplar
Short StoryCanım Kardeşim, Bu tuhaf adamla nasıl tanıştığımın hikayesi.
