🍁40

1.2K 255 3
                                        

Canım kardeşim,

Tüm sabah hastanenin farklı katlarına makam aracımla -ki bu araç bir tekerlekli sandalye oluyor- götürülüp getirilmiş, elli yıl sonrasında gündelik hayatta popülerlik kazanacağını tahmin ettiğim bilim-kurgusal aygıtların içine konulup çıkarılmış ve nihayetinde odama bırakılmıştım. Babam işi olduğu için gitmek zorunda kaldığından annemle beraberdim. Ağır bir sessizlik vardı aramızda, ve annemin gözleri oraya hapsetmekte direttiği tonlarca litre okyanusla parlak ve buğuluydu.

Ne kadar öylece oturduk bilmiyorum fakat annem evden getirmesi gereken bazı şeyler olduğunu akşama geleceğini söyleyerek gittiğinde rahatlamıştım. Eve gidince ağlayacağını biliyordum, benim yanımda ağlamayı reddettiği için, güçlü durmaya çalıştığı için onu hiçbir zaman suçlayamazdım. Fakat bunun aramızda korkunç kalınlıkta duvarlar ördüğünü de asla inkar etmeyeceğim.

Ben de anne olsaydım ve çocuğum aynı durumda olsaydı, annemiz gibi davranacağımı biliyorum. Ama benim hiçbir zaman bir çocuğum olmayacak. Önce rahmimde büyüyüp sonrasında kollarımda uykulara dalacak bir bebeğim olmayacak. Anne olmadan öleceğim. Anne olamadan öleceğim...

Teyze bile olamayacağım. Sana benzeyeceklerini hayal ettiğim o minikleri asla göremeyeceğim. Onları dondurma yemeye götüremeyeceğim hiçbir zaman. Sen azarladığında sığınacakları bir teyzeleri olmayacak. Senin arkandan birlikte yaramazlık da yapamayacağım onlarla.

Hiç evlenemeyeceğim.

Senin düğününü göremeyeceğim. İkram edeceğin kahvelerden en özel olanının içine tüm biberliği boşaltmanı seyredemeyeceğim mesela...

Sana sarılamayacağım en çok da.

Ve her seferinde seni yarım bırakacağım. Her mutlu anına bir gölge gibi düşeceğim. Her güzelliğine bir leke olacağım. Her gülümsemen buruk olacak bir ucundan.

Özür dilerim.

Özür dilerim.

Özür dilerim.



Kız Kardeşime MektuplarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin