Dertleşme

20 1 0
                                        

Odada Mahir ile ben kalmıştım.Mahir sandalyeye oturduktan sonra 216 paketinden bir sigara çıkardıktan sonra yaktım.Mahir karşımda uzun zamandır beni kandırmış olmanın verdiği mahçubiyet ile duruyordu.Radyo'nun sesini kısmıştım.Gözümün bir ucuyla ona bakarak
"Neden bana yalan söyledin neden kandırdın beni"
Mahir bu sorudan sonra derin bir iç çekerek oda bir sigara yaktı
"Yavuz kardeşim Dayı beni ilk seninle yakınlaşmam için görevlendirdiğinde seni tanımıyordum.Seni öldürme görevi bana verilmişti.Benim için adam öldürmek çok zor birşey değildi.Dağda bir sürü kişi öldürdüğümden beni çok zorlamayacağını düşündüm.En başlardaki görevim senin yakınında olmaktı.Ters bir durumda etkisiz hale getirmem için görevlendirilmiştim.Ama sen öyle birisi çıktın ki kardeşim seni tanıdıkça daha fazla sevdim.Bana verecekleri o görevden sürekli korktum.Sen öyle birisisin ki burada çoğu kişinin sevdiği değer verdiği biri haline geldin.Ama yukarılardan bize sürekli bir baskı vardı.Buranın sorumlusu Ercüment olan adam sürekli Dayıyı sıkıştırıyordu.Senin son duyduğun konuşmadan sonra Ercüment'i aradan çıkarmanın zamanı gelmişti.Biliyorum bana çok kızıyorsun seni kandırdığım için sana yalan söylediğim için benden nefret ediyorsun.Ama kardeşim şunu bilmeni isterim ben en başta seni görev olarak kabul ettim.Görevim icabı sana yakın oldum.Ama sonra senin karakterini insanlığını gördükten sonra sevgim tamamıyla gerçekti.Bunu bilmeni isterim.Belki yarın ki çıkacak isyanda ertesi günde ben olmayacağım."

Mahir'e bir taraftan kızıyordum.Diğer taraftan ise kendimi onun yerine koyuyordum.Karmakarışık duygular içerisindeydim.

"Yoruldum Mahir.Ne yapacağımı bilmiyorum.Son zamanlarda yaşadığım şeyler beni çok yıprattı.Bu adamlar ne istiyor benden.Neden benimle uğraşıyorlar.Neden benim 10 yılımı kaybettirdiler.Herşey bu kadar basit mi?İnsanların hayatlarıyla oynamak bu kadar basit mi?"

"Evet kardeşim bu kadar basit.Ama bir sıkıntı olmazsa yarın buradan kurtulacaksın.Belki sana kaybettiklerini geri getirtemem ama yarın senin için gerekirse canımı veririm kardeşim.Senden tek ricam dışarı çıktığında yeni hayatında adresini vereceğim yerde gariban bir anam ile eşime arada göz kulak olmandır."

"Merak etme Mahir gözün arkada kalmasın.Hem senin de tahliye zamanın yaklaştı.Bir sene sonra sende çıkıyorsun dışarı.Seninle dışarı da yapacak çok işimiz var.Neyse şimdi son gecemizin keyfine bakalım."
  Radyodan Neşet Ertaş'ın mükemmel türküsü Yalan dünya çalıyordu.Ateşten bir gece bizi bekliyordu.Bu gecemiz bari güzel geçsin.Mahir ile sabaha kadar hem içtik hemde sohbet ettik.Bir taraftan hem gülüyor hem de ağlıyorduk.Unutamayacağım gecelerden birisiydi...

EsaretHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin