Hapishane de en çok sevdiğim zamanlar gecelerdi.Gece gökyüzünü ve yıldızları seyretmek bana ayrı bir huzur veriyordu.Dışarıda hayat bir şekilde devam ediyordu.Selma ile Mustafa'yı çok özlemiştim.Her geçen zaman benim için biraz daha zor oluyordu.İçimdeki kopan fırtınayı başkalarına bildirmemeye çalışıyordum.Yatağıma uzanmış bir vaziyette gökyüzünü seyrederken Mehmet'in uykusunda birşeyler söylediğini fark ettim.Sonrasında kan ter içinde uyandığını fark ettim.Göz göze geldik.Yatağımdan kalktıktan sonra bir bardak su alıp yanına gittim.Bu çocuğun bir sıkıntısı vardı.Bu her halinden belliydi.Omzuna dokunarak
"İyi misin Mehmet" diye sordum.Ama çok korktuğu her halinden belliydi.
"İyiyim abi" dedikten sonra tekrardan uykuya daldı.
Sabah olduğunda Mehmet hala dün akşamın etkisindeydi.Bunu vermiş olduğum derslere konsantre olmayışından anladım.
Onunla yalnız konuşmam gerekiyordu.Kütüphane de ikimiz kaldıktan sonra ona neler olduğunu sordum.Derdi her neyse bana anlatarak yardımcı olabileceğimi söyledim.Mehmet aynı zamanda kısa zamanda okuma yazmayı öğrenmişti.Benim içeriye neden düştüğümü de bilmiyordu.
"Yavuz ağabey sen bana bu hayatta ilk defa insan olduğumu hatırlatan tek kişisin.Benim için hem ağabey hem de baba gibisin.Derdimi sana anlatacağım."
"Anlat çocuk seni dinliyorum.Merak etme sen yardımcı olurum."
"Ağabey bundan 3 sene önce hatırlarsın belki ünlü bir iş adamı öldürülmüştü. "
Bu cümleyi duyduktan sonra Mehmet'e sigara uzattım.Bir sigara da ben yaktıktan sonra derin bir sigara çekişinden sonra
"Ferit Üstün mü? " diye sordum.
"Evet ağabey Ferit Üstün bu kişiyi öldüren kişileri ben gördüm.O gün çöplerden kağıt toplarken çevrede sesler duydum.Gözlerimin önünde biri öldürülmüştü.Onlar beni fark etmediler. Fakat söyleyemedim.Çok korktum.Orada zavallı birinin üstüne suçu attılar.Her geçen zaman vicdan azabım daha da arttı.Yavuz ağabey dayanamıyorum.Elimde onlarla ilgili fotoğraf ta var.Resim de çekmiştim.Bana yardım et ağabey en azından içimdeki vicdan azabı bir az olsun geçer.Sen bana iyi davrandın ağabey.O suçsuz insan benim korkaklığım nedeniyle hapishanededir.Kim bilir benim yüzümden ne acılar çekmiştir. "
Mehmet'in anlattıkları karşısında şok olmuştum.Elim ayağım titremeye başladı.Mehmet su getirdikten belli bir süre sonra kendime geldim.Susuyordum hiçbirşey söylemiyordum. Mehmet'e bir taraftan kızıyordum.Bir taraftan karşıma çıktığı için seviniyordum.
Bir sigara daha yaktıktan sonra
"Bak çocuk zamanında bir hata yapmışsın.Emin ol o kişi senden daha çok acı çekmiştir.Kim bilir neler yaşamıştır.Sen şimdi sakin ol herşey düzelir.Sıkma canını.O dediğin kişi bu koğuşa ilk başta gelmişti.Ben tanıyorum o kişiyi merak etme o kişiyi kurtaracağız.Sen şimdi sakin ol git dinlen biraz.Bundan da kimseye bahsetme tamam mı? Ben sana yardım edeceğim. "
"Tamam ağabey"
Mehmet koğuşa gittikten sonra sigaramı söndürdükten sonra gökyüzüne bakaraktan büyük bir keyifle ağzımdan aşağıdaki sözler döküldü.
"İnsan kaderiyIe sıkIıkIa, seçmekten kaçtığı yoIda karşıIaşır."
