23

20.1K 1.1K 1.7K
                                        

Koca lunaparkta kısa bir sessizlik olduğuna yemin edebilirdim ama o sırada Taehyungun dudaklarının tadını çıkarmakla meşguldüm. Zaten Taehyungun dudaklarının her hareketinde beynim düşünme işlevi olduğunu dahi unutuyordu.

Dudaklarındaki şeftali tadını yeni almaya başlamıştım ki çok uzun olmasa da anlamlı öpüşmemizi sonlandıran taraf Taehyung olurken gözlerimi açmayarak alnını alnıma yaslamasını beklemiştim. O ise ilk önce alnıma öpücük bırakmış daha sonra yaslamıştı alnını alnıma. Kalbim kesinlikle atmıyordu. Dudaklarımızın ayrılmasından saniyeler geçmişti ki duyduğum sesle titreyerek gözlerimi açmış, Taehyungdan ayırmıştım alnımı. 

Tek kişinin başlattığı alkışa katılan yüzlerce kişinin gözlerinin odağıydık şu an.

Korkarak Taehyunga baktığımda gülümsediğini görmüştüm. Gülümsemesi genişledikçe heyecanım da endişelerim de artıyordu. Taehyung beni kendine çekip sarıldığında kollarımı boynuna dolamıştım. Alkışlar yavaşça azalırken Taehyung bel boşluğumu okşuyordu baş parmaklarıyla.

"Taehyung.." 

İstemesem de mırıldanarak biraz geri çekilip yüzüne bakmıştım. Elleri hala belimdeydi.

"Niye yaptın? Bu senin için tehlikeli" dediğimde gülümsemişti.

"Bunları düşünmeni istemiyorum. Sadece anın tadını çıkarmaya bak tamam mı? Ben her şeyi düşünüyorum zaten"

"Tüm yükü omuzlarına alıyorsun" demiştim bir elimi göğsüne koyarak. Şu an hala lunaparkta, insanların arasında olmamızı düşünmüyordum.

"Hayır, yanılıyorsun"

"İmkansız. Yanılmıyorum. Tüm yükü üstleniyorsun. Ama ben bunu istemiyorum. Eğer böyle yapacaksan, denemek istemiyorum" dediğimde gülüşü yavaşça solmuştu.

"Ne demek istiyorsun Jungkook?" 

"Eğer her şeyi sen yapacaksan, bütün sorunları sen çözmeye çalışacaksan bizim birlikte olmamızın bir anlamı yok ki? Birlikteyiz, çünkü her şeyi beraber yapacağız. Sorunlarımızı paylaşacağız ve çözeceğiz. Beraber gülüp, beraber ağlayacağız. Ben pohpohlanmak istemiyorum. Senin sorunlarında yardımcı olmak istiyorum. Artık düşünmem gereken birisin. Her şeyi öylece sana bırakamam. Çünkü biz birlikteyiz." dediğimde rahat bir nefes verip kollarını iyice belime dolayarak vücutlarımız arasındaki çok az olan mesafeyi yok edip beni kendine yaslamıştı. 

"Ama senin sıkıntı çekmeni istemiyorum"

"Ben de senin sıkıntı çekmeni istemiyorum. O yüzden ikimizde eşit hissetmeliyiz" dediğimde iç geçirerek başıyla onaylamıştı.

"Tamam. Sen nasıl istersen öyle olsun"  dediğinde gülümsemiştim. 

"Az önce seni öptüm ve herkes alkışladı" dediğinde gülüşüm utangaç bir ifadeye dönmüştü.

"Sandığın kadar zor değilmiş değil mi? Sandığın gibi herkes bizden iğrenmiyormuş. Bizi istemediklerini hala düşünüyor musun?" Dediğinde olumsuz anlamda başımı sallamıştım. Gülerek yanağımdan öpmüş ve kollarını geri çekmişti.

"Ama tabi fazla zorlamaya da gerek yok. Tadında bırakmak gerek" dediğinde gülmüştüm. 

"Bilet sırasından da çıktık. Ah, işin yoksa tekrar gir" diyerek elimi tutmuş ve hareketlenmişti ki onu durdurmuştum.

"Başka zaman gelelim. Dikkatler zaten üzerimizde. Dediğin gibi, zorlamamak gerek" dediğimde biraz düşünmüş ve onaylamıştı. Beraber lunaparktan çıktığımızda yürümeye başlamıştık ki yanımızdan geçen baloncuyla birlikte Taehyungun parlak gözleri uçan balonlara kaymıştı. 

The Beginning: taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin