38

22.9K 1K 1.8K
                                        

-M-

Dakikalarca bu şekilde kaldıktan sonra benden ayrılmış ve yaşlı gözleriyle bana bakmıştı. Göz yaşlarını tek elimle silip önce alnını öpmüş daha sonra dudaklarına uzanmıştım. Soğuk geceyi ısıtabilecek kadar sevgi dolu bir öpücüktü bu. Heyecanlıydım hala ama, gerilen kaslarım gevşemişti şuan. Mutluydum ve gerçekten Taehyungun da mutlu olduğuna inanıyordum.

Nefessiz kaldığımızda benden ayrılıp parlayan gözlerini gözlerime kenetlemişti. Bakışları o kadar yoğundu ki, göğsüm kabarmıştı resmen. Tamam demiştim, Taehyungu mutluluktan ağlattım ya başka bir şey istemem.

"Seni çok seviyorum" demişti burnunu çekerek. "Seni o kadar çok seviyorum ki, şu an konuşamıyorum. Gerçekten.. hiç beklemiyordum ve bu mükemmeldi"

Heyecanlı bir şekilde anlatmaya çalıştığı şeyler karşısında gülümseyerek ona bakmıştım sadece. Yanağından öperek elimi beline koyduğumda ellerini yanaklarına bastırmıştı. Şu an fazla sevimliydi. Onu şuracıkta yiyebilirdim.

"Balonlarımı bana ver" diyerek balonların uzun iplerini tutmuştu. Gülerek dediğini yapmış ve ona vermiştim.

"Çok güzeller-çok teşekkür ederim Jungkook" dediğinde gülümsemiştim. Tekrar bana sarılmak istediğinde onu omuzlarından tutarak bunu engellemiştim. Çünkü biraz daha burada durursak kalbim yerinden sökülecek ve daha Taehyungla ilkimi yaşayamadan ölüp gidecektim.

"Balonları bırakalım ve eve girelim. Çok güzel bir hediye vereceğim" dediğimde hiçbir şeyden habersiz bir şekilde dudaklarını büzerek balonlara bakmıştı.

"Bir tanesini saklamak istiyorum" dediğinde gülerek başımı sallamıştım.

"Tamam, nasıl istersen"

Bir balonu diğer eline alıp geriye kalanların hepsini kocaman gülümsemesiyle gökyüzüne uğurlamış ve gözlerini gözlerime çevirmişti. Avuç içlerini yanaklarıma bastırıp dudaklarıma ıslak bir öpücük bırakmıştı. Daha sonra elimi tutarak eve doğru yürümeye başlamıştı. Hızla merdivenleri çıkıp sıcak eve girdiğimizde bir an heyecandan nefessiz kalmıştım resmen. Taehyung odasına girip balonu bir köşeye bırakmış ve üzerindeki kabanı çıkarmıştı. Elindeki balonu bir kenara bırakmıştı. Ben de üzerimdeki monttan kurtulduğumda beni süzmüş ve tek kaşını kaldırmıştı.

"Benim için mi hazırlandın?" Demişti yanıma gelip ellerini belime yerleştirirken. Nefesim yeni düzene girerken kollarımı boynuna dolamış ve vücudumu vücuduna yapıştırmıştım.

"Evet" demiştim dudaklarına yaklaşırken. "Senin için hazırlandım"

"Bunu sevdim" demişti belimdeki eli kalçama inerken. "Deri pantolonu yanımda giydiğin sürece gerçekten sana çok yakışıyor" dediğinde gülümseyerek gözlerimi dudaklarına çevirmiştim. Dilimi dudaklarına değdirip geri çektiğimde alt dudağını ısırmış ve yutkunmuştu. Bir kez daha yapacaktım ki dilimi yakalayarak dudaklarının arasına hapsetmiş ve emmeye başlamıştı. Aynı zamanda bir iki adım atarak beni duvara yasladığında ellerini boynuma ve saçlarıma yerleştirmişti. Dudaklarımız birleşirken gözlerimi kapatıp onu kendime daha çok çekmiştim. Elimi beline yerleştirip arada bırakmaya çalıştığı mesafeyi yok ettiğimde duraksasa da beni öpmeye devam etmişti.

Ben elimden geldiğince öpücüğü derinleştirmeye ve ıslaklaştırmaya çalışıyordum. Taehyungun bu halime şaşırdığını hissedebiliyordum. Bir elini tutup ince tişörtümün altından tenimle buluşturduğumda dudağımı ısırdığı için boğukça inlemiştim. Eli, tenimdeki baskısını artırdığında nefessiz kalarak başımı yana çevirmiş ve dudaklarının tenimle olan samimiyetini bozmasına izin vermeden elimi saçlarına çıkarmıştım. İtiraz etmeden dudaklarını yüzümde dolaştırmış ve boynuma yöneltmişti. Başımı havaya kaldırarak ona daha çok alan verdiğimde boyun girintimi sertçe emip ısırmaya başlamıştı. İnlemelerimi ve mırıldanmalarımı ondan saklamayarak onu daha çok gaza getirmeye çalışıyordum çünkü bir süre sonra cesaretim yerini, utanmaya bırakacağını biliyordum. Tam o sırada Taehyung devreye girmeliydi yani.

The Beginning: taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin