7 Eylül 2020 Not: Yavaş yavaş yazım yanlışları düzeltilmeye başlandı.
Diğerlerinden farkları cinsiyetleri değil, birbirlerine olan tükenmek bilmeyen sevgileriydi.
05.09.2018
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ben tepki vermeden iki fotoğrafa bakarken Taehyungun endişeli bakışlarını hissettiğimde yutkunarak telefonun kilidini kapatmış ve Taehyunga hafifçe gülümsemiştim.
"Uhmm.. Olabilir böyle şeyler. Yani.. demek istediğim, benden önce tabi ki ilişkin olmuş olabilir" dediğimde endişeli ve biraz korkan gözlerle tepkimi ölçmeye çalışmıştı.
"Jungkook. B-ben.."
"Sorun yok Taehyung. Çok kötü bir şey değil." desem de o fotoğrafların içime oturacağını ikimizde biliyorduk. Taehyungun gözleri dolunca gülümseyip telefonu cebime koymuş ve yanaklarına yerleştirmiştim iki elimi de.
"Sorun yok diyorum ya. Üzülme. Bunu gördüğümü unutacağım" dediğimde hafifçe burnunu çekmişti. Burnundaki bene ve ardından dudaklarına minik birer öpücük bırakıp geri çekildiğimde gözlerini kapatmış bir şekilde bulmuştum onu. Büyük ihtimal dolu gözlerini kırpıştırdığı için kirpikleri ıslanmıştı. Fazla tatlı duruyordu.
"Niye üzülüyorsun? Ağlama lütfen. Ağlamandan hoşlanmıyorum" diyerek baş parmaklarımı gözlerinin altına getirmiştim.
"Özür dilerim" demişti sessizce.
"Özür dilemeni gerektirecek bir şey yapmadın Taehyung. Bu normal bir şey" dediğimde üzgün ve yaşlı gözlerini gözlerime çevirmişti.
"Yine de.. bunun olmasını istemezdim. O zamanlar senin boşluğunu doldurmak için denemiştim. Ama olmadı. İyi ki de olmamış" diyince gülümseyip ellerimi yanaklarından çekmiştim.
"Haklısın" dediğimde titrek bir nefes vermişti. "İyi ki olmamış. Neyse. Bunları düşünmeyelim. Biz önümüze bakalım sadece. Geçmişte ne yaptığın önemli değil, hatalar yapmış olabilirsin. Ben de yaptım birçok hata. Hiçbirimiz mükemmel değiliz sonuçta. Her neyse. Üzülme sakın. Eve gidelim mi?" Dediğimde başıyla onaylamış ve elini tutmam için uzatınca gülümseyerek tutmuştum.
Beraber yürümeye devam ettiğimizde gördüğüm fotoğrafı unutmaya çalışıyordum. Tabi ki içime oturmuştu, Taehyungun benimle ilgilendiği gibi başkasıyla da ilgilendiğini bilmek, garip hissettiriyordu. Ama sonuç olarak şu an benimleydi, kaybetmediğim sürece de benimle olacaktı. Elini daha sıkı kavrayıp ona baktığımda iç geçirerek bana bakmıştı.