-31.12.2018-
"Taehyung, sence de abartmadın mı biraz hani?"
"Ne demek abarttın ya? Sadece insanlarla göz göze gelme diyorum sana"
"Ama yapmam gereken şey bu zaten. Bu gece yılbaşı ve insanlar bizi izlemeye geldi. Tabi ki onlarla göz teması kurup ilgi çekeceğim"
Sözlerine karşı sadece dudaklarını büzerek yattığı yatakta tepinmiş ve yüzünü yastığa bastırıp ağlamaklı sesler çıkarmıştı. Nefessiz kalana kadar öylece kalmış ve ardından derin nefesler alarak bana bakmıştı.
"Jungkook.. çok ateşli görünüyorsun" dediğinde dudaklarım kıvrılırken küpemi kulağıma takmış ve Taehyunga dönmüştüm.
"Biraz öyle oldu sanırım" dediğimde yastığıma sarılarak yatakta oturur pozisyona gelmişti. Saçları dağılmış, tişörtü buruşmuş bir haldeydi ama yine de çok iyi görünüyordu.
"Biraz mı? Gerçekten biraz mı?" Diyip tekrar mızmızlanmaya başlayınca gözlerimi devirerek telefonumdan dans edeceğimiz şarkıyı açıp son kez tekrar etmeye başlamıştım. Taehyung gözlerini üzerimden ayırmazken benim gözlerim de ondan ayrılmıyordu. Açıkçası Taehyungun partnerim olduğunu düşünerek dans ediyordum. Çünkü onu ne zaman düşünsem Hoseok hyung daha iyi, daha duygulu dans ettiğimi söylüyordu. Ben de sürekli onu düşünüyordum. Böylece performansım daha iyi oluyordu ve ben biraz daha rahat hissediyordum.
"Ah!" Diyerek kendini yatağa bırakmıştı Taehyung. "Öldürücü kısım geliyor.." diyip yastığa iyice sarılıp beni izlemeye devam etmişti. Hareketi yaptığım gibi ellerini bacak arasına götürüp alt dudağına işkence etmeye başlamıştı.
"Sanırım hamileyim" dediği an gözlerim büyürken büyük bir kahkaha atmıştım. Ses tonu ve duruşu o kadar komikti ki, gülmekten gözlerim yaşarmıştı. Taehyung da benimle birlikte gülmüş, ben susana kadar yüzündeki gülümsemeyi silmemişti. Sonunda sakinleştiğimde yerden kalkarak yanına gitmiştim. Gözlerimi silip kendimi onun üzerine atmıştım. Anında belime sarıldığında başımı boynuna gömerek derin bir nefes almış, minik öpücükler bırakmıştım oraya.
"Sadece benim yanımda rahat olmanı daha çok seviyorum. Yanımda istediğin gibi davranabilirsin ama diğerlerine karşı seksi ya da tatlı ya da yakışıklı görünmeni istemiyorum. Gülümsemeni, kaşlarını çatmanı ve çapkın gülüşünü de göstermeni istemiyorum. Ama bana istediğin kadae gösterebilirsin. Sıkılmadan izlerim. Gerçekten bak?"
"Taehyung.." demiştim başımı boynundan kaldırıp göz göze gelmemizi sağlarken. "Oraya çıkmamı gerçekten istemiyor musun?"
"Hayır.. yani çık. Ama çok seksi görünme. Dansını izlemeye geldiler sonuçta, seni değil"
Söyledikleri beni güldürürken dudaklarına ıslak bir öpücük bırakmıştım. Ellerini saçlarıma çıkarıp beni üzerine yerleştirmişti. Tekrar dudaklarımızı birleştirdiğinde az önce ısırarak acıttığı dudağını nazikçe emmiş ve dilimi üzerinde dolaştırmıştım. Beni derin bir öpücüğün içine çekmeye çalışıyordu ama buna izin vermeyerek geri çekilmiştim. Kaşlarını çatarak tekrar beni öpmeye çalışsa da gülerek dudaklarına minik bir öpücük bırakıp başımı boynuna yerleştirmiştim. Saçlarımı çektiğinde hafifçe inleyerek ellerini itmeye çalışmıştım.
"Acıtıyorsun ama.." dediğimde saçlarımı çekmeyi bırakmış, hemen oralara masaj yapmaya başlamıştı. Ben de gözlerimi kapatarak kendimi tamamen ona bırakmıştım.
"Sen sahnedeyken bütün ışıkları söndüreceğim" demişti sesinden sinsilik akarken. "Böylece kimse seni göremeyecek. Ah.. çok zekiyim" diyerek kendi kendine güldüğünde ben de gülmüştüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Beginning: taekook
Fanfiction7 Eylül 2020 Not: Yavaş yavaş yazım yanlışları düzeltilmeye başlandı. Diğerlerinden farkları cinsiyetleri değil, birbirlerine olan tükenmek bilmeyen sevgileriydi. 05.09.2018
