(Arkadaşlar öncelikle merhaba. Bu alttaki şiiri ve multideki videoyu neden koydun derseniz şöyle ki bölüm birazcık kısa oldu. Gerçi hala kısa ama. Bunun için konuyla alakalı bir şiir koydum buraya. Öte yandan multideki video ben daha önce de bunu izlerken aglamıştım. Sizinle de bunu paylaşmak istedim. Anlayışınız için teşekkürler. Ara sıra böyle salakliklar yapabiliyorum maruz görün 😁😁😁😂)
ANNEM YOK ARTIK
Annem yok artık.
Beni düşünen kalbi yok.
Bitti.
Umutsuz olmak istemiyorum. Umutsuzluğun bir çıkar yol olmadığını biliyorum.
Annem yok artık, yeryüzü çok gördü onu,
Kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını
Çok gördü,
Dalgın yüreğini çok gördü,
Bizim için çarpan, kaygılarla dolu yüreğini.
Annem yok artık.
Bu kesin.
Gelinecek bir yere gitmedi.
İşte geldim çocuklar demeyecek, Nasılsın yavrum demeyecek, Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını, Sabah kahvaltılarının masası olmayacak artık,
Yine gel demeyecek,
Çıkarken ben kapıdan, çıkıp karanlığa karışırken
Yeni bir dönemi başladı ömrümün, Annemin olmadığı dönemi,
Onu yüreğimin üstüne nasıl bastırmak
İstediğimi bilemeyecek artık. Gençlik dönemleri birşey anlatmıyor bana,
Aklımda hep son dönemlerinin annemi.
Hayatım sürüp gidecek, annem olmadan,
Çocuklarım olduğunda onlara annemi anlatabileceğim
Sadece.
Fotoğraflarına bakacaklar,
Ufarak, biraz mahsunca bir kadın Küçücük tozlu pabuçlarıyla merdivenleri tırmanıp
Kapımı açıp girmeyecek.
Yüreği dopdolu, trafikten, insanlardan şaşkın,
Kocasına sığınan biraz bütün fotoğraflarında.
Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor, Uğultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım...Toprak sevdiklerimizi aldığı için mi bu kadar güzeldir?
Bir kürek toprak daha.
Ve bir tane daha.
Annemin üstüne acımasızca toprak atıyorlardı. Bilmiyorlar ki annem tek başına yapamaz. Korkar o. Karanlıktan da korkar yalnızlıktan da. Bizi hiç yalnız bırakmayan kadın kendisi çok korkar yalnızlıktan.
Dedim onlara annem ölmemiştir dedim bir daha bakın dedim. Götürmeyin onu dedim ama beni dinlemediler. Annemin sonsuz boşluğa sonsuz bir yolculuga uğurlamışlardı.
Ben mezar başında öylece oturuyordum. Annemi de babamın yanına gömüyorlardi. Ne güzel yine beraberlerdi ama ben yoktum bu sefer. Benim yanımda kimse yoktu.
Koray ve Savaş toprak atarken imam da Kur'an okuyordu. Mahalleden sadece bir kaç kişi, bardaki çalışanlar ve Ümit abi gelmişti o kadar. Onun dışında kimse yoktu. Küçücük hayatımızdaki insanlar.
Anneme soğuk toprağa teslim ettikten sonra imam da bitirince gitti. Ben hala olduğum yerde otururken cenazeye gelen kişiler başıma dikilip başın sağolsun Allah sabır versin gibi şeyler söylüyorlardı. Ben onlara sadece kafa sallıyordum. Ne dediklerini bile ara sıra anlamıyordum. Ümit abi yanıma geldiğinde
"Başın sağolsun Azra "
"Saol abi "
"Bir şeye ihtiyacın olursa çekinmeden bana söyle "

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENİN İÇİN
Teen FictionHayatta her şeyi elinden alınan bir kız çocuğu aşka tutulabilir mi?? Ve intikam duygusu aşkına engel olur mu???