1K ve Bayram Özel!
Silahlarınızı bana doğrultmadan önce, lütfen dinleyin.
Tamam, belki -sanırım- 4 gündür yazmıyor olabilirim.
Ve belki, gün sayısı daha fazla da olabilir.
Ve belki de, bu süre boyunca yaşam belirtisi göstermemiş de olabilirim.
Ve, ve belki de, yeni bölümü kimse takmıyor da olabilir.Ama açıklamam var.
Merhaba!
Umarım hepinizin Kurban Bayramı güzel ve mutlu geçmiştir. İyi bayramlar demenin -hiç- sırası değil -ve sırası birkaç gün önceydi- ama olsun, iyi bayramlar!
Bu bayramda, yaptıklarımın küçük bir özeti var. Yani çok fazla bir şey yapmadım, hepsi bir kaba taslak. Bu yüzden liste olarak yazıyorum;
-Kuzenlerimle boğuşmak-yoga yapmak-masal okumak (tik)
-Alev Deneyleri'ni bitirmek ve Son İsyan'ı son 100 sayfası kalana kadar okumak (tik)
-Ödev yapmak, ama hala tam olarak bitirememek (tik)
-Film izlemek (tik)
-Yemek yemek (tik)
-Yeni bir yazı paylaşmak (?)Kısaca, sabahtan akşama kadar kitap okuyup ödev yapıp film izleyip yemek yiyorum ve sonra kuzenlerimi görmeye ya gidiyoruz ya da onlar geliyor.
Öyle işte.
Sizin bayramınız nasıl geçti bakayım? Siz ne yaptınız? -aranızdan biri gelip 'nefes aldım' yazmasın bak uyarıyorum-
Hadi devam edelim.
Ve... Bayram ve 1K özel olan bölümün sırası geldi!
İlk olarak, zamanını ayırıp buraya yazdığım birkaç sayfalık şeyleri okuyan herkesi çok seviyorum. Yani... Gerçekten, bakın hepiniz benim bebeklerimsiniz.
Bu yüzden gerçekten çok teşekkür ediyorum. Siz. Harikasınız. Sadece bir sayfalık bir paçavra okuyarak bir insanı mutlu edebiliyorsunuz. Sizi çok seviyorum.
Tamam, bu kadar fazla duygusallık yeter. -olsun yine de çok seviyorum-
Şimdi yazacağım bölümün, özel olmasının iki sebebi var;
1) Benim hayatımdaki karakterleri tanımanızın ilerideki bölümler için faydalı olacağını düşünüyorum.
2) Ve gerçekten isimler karışmaya başladı.Hani ben diyorum ya, Be, Ba, L, Z, ZS gibi isimlerin kısaltması. İşte, o isimler bende bile karışmaya başladıysa, sizi düşünemiyorum. Ayrıca geçen gün bir şey fark ettim, mesela -atıyorum- o gün yeni bir insanla tanıştım, onu da buraya yazıcam.
İsmi kısa diyelim, ben kısalttığımda başka birinin ismiyle karışabiliyor, ben de bir harf falan uzatıyorum. O da başka birine denk geliyor ki bir harf daha uzattığımda zaten kendi ismine ulaşmış oluyorsunuz.
Özetlersem, artık herkese bir takma adı takıcam ki bu karışıklık bir son bulsun ve ben de "İsmini doğru mu yazdım?" diye düşünmeden geceleri uyuyabileyim.
Beyninizin devreleri yanmaya başlamadan en iyisi konuya geçmeliyim.
Beyaz (namıdiğer Be): Harika biri ve benim en yakın arkadaşımdır. Ona Beyaz ismini veriyorum, çünkü çok saf biridir -kötü anlamda değil- ve isminin ilk iki harfiyle başlıyor. Kafa kızdır, ama tanışırken falan utangaçtır. İlk 6. sınıftayken, aynı sınıfta olduğumuzda tanışmıştık ve benim de son derece utangaç olmama rağmen, buna benzer tanışmalarda öne atılan her zaman ilk ben olmuşumdur. O yüzden yanına giden ve ona "Merhaba." diyen ilk kişi bendim. Aynı zevklere sahip olduğumuz için ve ikimizin de en yakın arkadaşı olmadığı için -küçük bir istisna dışında- çok yakın arkadaş olmamız kolay olmuştu. Angry Birds'teki mavi kuş şeklindeki pofuduk anahtarına "İbik" derdik ve 6. sınıfta bütün seneki eğlencemiz İbik olmuştu.
Piyanist (namıdiğer Ba): Kalabalıktan onu tanımak için, koyu sarı ve ölümüne kıvırcık saçlar arayabilirsiniz ki bu benim neredeyse her gün yaptığım bir şeydir. Çok şirin ve geçen gün öğrendiklerime göre, her sabah köpeğine Mehter Marşı dinletiyormuş. Piyanist. Hem de üç yaşından beri. Üçüncü sınıftayken büyüklerin -hamile bir kadın bile varmış!- bile olduğu bir konservatuara gitmiş. Buluşmalara hiç gelmez, çünkü günde 2 saat piyano dersi görüyor. Geçen sene, verdiği konserlerden birinde nota kağıdını çevirirken parmağı kesildiği ve 'gösteri devam etmeli' modunda olduğu için piyanoyu kırmızı bırakıp gitmiş. Aramızdaki en delilerden biridir.
Dövüşçü (namıdiğer J): Aramızdaki en sert kızdır ve tenis oynuyor. Arada bir antrenmanlarına onu biz bırakıyoruz. Çok güzel olmasına rağmen "Ben güzel değilim." dediği için onu dövmeye kalkışmıştık. Şaka şaka. Öyle bir şey olsaydı, karşısında şansımız kalmazdı. Dediğim gibi, çok sert biridir ve aramızda en çok iğrenç şaka yapan biri olarak bilinir. Çok iyi laf sokar, kısaca o cicili bicili kızlardan -HİÇ- değildir. Bir gün onunla karşılaşırsanız, yamuk yapmamanızı öneririm.
Domo (namıdiğer E): Üstünde Domo olan kalem kutusunu birlikte boyadık. Çok sık espri yapmaz, ama yaptı mı hepimiz yıkılırız. Dışarıdan düzgün, aklı başında bir kız gibi gözükmesine rağmen, hayır. Görünüşüne aldırmayın, çünkü yaptığımız deliliklerin liderlerinden biri o olur.
Deli (namıdiğer Z): O gerçek bir deli. Onun hakkında bilmeniz gereken tek şey bu.
Penguen (namıdiğer L): Sürekli espri yapar ve bu espriler ne iğrenç, ne de gereksizdir. Hepsi kaliteli esprilerdir, bu yüzden ona Penguen diyorum. Hem yaptıkları hem de dedikleriyle komik olmasının yanı sıra, çok şirin ve bir mizah dergisi kadar komiktir.
Bugünlük benden bu kadar. Yukarıda okuduklarınız okulda bana en yakın olan kişilerdi. İlerleyen bölümlerde yine böyle karakter analizleri yaparım, tabii isterseniz.
İstediğiniz kişiler olursa yorumlara yazabilirsiniz, ben de bölümlerin yanında o kişileri açıklamaya çalışırım.
Bugünlük görüşürüz!
Günün kitabı: An Abundance Of Katherines -okumaya başlayacağım da o yüzden-
Günün şarkısı: Animals - Maroon 5 -çok içimden geldi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Yazarın Hayatı
Non-FictionSayfaları çevirin ve hayatınızdaki parçalarla tekrar tanışın, çünkü bu; ❝benim hikayem❞ Bizim hikayemiz. »»» Durum şu; panonun önünde, birbirini ezmeye çalışan, bağırıp çağıran bir hayvan sürüsü var. "Sakin ol dostum, onlar senin okul arkadaşların...