Tiramisuyla evlendiricez biz seni @ojeekolik_ :D
Hey!
Saat 22:13 ve benim bunları jet hızıyla yazıp annemin yanına tiramisu yapmaya gitmem gereki--
Çok geç.
"Geliyorum anne!"
***
İkinci tur.
Merhaba!
Evet, son günlerde yazamıyorum ve evet, sınavlarım yaklaşmaya başladı ve yine evet, artık günübirlik bölüm gelmeyecek.
İlk sınavımız 21 Ekim'de ve İngilizce. Tahminimce herkesin sınavı vardır, yani yapmayın, annem bile sınava giriyor bu yaşında!
Konuyu uzatmadan sorayım, sizin ilk sınavınız ne zaman?
Ve şimdi...
Neler oldu?
Açıkçası çok fazla şey oldu desem yalan olur. Durum şu; olaylar yaşanırken "İşte bunu kesinlikle yazmalıyım!" diye bir Evreka anı yaşasam da eve gelince... Benim hafızam saolsun hepsini unutuyorum.
Dün fen hocası bana taktı örneğin.
Mayoz konusunu evde annemle işlesem bile bazı sorularım falan vardı, onları sormaya başladım. Soru çözdükçe de sorularım artıyordu ki, sorularımın sayısı 5'i geçmezdi yani.
Hoca dersin sonunda, herkes ayaklanmış kalkıp gidiyor -kapıdan çıkan bile var- sınıfın köşesinden "Ayda anladın mı?" diye bağırıyor.
E pes yani.
Kazma -adlaştığı için fiilimsi değildir- mıyız biz?
Matematik dersinde ise, hoca bir tuhaf cidden. Kulaklarında problem mi var, yoksa bütün sınıf Portekizce mi konuşuyor ve ben esrarengiz bir şekilde bunu Türkçe kadar iyi anlıyorum, bilmiyorum.
Ama;
Hocanın dibindeyken söylediğiniz şeylere kulak asmıyor. Bu kadın beni delirtecek! Sorunun cevabını bağırayım ben o zaman.
Sonra da gitmiş mini quiz'imden 1 puan kırmış. Boş yere. 15 üzerinden 14 almanın dramını yaşıyorum.
Bir de geçen gün bir kağıt verdi bana, uluslararası bir matematik yarışmasıyla ilgili. Sadece birkaç soru cevaplamak için kulübümden vazgeçmem gerekiyormuş, neyseki gönüllü bir şey, yoksa okulu yakar yıkardım.
Oryantiringden vazgeçme taraftarı değilim, ama annemler bunun iyi bir şey olduğunu söylüyorlar. Geçen sene de böyle bir şey olmuştu ve ben katılmıştım ve çok sıkıcıydı, ama o zamanki kulübümden de hoşlanmıyordum. Katılma sebebim buydu.
Ben iki arada bir derede kaldım yani.
Bir yardım etseniz? Ufak bir tavsiye falan? Minnacık? Hücre kadar? Atom kadar?
Akciğerlerim ders soluduğu için, fen dersi iliklerime kadar işlendi yani.
Neyse...
İçim dışım mitoz-mayoz bölünme, 1. Dünya Savaşı, üslü sayılar, kromozom, İngilizce, Almanca ve DİĞERLERİ...
Daha güzel konulardan bahsedelim.
Mesela 5 katlı D&R'dan.
Çankaya taraflarında olan bu mekan hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra, '5 katlı D&R=cennet' denklemine ulaşmayı başardım.
Ve ölmeden önce yapılacaklar listeme kendimi oraya kilitlemek de eklendi.
Beş katlı, inanabiliyor musunuz? Ve o kadar güzel ki... Aradığınız her şey var. Zaten Son İsyan'ı dün bitirdiğim için yeni bir kitaba başladım "An Abundance Of Katherines"e, bilmeyenler belki vardır, onlar için söylüyorum; Hepimizin salya sümük ağladığı Aynı Yıldızın Altında'nın yazarı abimiz John Green'in bir kitabıdır. "İlk Aşk" adıyla da duymuş olabilirsiniz belki.
John Green'in bütün kitapları bende; Kağıttan Kentler, Alaska'nın Peşinde, Aynı Yıldızın Altında, An Abundance Of Katherines, Will Grayson, Will Grayson ve Let It Snow.
Yukarıdaki sıralamadaki ilk üç kitabı okudum ve diğerlerini de İngilizce okuyacağım. Ben An Abundance Of Katherines kitabını aldıktan birkaç gün sonra Türkçesi çıkmıştı. Olsun. Belki İngilizcem gelişir.
Diğerlerinin daha Türkçeleri çıkmadı, ama bir İngilizce kitap okuma modası aldı başını gidiyor. Ben de bir katılayım diyerekten, ilk defa kendi isteğimle -güzel ve sevdiğim tarzda- bir İngilizce kitabı okumaya başladım.
İlk bölümünü bu sabah arabada okula giderken bitirdim ve anladım da. Kelimelerin %95'ini biliyordum ve bilmediklerim de sorun olmadı açıkçası.
Kitabı birkaç ay önce okumaya başlamıştım -hatta 2 bölümünü de okumuştum- ama sonra ara verdim. Ve doğrusu o zaman kelimelerin %80'ini falan anlamıştım. Yani öyle harika bir İngilizcenizin olmasına gerek yok, en kötü benim Almanca kitaplarda yaptığım gibi bütün bir paragraftaki kelimelerin yarısından fazlasını çevirirsiniz.
Yapmayın ama, Almanca "at" demeyi öğrendim ben Google Amca sayesinde!
At=Pferd!
Tıpkı '5 katlı D&R=cennet' denklemi gibi!
Günün kitabı: Alaska'nın Peşinde'ye veriyorum bugünlük tahtı. Karakterlerine ve Alaska'nın "Bu acılar labirentinden nasıl çıkacağız?" sorusuna bayılıyorum. Harika.
Günün şarkısı: Light Em Up - Fall Out Boy * Dün tanıştığım bu grubu sevmeye başladım, özellikle bu şarkıyla "Centuries" şarkısını tavsiye ederim. Harikalar.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Yazarın Hayatı
Non-FictionSayfaları çevirin ve hayatınızdaki parçalarla tekrar tanışın, çünkü bu; ❝benim hikayem❞ Bizim hikayemiz. »»» Durum şu; panonun önünde, birbirini ezmeye çalışan, bağırıp çağıran bir hayvan sürüsü var. "Sakin ol dostum, onlar senin okul arkadaşların...