Sabah ilk işim eczeneye gidip o ilacı almaktı.
Eve geldiğimde odaya sessizce girdim.
Yavuzu uyandırmak istemiyordum.
Lavaboya girip işimi hallettiğimde heyacanla bekledim.
Tek çizgi olunca mı hamile olunuyorudu, iki çizgi olunca mı?
Tabiki de iki çizgi olunca.
Elimde hamilelik testini tutmuş sabırla bekledim.
Bir şeyler gözükmeye başlamıştı.
Tek çizgi olduğunda "Hamile değil mişim" dedim. Nedense üzülmüştüm.
Tam vazgeçmişim ki iki çizgi olduğunu görünce gözlerim kocaman oldu. Sevinçten küçük bir çığlık attığımda hızla ağzımı kapattım.
Gözlerim dolmuştu. "Hamileyim" diye fısıldadım.
İnanamıyorum. Bebeğimiz olacak.
Yavuzdan bir parçam olacak.
~~~~~~
Bir kaç saat uyudum.
Kalktığımda Yavuz
"Bugün kendini nasıl hissediyorsun?" Diye sordu.
"Daha iyi" dedim.
Yataktan bir anlık kalktığımda başım döndü. Tutunacak bir yer ararken
Yavuz beni tuttu.
"Beren"
Beni yatağa uzandırdığında telaş yaptı.
"İyi misin?"
Gözlerimi kapatıp birkaç saniye bekledim.
"Bir şeyim yok. Merak etme. Yataktan ani kalktım ya ondan herhalde" dedim.
"Emin misin? Benim içim rahat etmeyecek. Biz en iyisi seni bir doktora götüreyim" dediğinde
"Olmaz" dedim.
Yavuz ani tepkime şaşırsa da
"Bak dünden beri iyi değilsin. Gidelim işte bir baksınlar" dedi.
Yavuzun hamile olduğumu öğrenmemesi gerekiyor.
Baba olmaya hazır olmadığını biliyorum.
Ya öğrendiğinde O bebeği aldır derse.
Ya bizi istemezse. Asla öğrenmemeli.
Ayağa kalkıp "Gerçekten iyiyim. Bak" dedim.
~~~~~~
Kahvaltıya indiğimizde annem önüme sucuklu yumurtayı koydu.
Yüzümü buruşturup "Iyyy. Kokusu çok kötü. Anne şunu önümden çeker misin?" dedim.
Annem şaşkınlıkla bana bakıp
"Kızım sen sucuklu yumurtaya bayılırsın" dedi.
Elimi ağzıma koyup kusmamak için baya çaba sarf ettim.
Yavuz bana baktığında kafamı bir şey yok der gibi sallayıp gülümsedim.
Yemek yerken çok zorlanmıştım.
Sürekli midem bulanıyordu.
~~~~~~
Ali, Yavuz ve ben Sibelin yeni taşındığı evine ziyarete gitmiştik.
Bahçeli dubleks bir evdi. Terasında oturduğumuzda Sibel bize yaptığı çikolatalı kurabiyeden ikram etti. Çayla birlikte yemiştik.
"Ellerine sağlık. Çok güzel olmuş" dedim.
Ali' de "Bende çok beğendim. Ellerine sağlık" dediğinde Sibel gülümsedi.
Uzun uzun birbirlerine baktıklarında
Yavuzu dürttüm. O da farkına varmıştı. İkisi de birbirini seviyor da bir türlü açılamıyorlardı. Gülümsedim. Yavuz peşimden geldiğinde onlar yanlarından ayrıldığımızın bile farkında değillerdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Patronum Mafya
Novela JuvenilSon kez dönüp adama baktığımda katil adamın alnına 1 el ateş etmişti.Korkuyla çığlık attığımda katille göz göze geldik.Esmer kirli sakalı ve kahverengi gözlü.İkimiz de hareket etmiyor öylece birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk.Başkası olsa çokt...
