•yetişkin içerik bulunur[ şiddet ve korku öğeleri]
• Elleri kanla kaplı adamın aşkı ne kadar güvenilirdi pembe gülün yanında?
~Zalim kral ve Pembe gülün hikayesi
Başlangıç tarihi: 07/04/20
*kitap kapağı için @seffafgolge'ye çok teşekkür ederim
...
"Öyle mi dersin? Sen benden çoktan vazgeçmişsin ama ben hala sana mecburum,,
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Bana güvenebileceği biliyorsun leydim"
Kimseye güvenmiyordum. Etrafımda olan, dünyada yaşayan herhangi bir varlığa artık zerre güvenim kalmadı.
Rowoon dikkatle sağa sola baktı ve ellerimi ellerinin arasına aldı.
"Bak, Jae. Sana hala deli gibi aşığım. Kuzeyde yaptıgım tek şey seni düşünmek ve düşlemekti"
Artık hiçbir erkeğe güvenemediğimi ona söylemedim. Kardeşim beni sattığı için, sevdiğim adam sadece intikam için benimle olduğu için...
"Gidelim. Seni burada bu adamın yanında bırakmak istemiyorum"
Bakışlarım sonunda ona döndü. Beklenti içinde bana bakıyordu.
Gidemezdim.
Eğer gitmek istiyorsam da artık kendi başıma yapacaktım. Bu sefer hiçbir şeyi riske atmayacaktım. Herkes uyurken Kar'a binecek ve gerekirse dünyanın sonuna gidip orada kendim yaşayacaktım.
"Gitmeliyim, Rowoon"
Rowoon gözlerimin içine baktı. Yutkunduğunu görmüştüm. Her şeyden haberi vardı. Gözlerinde bunu görebiliyordum. Benim acımı paylaşmak istiyordu.
"Biliyorum, çok kırıldın. Her şey üst üste geldi. Acı çekiyorsun Jae. Senin acını paylaşmak istiyorum. Yalnız değilsin Melek"
Eskiden Rowoon beni böyle çağırırdı. Melek. Bir haftadır akıtamadığım göz yaşları yanağımda dans etmeye başladı. Hıçkıra hıçkıra ağlarken yere düştüm. Rowoon bana uzanmış ve beni tutmuştu.
Kafamı göğsüne bastırdı. Ellerim ona sarıldı. Çünkü o kadar yalnızdım ki. Her tutunduğum dal kırılıp elimde kalmıştı. Her bir kırık ruhumu bir kez daha kesmişti.
"Gidelim Melek. Seni kimsenin bulamayacağı bir yere götüreyim"
Hayır anlamında salladım kafamı. Biliyordum o bana kalan son kişiydi. Ama artık tek başıma olmak istiyordum. O kadar çok kesilmişti ki ruhum. Onları onarmak için tek başıma olmalıydım.
"Ben gideceğim"
Yüzü aydınlandı. Kollarıyla beni daha sıkı sararken kocaman gülümsemişti.
"Yarın akşam beni bekle Melek. Seni oradan çıkartacağım"
Kafamı hayır anlamında salladım. O da anlamlandıramayarak bana baktı.