Bu bölüm (*) belirtilen kısma kadar yakınlaşma ve cinsellik sahnesi var. İyi okumalar.
6 Ay Sonra
Buğulanan duşakabin camındaki el izleri, içerdeki sıcaklığı gösterirken; su damlalarının sesini bastıran öpüşme sesi de tutkuyu yansıtıyordu. Hyunjin, omzunun üstünden uzattığı dudakları; Minho'nun dudakları ile uyum içinde hareket ederken saçının hafifçe çekilmesiyle ağzından kaçan iniltiye engel olamadı.
"Beni mahvediyorsun."
Minho, Hyunjin'in çenesini kavrayan elini; onun ince beline indirirken kulağına doğru boğukça konuştu. Daha fazlası mümkünmüş gibi kendisini itti. Duşakabine dayadığı ellerinden güç alan Hyunjin, hissettiği zevkten dolayı neredeyse ağlayacaktı. Şu an göremese de Minho'nun ıslak ve dağılmış saçının döküldüğü yüzünü tahmin edebiliyordu. Sevgilisi de kendisi gibi oldukça zor bir durumdaydı.
"Seni görmek istiyorum."
Aldığı istekle içinden çıkıp Hyunjin'in sırtını soğuk fayansa dayadı, Minho. Ensesinden sertçe çekilip vücutlarının çarpışmasıyla dudağını yaladı. İkisinin de vücudundaki dün gecenin izleri, tazeliğini korurken yenilerinin eklenmesini seviyordu. Dudakları birleşirken, Hyunjin'in bir bacağını kaldırıp beline sardı. Başta yavaşça sıktığı kalçasına, geniş banyonun içinde yankılanacak bir şaplak atıp karşılığını alt dudağının ısırılmasıyla aldı.
Dudaklarını ayırıp boynuna indiğinde yaşadığını hissediyordu, Minho. Aşık olduğu kokuyu ne zaman içine çekse böyle hissederdi. Önce küçük öpücükler kondurup ardından dilini ve dişini gezdirdi. Omzuna dolanan ve saç diplerini çekiştiren eller, sakin kalmasına hiç yardımcı olmuyordu. Köprücük kemiğine yakın bir noktayı emdikten sonra boştaki elini kaldırıp oluşan kızarıklıkta başparmağını gezdirdi.
Hyunjin'in her bir noktasını ezbere biliyordu.
Parmağının altındaki beni, sol göğüs ucuna yakın olan beni ve vücudundaki diğer tüm benleri. Hepsini tek tek öpmeyi seviyordu. Boynundan göğsüne, göğsünden karnına doğru diliyle bir yol izleyip cennete ulaştı. Eğildikçe omzunda kalan bacağı indirirken iç kısmına da öpücüklerinden birkaçını bırakmayı ihmal etmedi. Yavaşlığı, dokunuşlarının altındaki bedeni çıldırtıyordu. Sadece tenini değil; çıkardığı seslerin ve kıvranışlarının anlamını bile ezbere biliyordu.
Hassas göğüs uçlarını ezen parmaklarını indirip Hyunjin'in penisine sardı. Yavaşça ağzına alırken ona baktı. Daha fazlasını isteyerek Minho'nun başını bastırırken, kendi başını da geriye atmıştı. Az önce Minho'nun penisinin doldurduğu deliğinin girişinde şimdi parmaklarından birini hissedince en yüksek inlemesini sundu. Çift taraflı zevk alıyordu ve bu zevkin mimarıyla gözleri birleşince içinin titrediğini hissetti.
Minho, Hyunjin'in gelmek üzere olduğunu fark edince penisini sardığı elini çekmeden ayağa kalktı. Tekrar içine girerken, bir yandan da onu çekiştiriyordu. Hızını arttırırken, Hyunjin de bir süredir ayrı kalan dillerini buluşturup emmeye başladı. Kısa süre sonra ikisinin de vücudu zevk dalgasıyla sarsılırken, alınlarını birbirine yaslayıp nefeslendiler.
*
"Zamandan tasarruf etmemiz için beraber duşa girdik ve bir saat geçmiş."
Hyunjin, beyaz iç çamaşırını bacaklarından geçirirken; Minho'ya baktı. Kendisinin aksine saatin, on bire yaklaşmasıyla ilgilenmiyormuş gibiydi. Islak saç tellerinden akan su damlaları, çıplak üst vücudunu süslerken; dağınık yatağın ucunda oturmuş, birisiyle mesajlaşıyordu. "Seni bırakmamı ister misin bebeğim?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
lostmyhead // hyunho
Fanfiction"Ben, onun teninin her bir noktasını ezbere biliyorum. Ve eminim sen, Hyunjin değilsin." The 1975 - lostmyhead