Bu kitapta +18 içerik bulunur. Rahatsız olan lütfen okumsın.💮
Zaman her şeyin ilacıymış gerçekten. Acıları belki unutamayız ama alışırız. Bunu geç anladım. Güç dediğimiz şey nedir peki?
Aşkmı, dostmu, ailemi? Bu devirde parası olmayana kimse bakmaz. Güç; para, sadakat ve saygıdır.
Baran'la bir kafeye geçmiştik. Birbirimize öylece bakıyorduk. Susuyorduk, gözlerimiz konuşuyordu. Aklımda fazla soru vardı. Hangisini soracağımi bilmiyordum.
Önümdeki kahveden bir yudum aldım. Gözleri kısa bir süreliğine dudaklarıma gitmişti. Bardağı yerini bırakıp konuştum.
''Böyle bakışmaya devam mı ediceğiz?''
''Sadece bakmıyorum. Seni görmeye çalışıyorum.''
Birkaç ay öncesine kadar ne düşündüğümü hal ve tavırlarımdan anlardı. Güzel gelişme yapmışım.
''Ne sormak istiyorsan sor.
''Aklımda çok soru var ama en önemlisi ne iş çevirdiğin.''
''Seni hiç görmedim ama beni izlediğini veya izlettiğini biliyorum. Hakkımda bilgi aldığına eminim.''
''Çok fazla özel hayatına karışmak istemedim. İstedim ama yapmadım. Senden öğrenmek istiyorum.''
Telefonumun çalmasıyla bakışlarımı oraya çevirdim. Sessize aldım. Baran haraketlerimi tüm dikkatiyle izliyordu.
''Bazı işler çevirdiğimi nerden çıkardın?''
''Bu beş ay içinde neredeyse her ilde hastane açtın. Evinin etrafında korumalar var. Banka hesabına çok yüklü paralar yatıyor. Bu kadar kısa sürede yükselmen normal değil.''
''Evimi nasıl öğrendin? Hiçbir yerde paylaşmadım ve izinde vermedim.''
''Konuyu değiştirmeye çalışma. Ne iş çeviriyorsun Arzu?''
Geriye yaslandım. O da benim gibi sırtını yansladı. Baran'ın işlerini biliyordum.Eğer beni açığa çıkarırsa ben de onu çıkarırdım.
''Babamın yolundan gidiyorum diyelim.''
Gözlerimin içine öyle bir baktı ki, o hayal kırıklığının parçalarını görmüştüm.
Gözlerini kapatıp derin bir nefes alıp verdi. Açtığında şevkat dolu bakışlar gitmiş, yerine sert bakışlar gelmişti.
''Onlardan birisin yani artık.''
''Sizden biriyim İzvermez.''
''Yaptığım işleri biliyorsun.''
''Hangisinden bahsediyorsun? Kumar mı yoksa uyuşturucu mu?''
Evet, Baran hem kumar hem de uyuşturucu işlerinin başında olan insanlardan biriydi. Kıbrıs'ta Amerika'da ve İtalya'da kumarhaneleri vardı. Çok fazla insanla işbirliği yapmıştı.
Baran'ın saf biri olmadığını o gün, Cesur'un daveti bastığı gün anlamıştım.
''Ne işindesin?''
''Merak etme, senin bölgende değilim.''
Elimi kahveye uzatırken, Baran fincanı tutmuştu. Ondan bu tepkiyi beklemiyordum doğrusu. Tek tük insanlar çıkan sesten dolayı bize bakmışlardı.
''Cevap ver.''
''Organ.''
Fincanı bırakıp sırtını geriye yasladı. Telefonum yine çalınca bu sefer kimin aradığına baktım. Sekreterim di. Telefonu alıp dışarı çıktım.
''Efendim uygun kalbi buldum. Dosyasını size mail olarak atayım mı?''
''Evime götür. Bekir'e ver.''
''Tabi efendim.''
Telefonu kapatıp içeri girdiğimde Baran yoktu. Gitmişti. Artık samimiliğimiz yoktu, ya düşmandık ya da birbirinden bağımsız iki insan. Hesabı o ödemişti.
Girdiğim gibi çıkmıştım cafeden. Bu işe bulaştın mı değer verdiğin biri olamazdı.
Olursa ya onu senden alırlar ya da o seni bırakırdı. Bu işte para insanı susturdu, sadakat güçlendirdi, saygı insanların senden korkmasını sağlardı. Burda yeniydim evet ama birçok eski olanı geçmiştim. Bu işin asıl kaynağı zekilik ve sinsilik arasındaki o ince çizgiydi.
🤍
Saat gece 1 olmuştu. İşlerden yeni kurtulmuştum. Sekreteri mi arayıp Fırat ailesine haber vermesini, sabah altıda ameliyat olacağını söylemesini söylemiştim.
Bekir'e en iyi 4 adamını alıp odama gelmesini söyledim. Kapı çalınca kafamı dosyadan kaldırmadan ''gel'' dedim.
''Buyrun efendim.''
Dosyayı kapatıp bakışlarımı onlara çevirdim. Kepsi sadık adamlardı. Saygılarını kazanmak için zamanında ben onlara iyilik yapmıştım. Dosyayı Bekir'e uzattım.
''Bu adamı gece 4'te almanızı istiyorum. Şizofreni hastası bir adam. Akıl Hastanesinde kalıyor. Müdürle konuştum, o güvenlikleri halledecek. Siz yine dikkatli olun.''
''Peki efendim. Bu iş bizde.''
Elimle kapıyı gösterdim. Hepsi odadan çıkınca balkona çıktım. Pakedimden sigarayı çıkarıp dudaklarımın arasına koydum. Çakmağı yakıp sigaramı yakmasına izin verdim. İçime derin bir nefes çektim. Dumanı burnumdan çıkartmak hoşuma giderdi.
Baran'a söylemekle yanlış yaptım, biliyorum ama ondan gizlim saklım olmasını istemiyordum. İçimi döktüğüm insanı kaybetmek istemiyorum. Düşman olmamızı sağlama Baran.
Sigaram bittikten sonra odama girdim. Yatağıma uzanıp yastığın altına elimi soktum.
Birkaç saniye sonra hareketliliği hissedip silahımı başımda dikilen kişiye hedef aldım. Kafamı kaldırdığım da alnımda soğuk namlunun ucunu hissettim.
''Geleceğini biliyordum.''
Silahını çekmeden yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Baran'ın kahvelerini görmek bana hem korku hem de arzu vermişti.
Silahımı indirip yere fırlattım. Eğer bir şey yapmak isterse yapardı.
''Seninle savaşmayacağım. Kaybedeceğim oyuna girmem.''
''Hakkımda iyi araştırma yapmışsın. Gücünü iyi kullanıyorsun.''
Silahın güvenliği kapalıydı. Çatık kaşlar ile ona baktım. Silahını atıp dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Şaşırmıştım ama şu an umurumda olan ona olan arzum du.
Çok hoyratça öpüşüyorduk. Bir elini yanağımda diğeri ise saçlarımı tutuyordu.
Ağzımdan inleme kaçmıştı ve gizlemek gibi bir çabaya girmemiştim. Üzerimdeki badiyi yırtarak çıkardı. Aceleyle altımdaki şortu çıkarıp fırlattım. Dudaklarımızı ayırıp benim yarı çıplak vücudumda göz gezdirdi. Gözlerinin içine bakarak sütyeni çıkardım ve yere attım. Kahve gözleri sanki siyah incilere dönüşmüştü.
''Bu özgüvenin beni öldürecek.''
Beni yatağa itip bacak arama girdi. Tişörtünün eteklerinden tutup kaldırdım. Kasları gözlerimin bayram etmesini sağlamıştı.
''Onuda çıkar.''
Gözlerimle eşofmanını işaret ettim. Kulağıma yaklaşıp fısıldadı.
''Sen çıkar.''
🤍
Yıldıza basarmısın?
Bölüm sonuydu. Yazıyorum ama sanki boşa yazıyormuş gibi hissediyorum. Ne yorumlarınızı biliyorum ne de kitabı beğenip beğenmediğinizi.
☕☕☕☕☕
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARZUM
RomanceArzu Sarıca yakın bir zamanda dedesi Arda Sarıca'yı kaybetmişti. Acısını pek dışarı yansıtmayan Arzu, her zamanki gibi bu durumu da içine atmıştı. Ve sonra karşısına üniversite zamanında sevdiği adam, Cesur çıktı. Cesur sadece eskiden sevdiği kişi d...
