UNUTULMAYAN TRAVMALAR

684 286 578
                                        

Çok derinlerimde, bir sızı var bir de unutulmayan travmalar.
Ruhen ve bedenen kanıksanmaktan öte derbeder içimdeki sızılar, acılar fakat unutulmayan travmalar...
Ayların haftaları, yılların ayları, bir asırın beş yılı
Vesile oldu bedenime sayrı, ruhuma virandan çok, huzurdan az olanı...

Her dert geçerdi ancak bazıları var ki dertten de öte geçmez, geçemez.
Bilhassa yıllarında kalmışsa intihara meyil eden travmalar..
Bazısı elveda travması, bazısı yüreğindeki hicran ve bazısı göz önünde sıkılan bir kurşunla hiç unutulmayacak travma.

Velakin ölüm her defasında görmezden gelmişti beni.
Yaşayacak çok acılarım var daha sanki.
Oysaki iliklerime kadar hissettiğim, duyduğum bir kurşun sesiyle, üzerime sıçrayan kırmızıdan öte siyaha kaçan kanlar ile ardından karın boşluğuma sapladığım bir nesneyle bende bekliyordum ecelimi, görmek istiyordum Azraili.

Sonrasında işte konuşmayı unutur insan.
Aslında ikiside ölmüştür ikiside ölüdür;
Biri toprak altında diğeri üstünde,
Biri eceli ile diğeri ayakta yürüyen ölü

Ansızın bir topluluktasındır ve çalar o şarkı ya da siner içeri onu anımsatan bir koku
Hani alıştım diye avutuyordun ya yüreğini
Bak işte bayım ağrıyor canın, gözünde canlanıyor alıştığın sandığın aslında hiç unutamadığın travma..

VUSLATBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin