1

11.5K 137 33
                                        

                            BİRİNCİ BÖLÜM

(Alin dilinden)

"Alin, annecim uyan hadi. Bak misafirlerimiz gelecek." Annemin diğer odalardan duyulan sesiyle yüzümü buruşturdum.

"Uyandım anne!" Dedim yataktan kalkarken. Misafir de neyin nesiydi bu sabahın köründe?!

Annem odama dalıp "Oh şükürler olsun! Güzeller güzeli kızım uyanabilmiş?" Dedi gülümseyerek.

"Sana da günaydın anne. Kim bu misafir sabah sabah?" Dedim lavabo kapısına ilerlerken.

"Kahvaltıda baban söyler. Hadi bekliyoruz seni." Dedi çıkarken. "Tamam biraz sonra geliyorum."

Pijamalarımı değiştirdikten sonra merdivenleri inip bahçeye çıktım. "Günaydın." Gülümseyerek Asiye teyzeye baktım "Günaydınn! Odam çok dağınık bugün. Özür dilerim."

"O nasıl söz kızım ya?! Git hadi babanlar seni bekliyor." Dediğinde gülerek yanağına öpücük kondurup bahçenin arkasına gittim. Herkes masada oturmuş, sohbet ediyorlardı.

Tereddütle yaklaştım. Babam başını kaldırıp "Günaydın, Alin'im. Gel otur." Dediğinde Doruk'a ne oluyor bakışı attım.

Doruk omuz silkip babamı işaret etti. "Günaydın." Diyerek yerime yerleştim.

Elimi suyuma atıp konuştum "Hayırdır ben geldim sessizleştiniz?" Tam suyumdan bir yudum alıyordum ki boğazımda kalmasına neden olacak sözleri duydum;
"Evleniyorsun." Öksürük krizine girmemle beraber Ateş abim sırtımı sıvazladı "Helal kızım helal." Dediğimde çatık kaşlarla ona da baktım.

Ne dönüyordu bu masada?!

"N-ne evlenmesi baba?! Neyden bahsettiğinin farkında mısın?" Dedim çıkışarak.

"Mecbursun. Bu akşam yemeğe geliyorlar. Tanışırsın." Dediğinde kocaman gözlerle babama bakıyordum.

"B-baba kendine gel. Sen bu değilsin. Sevmediğim biriyle evlenmeme müsaade edecek biri değilsin!" Dedim hızla.

"Annecim babanın elinde olan bir şey değil." Anneme dönüp "Ne demek değil?! Vermiyoruz desin bitsin işte!" Dediğimde Doruk bana ikinci bir şoku yaşattı "Seni isteyen yok ablacım. En az senin kadar çocuğun da istemediğine eminim."

"O ZAMAN NE DİYE EVLENİYORUM?!" Dedim sinirle. Normalde ailemle asla böyle konuşmazdım. Her zaman sevgi dolu olurduk ama bugün konu bambaşkaydı.

"Alin sakin ol, iyice dinle. Sonra kızmak istersen kız." Dedi Melis yengem elimi sıkarak.

Çatık kaşlarla açıklama bekledim. Sinir küpünden halliceydim.

Babam başı eğik yüzüme bakmıyordu. Asla beni kırmazdı. Şu an olanlar saçmalıktan başka bir şey değildi.

"Güzelim, şirketin çok önceden yaptığı bir anlaşma vardı. Dedemiz imzalamış. Dördüncü torunların evlendirilmesi ile ilgili bir saçmalık. Yani hem bizim ailemizden dördüncü torun, hem Karakum ailesinden dördüncü torun evlenmek zorunda. Yoksa şirket zora giriyor. Sana ihtiyaçları var." Ateş abime döndüğümde biraz tekledim.

Gözlerimi kıstım. Karakum ailesi! KARAKUM AİLESİ!

Tam konuşacakken annem araya girdi "Evet Alin'im! Alaz'la evleneceksin."

Tekrardan girdiğim öksürük krizi bu sefer sofradakileri güldürmüştü. Herkes bilirdi ki küçüklüğümden beri yanık olduğum isim Alaz'dı. Beyaz atlı prens gibi görünürdü her zaman gözüme. Tabii son 1 yıldır sevgilisiyle dolaşması dışında.

İttifak (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin