ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
(Alin dilinden)
"Anne çok özledim!" Annemin boynuna sarılırken gülüş sesleri kulağıma çalındı.
"Ben de özledim kızım ama daha dursaydın ya."
"Özlemem artık anne ya! O nasıl söz?"
"Şaka yapıyorum güzelim." Annemden ayrılıp babama sarıldım.
"Hoşgeldin kızım."
Herkese selam verdikten sonra yemek masasına geçtik.
"Ee Alaz , çok uğraştırdı mı bizimki seni?" Ateş abim soruyu Alaz'a yöneltmişti.
"Belalı bir tip ama yok. Üstesinden gelebiliyorum." Dedi gülümseyerek.
"Ee dinsizin hakkından imansız gelir." Doruk arkasına yaslanmış, telefonla oyun oynarken söylemişti bu cümleyi.
"Doruk o nasıl söz ya? Anne kızar mısın?!" Dedim anneme dönüp.
"Doruk!" Annem hafif sinirle uyarmıştı.
"Wow, çok özür dilerim." Doruk'a göz devirdim.
"Oğlum omzun ne durumda, nasıl oldu? Hiçbir şey anlayamadık." Babam'ın sorusuyla bedenin huzursuzca kıpırdandı.
Masanın altındaki elimin üzerinde Alaz'ın elini hissedince biraz da olsa rahatlamış gibiydim.
"İyiyim, bir sorun yok. Kavga eden bir gruba istemsizce girince, ayıracağım derken oldu. Önemli bir şey değil, şikayetçi olmadık."
"Ama olur mu öyle ya?.." Melis kaşları çatık Alaz'a bakıyordu.
Annem de katıldı "Gelin haklı, olmaz. En azından bir derslerini alsaydılar."
"Gençler sonuçta. Hepimiz hatalar yapıyoruz ne de olsa." Alaz gülümseyip masadakilere baktı.
"Doğru diyorsun damat." Babam Alaz'a başını salladı.
Bir yandan yemekler yenirken Alaz'ın elini çekmesi moralimi bozmuştu.
"Kesinlikle, o dürüm sevgisine rağmen hala kilo almayışına şaşırdım." Alaz'ın benden bahsettiğini fark ettiğimde bakışlarımı onlara çevirdim.
"Bak dürüm diyince nasıl da gözü döndü." Ateş abimler bana gülerken gözlerimi kıstım.
"Ya siz beni değil de, benimle dalga geçmeyi özlemişsiniz. Ben onu fark ettim." Kollarımı birbirine bağladım.
"Olur mu kızım? Abini biliyorsun ya!" Annem gülmemeye çalışırken konuşuyordu.
"Bir Alaz eksikti sizden. Mis." Dedim başımı çevirerek.
Onlar konuşurken yemeğime döndüm. Huzurlu hissediyordum. Tüm ailem yanımdaydı. Sevdiğim adam aşkıma yavaş yavaş karşılık veriyordu. Mutluydum galiba. Evet evet mutluydum.
Kendi kendime gülümserken Doruk'un sesi kulağıma çalındı. "Hayırdır abla? Evlilikle beraber şizofreni de mi geldi?"
"Ne alaka pis ergen?" Onun gibi fısıldadım.
"Kendi kendine sırıtıyon. Kesin Alaz enişteyle kendini hayaller aleminde yan yana getiriyorsundur."
Sinirle koluna bir tane yapıştırdım. "Yemeğini ye, git ders çalış. İşin gücün laf yetiştirmek."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İttifak (+18)
Novela Juvenil"Doğru; sen benim değilsin, ben seninim." . 2 genç yıllar önce ailelerinin yaptıkları anlaşma yüzünden evlenmek zorunda kalırlarsa? Gençlerden biri diğerine zaten aşıksa? Bu ittifak neler doğuracak? Peki ya bu anlaşma göründüğü gibi bir şey değilse...
