YİRMİNCİ BÖLÜM
(Alin dilinden)
"Hoş geldiniz..." Sorgulayıcı bakışlarımı gizlemeye çalışırken kapıyı sonuna kadar araladım.
"Alin! Kimmiş bebeğim?" Cemre'nin içeriden gelen sesine kulak asmadım.
"Hoş bulduk!" Mert bir şey dememi beklemeden içeriye atıldı. Ardından Yağız girerken "Valla bizimkiler burdaymış. Duyunca tutamadık kendimizi." Dediğinde gülümsedim.
"Buyrun buyrun."
Batu memnuniyetsizlikle içeri girdi ve elindeki poşetlere baktı. "Nereye bırakayım?"
"Ne gerek vardı? Alayım ben." Dedim elimden alırken.
"Bence de gerek yoktu. Baklava almamız lazımdı." Gülerek başımı iki yana salladım.
Onların ardından kapıyı kapatıp ilerledim.
Kızlar erkeklere yargılayıcı bakışlar atıyordu.
"Alin çok ısrar edince kıramadık." Dedi Mert Beril'e gülümserken.
"Alaz henüz gelmedi mi?" Barış'ın sorusuyla başımı iki yana salladım.
"Hatırlattığın iyi oldu. Oturun siz, gelirim az sonra." Dedim. Göz yummasıyla hızla camdan verandaya çıktım.
Alaz ikinci çalışta açtı.
"Alin?"
"Alaz, nerdesin?"
"Şimdi şirketten çıkıyorum. Bir sorun mu var?"
"Yok hayır. Çocuklar bizde, ne durumdasın diye bakayım dedim."
"Anladım. Gelirim 15 dakikaya. Bir şey lazım mı?"
"Yok, gel yeter."
Gülüş nidasını duydum.
"Yalnız değilsin ama mecbur."
Gülerek son cümlemi söyledim.
"Hadi hadi. Dikkatli gel."
"Tamam güzelim."
Gülümseyerek telefonu kapatıp içeri daldım.
"Dünden sonra hala aranız iyiyse, olay fena." Batu'nun yan bakışına güldüm.
"Alaz'ınızı kendime aşık ettim ne diyorsun sen?" Sırıtışıma önce kaş çattı. Sonra ifadesini yumuşatarak konuştu "Şükür."
Bir an neden öyle dediğini anlamasam da üzerine düşmedim.
"Oğlum Alaz'la çok dalga geçtik ama turnayı gözünden vurmuş. En son ne zaman bu kadar lezzetli şeyler yedim hatırlamıyorum." Mert'in ağzı dolu laflarıyla güldüm.
"Afiyet olsun. Otursanıza siz de." Dedim elimle masayı gösterip.
Herkes yerleşip sohbet ederken elimdeki sarılı dövmeye baktım. İstemsizce tebessüm ederken kapı sesiyle kaşlarım havalandı.
"Ben bakarım!" Hızla yerimden kalkıp kapıya ilerledim. Derin nefes alıp kapıyı açtım. Karşımda gördüğüm adamla gülümsedim. Beni görmesiyle dudaklarının kenarı havalanmıştı.
"Hoş geldin!" Sesim bir tık fazla heyecanlı çıkmıştı. Gülümsemesi büyüdü "Hoş buldum..."
İçeriye adımını atıp yanıma yaklaştı. Elini belime yerleştirmesiyle gözlerini görmek için yüzümü kaldırdım. Bunu fırsat bilip dudaklarıma yaklaştı. Gözlerimi kapatıp öpmesini bekledim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İttifak (+18)
Teen Fiction"Doğru; sen benim değilsin, ben seninim." . 2 genç yıllar önce ailelerinin yaptıkları anlaşma yüzünden evlenmek zorunda kalırlarsa? Gençlerden biri diğerine zaten aşıksa? Bu ittifak neler doğuracak? Peki ya bu anlaşma göründüğü gibi bir şey değilse...
