11

2.8K 77 9
                                        

                            ON BİRİNCİ BÖLÜM

(Alaz dilinden)
Bir anlık sinirle odadan çıkmıştım ama neden sinirlendiğime anlam veremiyordum. Alin gayet güzeldi ve doğal olarak ondan hoşlanacak insanlar olacaktı. Kendi kendime gelin güvey oluyordum.

Stresle elimi saçlarımdan geçirdim. "Gidelim." Alin'in sesiyle başımı kaldırdım. İstemsizce süzdüm. Her şeyiyle bu kadar kusursuz olması normal miydi? Gözlerim bozuk olabilir miydi acaba?

Başımı sallayarak arabaya yöneldim.

Kapıyı açtığında oturdum. Sol taraftan vurulduğum için kemeri bağlamam zordu. Üzerime eğilip kemeri aldı. Yüzüme bakmamaya çalışıyordu ama bir anda göz göze geldik. Sakın Alaz, kendini ele verecek bir saçmalık yapma. Hayır. Gözlerim dudaklarına kaydı. Elleri kadar yumuşaklar mıdır acaba? SAÇMALAMA ALAZ!

Ben kendimi toparlarken o da aynı şekilde hızla kemeri takıp kapıyı kapattı. Bu kalp atışlarım da neyin nesiydi? Ah Alaz yalvarırım bir şey hissetme, sen bu değilsin. En son ne zaman birine karşı hislerimin olduğunu hatırlamıyorken şimdi bu kalp çarpıntısı... Kendi sonumu hazırlıyormuşum gibime geliyordu.

Yan koltuğa oturdu ve kemerini bağladı.

"Nereye gidiyoruz?"

"Ne yemek istiyorsun?" Diye sordum ona dönüp.

Dudaklarını büzdü "Bilmem ki. Acai bowl falan mı yesek?"

"Olur." Dedim arkama tam yaslanıp.

"Ne demek olur?!"

"İstemiyor musun Alin?!"

"İstiyorum da... Sen o tarz şeyler yer misin?" Dedi şaşkınlıkla.

"Mağarada yaşamadığıma göre."

Göz devirdi "O bakımdan demediğimi biliyorsun!"

Cevap vermek yerine haritadan mekan bakmaya başladım.

Bulduğumuz bir yere gitmeye karar verdik.

Mekanın önüne geldiğimizde bir sürü gazeteci, magazinci önümüzü kesmişti. O anki ruh haliyle Alin'in elini tutmuştum. Kalabalık vardı ve tepkisi nasıl olur bilmiyordum.

"Alaz bey çok geçmiş olsun! Geçen gece sizi yaralayan kişi kimdi? Alin hanımın sizi aldattığı doğru mu?" Son cümleyi duyduğumda yerime çivilendim. Sinirle adama döndüm.

"Kendisi yanındayken ve hiçbir şey bilemeden böyle saygısızca konuşamayacağını sana kimse öğretmedi mi?! Haddini bil, yoksa ben bildiririm." Dedim sertçe.

"Boşver Alaz." Fısıltısını duymamazlıktan geldim.

"Özür dilerim, sadece bir soru sormak istemiştim." Derin nefes alıp tekrar adama döndüm "Yapmak istediğin şeyin farkındayım. Lakin haddin olmayacak şeyler sorarsan cevabını alırsın."

Bir şey daha diyecekti ki konuştum "Gördüğünüz gibi gayet mutluyuz. Saçma söylemlerle ilişkimize çamur atmanıza müsaade etmeyiz. Kolay gelsin."

Alin'i çekiştirip mekana girdim.

"Bi tık fazla çıkışmadın mı sence de?" Tereddütle oturdu yerine.

"Az bile yaptım. İyi karşıladığım zamanları hatırlıyorum. Dila'nın hamile olduğunu, benim onu 2 kadınla aldattığımı görmüşlüğüm var. Bu tarz şeyler çıksın istemeyiz." Dedim menüye göz atarken.

İttifak (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin