10

3.1K 75 1
                                        

ONUNCU BÖLÜM

(Alaz Dilinden)
Bazen düşünüyorum da, yaşadığı zorluklara kendi başına göğüs germiş bir kadının gözleri nazik bakmaz diye. Doğru da geliyor artık. Bu kadının yaşadıkları onu keskin bakışlı hale getirmişti. Hala daha altında acısını çekiyordu. Fazlasıyla anlamıştım.

Peki ya o böylesine acı çekerken benim yüreğim neden parçalanıyor gibiydi? Ne diye onu sarıp, acısını almak istiyordum? Kimdim ki? Neyiydim de böyle hissetmeyi kendime hak görmüştüm?

Şimdi kokusu böylesine burnuma vururken nasıl uzaklaşabilirdim ki? O böyle kahır içerisindeyken ona nasıl git diyebilirim? Benden uzak dur diyemezdim. Buna gücüm var gibi hissetmiyordum.

Elim istemsizce göğsümde dağılmış saçlarına gitti. Yumuşacık saçları elimde dağılıyordu. Hüzün dolu ifadesine baktım. İstemsizce yine içim parçalanmıştı. Bunu hak etmiyordu. Hiçbir günahı yoktu.

Ellerimi hissetmiş olacaktı ki huzursuzca mırıldandı. Hızla elimi çekince diğer kolumdaki yara sızlamıştı. İnleyişimi engelleyememiştim.

Lanet olsun.

"İ-iyi misin?! Ben ben çok özür dilerim." Cevabımı beklemeden hızla yataktan kalkıp banyoya attı kendini.

Şaşkınlıkla hareketlerini idrak etmeye çalıştım.

Başımı tekrar yastığa bıraktım.

Yaklaşık 5 dakika sonra banyo kapısı açıldı.

Başımı çevirdiğimde Alin'in çekingen bakışlarıyla karşılaştım.

"Ben az önce öyle gittim hemen. Ne yapacağımı bilemedim, özür dilerim."

"Olabilir, özür dileme." Dedim düz bir sesle.

"Iı yerin rahat mı, ya da bir isteğin var mı yapabileceğim?" Dedi elini kolunu nereye koyacağını bilemeyerek.

Başımı iki yana salladım. Yerimden kalkarken hızla yanıma gelip yardım etti. "Nereye?" Dedi hemen.

"Lavaboya gideceğim Alin, gelecek misin?" Dedim ciddiyetle.

"G-gelirim. Sorun yok." Dedi zorla.

"Saçmalama, dalga geçiyorum."

"Ama, gidebilecek misin ki?.." Tereddütte kalmıştı.

"Giderim. O kadar zorlanmıyorum." Dedim yürürken." Sessizce başını eğdi. Gülümseyerek banyoya ilerledim.

Çıktığımda Alin'in yüzünde gördüğüm biraz şok, biraz da gerginliğe kaşlarımı çattım.

"Alin? Bir sorun mu var?" Başımı eğip sordum.

"Ha? Y-yok. Yok bir şey."

Kaşım havalandı "Emin misin?" Başını salladı.

"Peki." Demekle yetindim.

"Üzerini mi değiştireceksin?" Valize eğilmiştim ama sesi o kadar kötü çıkmıştı ki dönüp bakmadan edemedim.

"Evet?" Bir şey demeden yanıma geldi.

Elini gömleklerden birine attı. Kolumdan tutup eğildiğim yerden kaldırdı. Sesimi çıkarmadım. Üzerime dünden kalan gömlek vardı. Sessizce düğmelerimi açtı.

Ne Alin? Seni tekrar bu kadar kahreden şey ne? Söyle bileyim. Belki çare bulamam ama acını paylaşırım. Söyle. Mahzun gözlerle yüzüne baktım.

İttifak (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin